TBMM Genel Kurulu... CHP'li Ersever: "2 Temmuz, Ayrımcılığa Karşı Mücadele Günü İlan Edilsin"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, Madımak Katliamı'nın 33. yılında 2 Temmuz'un 'Eşitlik, Özgürlük ve Her Türlü Ayrımcılığa Karşı Mücadele Günü' ilan edilmesini öngören kanun teklifinin bir an önce TBMM gündemine alınması çağrısında bulundu.

(TBMM) - CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, Madımak Katliamı'nın 33. yılında, 2 Temmuz'un "Eşitlik, Özgürlük ve Her Türlü Ayrımcılığa Karşı Mücadele Günü" ilan edilmesini öngören kanun teklifinin TBMM'de beklediğini belirterek, teklifin bir an önce gündeme alınması çağrısında bulundu. Ersever, "Bu teklifin kanunlaşması, Madımak'ta yitirdiğimiz 12 yaşındaki Koray Kaya'nın yarım kalan çocukluğuna borcumuzdur. Muhlis Akarsu'nun sazına, Nesimi Çimen'in barış türkülerine, Hasret Gültekin'in sesine, sözüne, Behçet Aysan'ın dizelerine, kuzenlerim Gülsün Karababa ve Handan Metin'in çalınan yaşamına borcumuz" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Bingöl, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta yaşanan Madımak Katliamı'na ilişkin konuştu.

CHP'li Ersever, "Bazı acılar vardır, kalem yazmaya, dil söylemeye yetmez 2 Temmuz 1993'te Madımak'ta yaşadığımız acı gibi, 33 can, 33 yıl. Bugün, sadece ülkemizin tarihine kara bir leke olarak kazınan katliamları anlatmak için söz almadım. Bugün, adaleti, eşit yurttaşlığı, toplumsal barışı savunmak için de söz aldım" dedi.

Alevi yurttaşların yüzyıllar boyunca ayrımcılığın, nefretin, örgütlü şiddetin hedefi olduğunu savunan Ersever, "Hedef sadece Aleviler değildi, kardeşliğimizdi, birlikte yaşama irademizdi, ortak geleceğimizdi. Maraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta, Başbağlar'da insanlık acımasızca katledildi, yüzlerce yurttaşımız yaşamını yitirdi, nice ocaklar söndü, hafızalarımıza hiç silinmeyecek acılar bıraktı. Maraş katliamında eşine 'Beni sen öldür, onların eline bırakma.' demişti. Bu söz yaşanan vahşetin en ağır tanığıdır. Ne zaman adalet zedelense o sözü, o çığlığı yeniden duyarız" diye konuştu.

"BU KATLİAMI HEP HATIRLATACAĞIZ"

Ersever, 2 Temmuz 1993'ün hafızalardan silinmeyecek bir tarih olduğunu belirterek, "O gün Sivas'ta ozanlarımız, aydınlarımız, yazarlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız devletin gözleri önünde yakılarak katledildi. Yalnızca bir bina değildi ateşe verilen, insanlık ateşe verildi, bin yıllık kardeşliğimiz ateşe verildi. Madımak katliamı kadar yargı süreci de vicdanlarda derin yaralar bıraktı. Böylesine ağır bir insanlık suçunda zaman aşımı kararı vermek hangi vicdana, hangi hukuka sığar? Failler korundu, kollandı; katillerden kimi cezasız bırakıldı, kimi affedildi; kimi elini kolunu sallayarak yıllarca aramızda dolaştı. Bu katliamı tabii ki hep hatırlayacağız çünkü unutturulan her katliam bir yenisine davetiye çıkarır" ifadesini kullandı.

"DEVLET BÜTÜN YURTTAŞLARININ ACISINI KENDİ ACISI BİLGİĞİ GÜN BÜYÜR"

Dünden bugüne Alevilerin sorunlarının ağırlaşarak devam ettiğini, cemevlerin ibadethane olarak görülmediğini, gençlerin Alevi oldukları için iş sınavlarında elendiğini, bürokraside ise Alevilerin yok denecek kadar az olduğunu kaydeden Ersever, şöyle konuştu:

"Bu mudur eşit yurttaşlık, bu mudur adalet? İstenen bir lütuf değil, teslim edilmesi gereken bir haktır. Biz de bu ideali güçlendirmek, süregelen sorunların çözümüne katkı vermek adına bir kanun teklifi hazırladık. 2 Temmuz eşitlik, özgürlük ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele günü ilan edilsin. Teklif komisyonda bekliyor. Gelin, hiçbir yurttaşın kimliği nedeniyle hedef alınmadığı bir Türkiye'yi hep birlikte kuralım. Bunun ilk adımı olarak bu kanun teklifini bir an önce gündeme alalım. Bu teklifin kanunlaşması, Madımak'ta yitirdiğimiz 12 yaşındaki Koray Kaya'nın yarım kalan çocukluğuna borcumuzdur. Muhlis Akarsu'nun sazına, Nesimi Çimen'in barış türkülerine, Hasret Gültekin'in sesine, sözüne, Behçet Aysan'ın dizelerine, kuzenlerim Gülsün Karababa ve Handan Metin'in çalınan yaşamına borcumuzdur. Onlar ülkemizin kardeşliğinde yaşamaya devam edecek. Dünün acılarını değiştiremeyiz ama yarınları birlikte değiştirebiliriz. Çocuklarımıza kimliğini saklamak zorunda kalmadığı, inancı nedeniyle dışlanmadığı, farklılıkların zenginlik sayıldığı bir Türkiye'yi bırakalım. Bu ülkenin ihtiyacı olan kindar ya da dindar nesiller değil, vicdanlı nesillerdir. Çağrımız açıktır, gelin, 2 Temmuz'u eşitlik, özgürlük ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele günü ilan edelim. Toplumsal barış hakikatle yüzleşmektir. Devlet bütün yurttaşlarının acısını kendi acısı bildiği gün büyür ve güçlenir. Yitirdiğimiz tüm canlıların anısı önünde saygıyla eğiliyorum."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.