29 yıldır fotoğraf makinesini elinden bırakmayan sanatçı

Sakarya'da 61 yaşındaki fotoğraf sanatçısı İhsan Korkut, 29 yıldır anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekiyor. Marmara Depremi'nden ulusal yarışmalara kadar birçok ödül kazanan Korkut, kente dair arşiv oluşturdu.
Sakarya'da yaşayan 61 yaşındaki fotoğraf sanatçısı İhsan Korkut, anı ölümsüzleştirmek için 29 yıldır elinden fotoğraf makinesini bırakmıyor.
Ankara'da doğup büyüyen ve 1985'te ailesiyle Sakarya'ya taşınan Korkut, 1994'te Adapazarı Belediyesinin iştiraki BELPAŞ'ta çalışmaya başladı.
Daha sonra Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünde görev yapan Korkut, ardından 1997'de Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünde fotoğraf makinası ve kamerayla tanıştı.
Belediye başkanını ve yapılan çalışmaları fotoğraflayan Korkut, o dönemde Valilik tarafından düzenlenen fotoğraf yarışmasında ikincilik ödülüne layık görülünce sanatsal fotoğraf çekimine yöneldi.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde kentin birçok yerini fotoğraflayan Korkut, depremin ardından "Adapazarı Büyükşehir Belediyesi" olarak büyükşehir statüsü kazanan ve daha sonra adı "Sakarya Büyükşehir Belediyesi" olan kurumdan 2018'de emekli oldu.
Tutkunu olduğu fotoğraf makinesinden kopamayan, yurt içi ve yurt dışında birçok anı ölümsüzleştiren Korkut, yerel ile ulusal birçok ödül kazanmasının yanı sıra Türkiye Milli Olimpiyat Komitesince (TMOK) 2024'te düzenlenen "Dünya Fair Play Fotoğraf Yarışması"nda "Merhamet" fotoğrafıyla ikincilik elde etti.
Zamanla siyah beyaz fotoğrafın üzerine ince renkli detaylar yansıtarak kendine özgü teknik geliştiren Korkut, fotoğraf yolculuğunu sürdürüyor.
"Fotoğraf çekmeden duramıyorum
İhsan Korkut, AA muhabirine, kazandığı ödüllerin ardından bakış açısını değiştirerek sanatsal fotoğraflar çekmeye başladığını ve kendisini bu alanda geliştirdiğini söyledi.
Marmara Depremi, 15 Temmuz darbe girişimini ve Kovid-19 salgın döneminde kent arşivi oluşturduğunu belirten Korkut, kişi resmi kurumların veya tüzel kişilerin ihtiyacı olduğunda kendisine müracaat ettiğini kaydetti.
Fotoğraf çekmenin kendisinde "hastalık" haline geldiğini dile getiren Korkut, "Fotoğraf makinesini ve çantamı 24 saat üzerimde taşıyorum. Hastalık haline geldi, çekmeden duramıyorum. Şehrin bütün doğasını, yaylalarını, denizini, göllerini ve tabiatını çekmişimdir. Doğa yürüyüşlerinden 2009 yılından beri 10 binlerce fotoğrafım olmuştur, şehrin belleğine katkım olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Korkut, yıllar önce çocukken fotoğrafını çektiği kişilerin büyüdüğünü ve sergilerinde kendi fotoğraflarını gördüklerinde mutlu olduklarını, bunun kendisi için de güzel bir duygu olduğunu belirtti.
Şehir şehir gezerek fotoğraf çekmeye devam etmek istediğinden bahseden Korkut, "Tamamen yaşam biçimim oldu, artık ölene kadar fotoğraf çekmeye devam edeceğim. Başka şehirlere gidiyorum, yarışmalar oluyor. Fotoğraf aşkı olmasa gitmezdim. Fotoğraf aşkı ülkemizin birçok şehrine götürüyor. Hedefim gidebildiğim kadar şehre gidip oraları da arşivlemek ve belgelemek." ifadelerini kullandı.
Korkut, fotoğrafçılığın kendisi için hem meslek hem de hobi olduğunu dile getirerek, gençlere fotoğraf çekmeyi hobi edinmeleri tavsiyesinde bulundu.











