Erdoğan: Milletin Geleceğini 3-5 Teröriste Bırakmayacağız

Erdoğan: Milletin Geleceğini 3-5 Teröriste Bırakmayacağız Haber Videosunu İzle
Erdoğan: Milletin Geleceğini 3-5 Teröriste Bırakmayacağız
Haberin Videosunu İzle
Haberin Videosunu İzle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Terör olaylarına değinen Erdoğan, "Ülkede şehitler tepesi boş kalmadı öyle anlaşılıyor ki boş da kalmayacak. Milletin geleceğini 3-5 teröriste teslim etmeyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Yönetim Kurulu üyeleri ve üniversite rektörlerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Konuşmasında son günlerde yaşanan kanlı terör olaylarına değinen Erdoğan, "Şairin dediği gibi ülkede şehitler tepesi boş kalmadı öyle anlaşılıyor ki boş da kalmayacak. Milletin geleceğini üç beş teröriste, üç beş iş birlikçiye teslim etmedik ve etmeyeceğiz." dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bu toplantıyı milletçe üzüntülü ve öfke içinde olduğumuz bir günde gerçekleştiriyoruz. Dağlıca'da yapılan saldırıda 16 askerimizi şehit verdik. bu sabah da Iğdır'da düzenlenen bombalı saldırıda 13 polisimizi şehit verdik. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum.

"ÜLKEDE ŞEHİTLER BOŞ KALMAYACAK"

Şairin dediği gibi ülkede şehitler tepesi boş kalmadı öyle anlaşılıyor ki boş da kalmayacak. Milletimizi bin yıldır vatanımız olarak sahip çıktığımız Anadolu coğrafyasından söküp atmak isteyenler hezimete uğradılar. Bundan sonra da ülkemizin birliğine beraberliğine göz dikenler yine aynı hüsranı yaşayacaktır. Türkiye bizim ortak hayat alanımız, ortak geleceğimizdir. Birliğimize, beraberliğimize sahip çıkmalıyız. Yani yerli olmalıyız. Yerli olmak kendi çıkarlarımızdan vazgeçebilmeyi gerektirmektedir.

"MORAL BOZMAYA YÖNELİK HER TAVIR TERÖR ÖRGÜTÜNE HİZMET EDER"

Ben siyasi rekabetten kaçmadım, kaçmam ama ülkemin geleceği söz konusu olduğunda benim için diğer her şet teferruattır. Herkesin bu anlayışta olmasını temenni ederim. Çok yönlü saldırılarla karşı karşıya olduğumuz dönemde hepimiz bu tavırda olmayız. Moral bozmaya kafaları karıştırmaya yönelik her tavır sadece teröre hizmet eder. Saldırıları kınamayan herkesin bu milletle olan bağında sorun vardır. Sırtını terör örgütüne dayayan, şiddete tercih eden partinin yaşananlarda hiç mi sorumluluğu yoktur? Tayyip Erdoğan fanidir. Bu ülke ve devlet bundan sonraki nesillere lazımdır.

"YAPTIĞIM HER ŞEYİN HESABINI VERMEYE HAZIRIM"

'Erdoğan kaybetsin Türkiye ne olursa olsun' gibi akıl tutulmasına kapılanları görüyoruz. Küçük hesaplar peşinde koşanları kınıyorum. Sadece hizmet edenlere çelme takmanın peşinde olanları da görüyoruz. Şahsen ben yaptığım her şeyin hesabını bu dünyada milletime, ebedi dünyada rabbime vermeye hazırım. Şimdi önümüzde 1 Kasım var. 1 Kasım'da milletimiz orada olanların hesabını birilerine soracaktır. Türkiye'nin iktidar partisi kadar muhalefet partilerine de ihtiyaç vardır. Demokrasi gücünü sadece iktidar partisinden almaz. Türkiye'nin medyaya da, aydınlara da ihtiyacı var. Türkiye'nin birliğini beraberliğini geleceğini güvence altına almaya ihtiyacı var. Kendi milletine, onun değerlerine ve gelecek hedeflerine düşmanlık eden partilerle, medya ile aydınlarla yönelebileceğimiz menzil yoktur. İşine geldiğinde terör örgütüne destek veren işine geldiğinde askeri suçlayan siyaset anlayışını kabul edemeyiz. Türkiye bölücü terör meselesini çözecektir.

"SON GELİŞMELER BİRAZ DA ONUN PANİĞİ"

Son gelişmeler biraz da onun paniğidir. Örgütün verdiği kayıplar binlerle ifade ediliyor. Güvenlik güçlerimizin ve adalet teşkilatımızın çalışmaları ile yapı çökertilecektir.Bizim mücadelemiz teröriste ve terörizme karşıdır. Herhangi vatandaşımızın zarar görmesi bizi şehitlerimiz kadar üzüntüye boğar. Güvenlik güçlerimize yardımcı olarak tahriklere, provokasyonlara gelmeyerek üzerimize düşenleri yerine getirmiş oluruz diye düşünüyorum.

