Endemik bitkilerden beslenen arılar, Özvatan balına lezzet katıyor

Endemik bitkilerden beslenen arılar, Özvatan balına lezzet katıyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- Kayseri'de 2020 yılında coğrafi işaretle tescillenen Özvatan çiçek balı, hasat edilmesinin ardından kısa sürede tükeniyor Özvatan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Akpınar: "Bölgemizde 2 bin civarında kovan var. 5 ton civarında üretim gerçekleşiyor. Bazı yıllar aşağı düşüyor, bazı yıllar biraz yüksek oluyor. Üretimimiz, Türkiye'nin dört yanından taleplerle kısa sürede bitiyor"

Kayseri'de üretilen coğrafi işaret tescilli Özvatan çiçek balı, bölgedeki endemik bitki örtüsüne has aromayla Türkiye'nin dört bir yanından alıcı buluyor.

Türk Patent ve Marka Kurumunca 2020 yılında coğrafi işaretle tescillenen balın hasadı için arıcılar yoğun mesai harcıyor.

Özvatan ilçesindeki 1500 rakımlı Kağnı Tepesi mevkisinde arıcılık yapan üreticiler, ayıların saldırılarından korumak için elektrikli tel örgü içine aldıkları alanda hasada başladı.

Sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başlayan üreticiler, kovanları kontrol ediyor, arıların su ihtiyacını gideriyor ve bal dolu petekleri toplayarak sağım işlemini gerçekleştiriyor.

Üreticiler, ocak ayında ise arılarını Mersin'e götürüyor.

Özvatan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Akpınar, AA muhabirine, Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Silici'nin bölgede uzun yıllar yaptığı araştırmalar sonucu Özvatan balının kıymetinin ortaya çıktığını söyledi.

Çalışmaların ardından ilçedeki balın Türkiye'deki ender ballardan biri olduğunun belirlendiğini belirten Akpınar, "Bilhassa prolin (balın saflığını ve kalitesini gösteren temel bir amino asit) değeri bakımından öne çıkıyor." dedi.

Akpınar, Özvatan balının aromasında ve doğallığında bölgedeki 300'den fazla endemik bitki türünün büyük etkisi olduğunu vurguladı.

Ürettikleri balın 2020'de coğrafi işaretle tescillendiğini anlatan Akpınar, "Çok büyük üretim yapılamıyor çünkü organik üretim yapmaya çalıştığımız için şeker vermiyoruz arılara. Şeker vermediğimiz için doğada, tabiatta ne varsa arımız onu getiriyor. Bölgemizde 2 bin civarında kovan var. 5 ton civarında üretim gerçekleşiyor. Bazı yıllar aşağı düşüyor, bazı yıllar biraz yüksek oluyor. Üretimimiz, Türkiye'nin dört yanından taleplerle kısa sürede bitiyor." diye konuştu.

Ballar analiz edilerek satışa sunuluyor

Akpınar, bölgeye Muğla, Sivas, Ordu, Adana ve Mersin'den arıcıların geldiğini, arıların karışmaması için balların Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından üreticilerden alındığını ve akredite bir laboratuvarda analizlerinin yaptırıldığını dile getirdi.

Kooperatif bünyesindeki balları tahlillerden sonra paketlediklerini, bandrol ve etiketleri yapıştırarak satışa sunduklarını anlatan Akpınar, şöyle devam etti:

"Bu şekilde satışa sunulmayan, tahlil edilmemiş ve kimden geldiği belli olmayan balları Özvatan balı olarak anmıyoruz. Buna zaten üyelerimiz ve alıcılarımız duyarlı. Yılın ilk hasat döneminden itibaren bir ayda elimizde bal kalmıyor. Kargoyla gönderiyoruz, özellikle bilenler talep ediyor. Önceki yıl sattığımız müşteri ertesi yıla muhakkak sipariş veriyor. İstanbul, Ankara gibi illere bazen bütün müşterilerimizin aynı anda ulaşabilmesi için araçla da gönderiyoruz."

Akpınar, bal hasadına yeni başladıklarını, verimin iyi olduğunu söyledi.

"Anzer balıyla yarışıyoruz"

Bölgede arıcılık yapan emekli din görevlisi Aslan Armut da hobi olarak arıcılığa başladığını, 10 yıldır da sürdürdüğünü belirtti.

Kooperatif çatısı altında üretim yaptıklarını bildiren Armut, "Hasada başladık, umduğumuzdan iyi. Balımız kalitelidir, endemik bitkilerimiz çok çeşitli, aroması çok farklı. Bu nedenlerle de coğrafi işaret aldık. Anzer balıyla yarışıyoruz, balımızın prolin değeri ortalama 1200'den aşağı düşmüyor. Yiyenlere şifa olsun." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.