CHP İzmir Milletvekili Kılıç: "Çocuk İstismarı; 'Görmedik, Duymadık' Denilerek Örtbas Edilemez"
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, çocuk yaşta gebelik ve evliliklerin açık bir istismar olduğunu belirterek, devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini vurguladı. Şanlıurfa Barosu verilerine göre son iki yılda bin 8 çocuk cinsel istismar mağduru olarak kaydedildi.
(İZMİR) - CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, çocuk yaşta gebelik ve evliliklerin açık bir istismar ve devletin koruma yükümlülüğünün ihlali olduğunu söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, yaptığı açıklamada, çocuk yaşta gebelikler, çocuk evlilikleri ve bu süreçlerde devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle ilgili olarak 26 Ocak'ta TBMM'ye verdiği üç ayrı yazılı soru önergesine dikkat çekerek, Şanlıurfa Barosu'nun açıkladığı son verilerin tablonun vahametini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.
Kılıç, "18 yaşından küçük çocukların gebelik, doğum ve evlilik süreçleri yalnızca bireysel trajediler değil; açık bir çocuk istismarı, ağır bir hak ihlali ve devletin koruma yükümlülüğünün ihlalidir" dedi.
Şanlıurfa Barosu işbirliğiyle hazırlanan Çocuk Hakları İhlalleri İzleme Raporu'na göre son iki yılda bin 8 çocuğun cinsel istismar mağduru olarak adli kayıtlara geçtiğini hatırlatan Kılıç, dört dosyadan birinin takipsizlikle sonuçlanmasının ise cezasızlığın kurumsallaştığını gösterdiğini vurguladı.
"Üstelik baronun da açıkça ifade ettiği gibi bu sayılar gerçeğin tamamı değil" diyen Kılıç, para teklifleri, güç ilişkileri, aşiret baskısı, yoksulluk ve korku nedeniyle çok sayıda vakanın hiç kayıtlara yansımadığını belirtti. Kılıç, şunları söyledi:"
"26 Ocak'ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na, Sağlık Bakanlığı'na ve ilgili kurumlara yönelttiğim yazılı soru önergeleriyle; çocuk yaşta gebelik ve doğumların boyutunu, çocuk evliliklerinin yaygınlığını, bu vakalarda sosyal hizmet, sağlık ve adli mekanizmaların neden işlemediğini sordum. Çünkü bu mesele, münferit vakalarla açıklanamaz. Bu, sistem sorunudur."
Epstein dosyası bize şunu gösterdi: Çocuk istismarı yalnızca bireysel faillerle değil, kurumsal ihmallerle ve cezasızlıkla büyüyen bir suçtur. Dünyanın farklı ülkelerinde yıllarca süren bu istismar ağı, 'görmezden gelinen', 'bildirilmeyen' ve 'üstü kapatılan' vakalar sayesinde var olabildi. Türkiye'de çocuk istismarının ve çocuk evliliklerinin üzerinin örtülmesi, benzer suç ağları için de zemin yaratır."
Çocuk istismarının "evlilik" adı altında meşrulaştırılmasının, bildirimsizliğin ve cezasızlığın yalnızca ulusal değil, uluslararası sonuçları olan bir sorun olduğuna dikkat çeken Kılıç, "Çocukların korunması sadece savcıların ya da sosyal hizmet uzmanlarının değil; yasamanın, yürütmenin ve tüm kamu otoritelerinin tarihsel sorumluluğudur" dedi.
Sevda Erdan Kılıç, "Çocukların söz konusu olduğu yerde susmak tarafsızlık değildir. "Çocuk istismarı; 'görmedik, duymadık' denilerek örtbas edilemez. Cezasızlık, istismarın en büyük ortağıdır. Meclis'te verdiğimiz önergelerle, sahadan gelen verilerle ve kamuoyu baskısıyla bu karanlığı dağıtmak zorundayız. Hiçbir çocuk; yoksulluğun, korkunun ve suskunluğun bedelini ödemek zorunda değil" diye konuştu.