"TERÖR ÖRGÜTÜ ÇÖZÜM YOLUNU KAPATTI"

Biz terör sorununu suhuletle çözmek için her yolu denedik. Önce demokratik açılım dedik, milli birlik ve kardeşlik dedik ardından çözüm süreci, dedik. Çözüm sürecinde açılan eller karşılığını bulmadı. Hemen tüm şehitlerimizin ailesi ile görüştüm. onların acılarını çok yakından biliyorum. Bu acıların yaşanmasını, gözyaşlarının engellenmesi için mücadele verdik ve vermeye devam edeceğiz. Terör örgütü kan dökme yoluna başvurarak arzu ettiğimiz çözüm yolunu kapattı.

"ELİNDE MOLOTOF VARSA GÜVENLİK GÜÇLERİMİZ SİLAH KULLANIR"

Elinde molotof varsa bu bir silahtır, dolayısıyla güvenlik güçlerimize silah kullanma yetkisini verir, bu yasanın gereğidir. Bu saatten sonra devletin ve milletin razı olabileceği tek çözüm, terör örgütünün tüm faaliyetlerine son verip, silahlarını bırakmasıdır.

"SİLAHLARI YA DEVLETE TESLİM EDECEKLER YA DA ÜZERİNE BETON DÖKECEKLER"

Terör örgütünün silahları ya devlete teslim edilecek ya da üzerine beton dökülüp bir daha kullanılmaz hale getirilecektir. Artık bunun dışında konuşulacak, görüşülecek, tartışılacak hiçbir şey yoktur. Silahların gömülmesi, terörün durması, ülkenin yeniden huzur iklimine kavuşması konusunda somut adım atacak olan terör örgütüdür.

"EĞER BU OLURSA MESELE ÇÖZÜLÜR"

Geçtiğimiz günlerde Şemdinli'de olduğu gibi bölge insanı terör örgütüne karşı tavır koyarsa mesele çözüme kavuşur. Çatışmaları başlatan, süreci bitiren terör örgütü ve uzantısı siyasilerdir. Örgüt yöneticilerinin bölge halkının hayatını zorlaştırması için talimat verdiğini bilmeyen yok. Israrla çatışmaları devletin hükümetin hatta şahsımın başlattığı iddiası deformasyondan kara propagandadan başka bir şey değildir.

"SUÇLU ARANACAKSA BAKILACAK YER ANKARA DEĞİL, KANDİL'DİR"

Şahsım başta olmak üzeri yıllardır baskının değil, yaşatmanın mücadelesini verdik. Yaptıklarımız ortada. Suçlu aranacaksa bakılacak yer Ankara değil, Kandil'dir. Yaptıkları açıklamada ne diyor 'Biz gücümüzü YPG'den, PKK'dan, PYD'den alıyoruz' Bunu söyleyenler o partinin eş başkanı bunu söylemeye cüret edecek kadar ortada.

Ülkesinin ve milletinin yanında dağdaki teröriste araç yüklü erzak götüren o partinin vekili bayan.

Güçlü duruş sergileyemeyen her parti, her medya kuruluşu bu sorumluluğa ortaktır.

"SEN NASIL MEDYASIN?"

Bir televizyon programında bana birlikte mülakatı yaptığım arkadaşımız 400 milletvekili ile ilgili bir soru soruyor ve ben kendilerine ta 7 Haziran seçimleri öncesinde Kırşehir'de yaptığım bir toplu açılış töreninde, 400 milletvekilini alacak bir partiyle yeni Türkiye, yeni Anayasa kurulabilir, inşa edilebilir diyorum ve hemen tweetler başlıyor. Basında amiral gemisi olduğunu söyleyenler bu konuda başlıyor, 'Yani 400 milletvekili alsaydınız Dağlıca olmayacak mıydı?' diyor. Bu kadar hedef saptırma olabilir mi, sen nasıl medyasın? Ondan sonra on dakika geçiyor, on dakika sonra kaldırıyor. Ama önce zehri atıyor, virüsü salıyor. Bu nasıl bir medyada dürüstlüktür?

"BİZ BU ÜLKEYİ SOKAKTA BULMADIK, 3-5 TERÖRİSTE BIRAKMAYACAĞIZ"

Ülkemizi, milletimizi bu zor durumdan, gereken her yolu ve yöntemi kullanarak çıkaracağız. Yetkiyi aldığımız milletimize karşı hesap verme sorumluluğumuz bunu gerektiriyor. Bu mücadelede de en büyük güç kaynağımız bizatihi milletimizin kendisidir, milletimizin desteğidir, milletimizin hayır duasıdır. Milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizle, polisimizle, jandarmamızla, istihbaratımızla, köy korucularımızla çok daha sıkı bir koordinasyon, çok daha sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülen mücadelenin başarıya ulaşacağından kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu ülkeyi, bu devleti sokakta bulmadık. Milletin geleceğini üç beş teröriste, üç beş ihanet çetesi mensubuna, üç beş işbirlikçiye terk etmedik, etmeyeceğiz.

Kaynak: Haberler.com