Bulgaristan'dan göçe zorlanan soydaşların anavatana gelişinin üzerinden 37 yıl geçti

Bulgaristan'ın asimilasyon politikaları sonucu 1989'da yaklaşık 350 bin Türk'ün Türkiye'ye zorunlu göçünün üzerinden 37 yıl geçti. Trakya Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hacer Ateş, sürecin insan hakları ihlalleriyle dolu olduğunu ve tarihsel hafızanın korunması gerektiğini vurguladı.
Bulgaristan'dan baskılar sonucu göçe zorlanan Türklerin anavatana gelişinin üzerinden 37 yıl geçti.
Trakya Üniversitesi Göç ve Mübadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Hacer Ateş, yaptığı yazılı açıklamada, Bulgaristan'ın asimilasyon politikası nedeniyle 1989'da gerçekleşen zorunlu göçle yaklaşık 350 bin kişinin Türkiye'ye sığındığını belirtti.
Zorunlu göçün Avrupa'da 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan en büyük zorunlu nüfus hareketlerinden biri olarak kabul edildiğini ifade eden Ateş, Bulgaristan'da Türk kimliğini hedef alan politikaların uzun yıllar sistemli biçimde uygulandığını vurguladı.
Sürecin temel insan haklarını ihlal eden uygulamalarla yürütüldüğünü aktaran Ateş, "Bu süreçte Türkçe konuşulması yasaklandı, dini ibadetler engellendi, camiler kapatıldı ve Türk isimleri zorla Bulgar isimleriyle değiştirildi. Temel insan haklarının açık ihlali niteliğindeki bu uygulamalara karşı ilk tepkiler 1984 yılının sonunda Kırcaali'de başladı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. Yaşanan süreçte çok sayıda kişi gözaltına alınırken, birçok soydaş Belene başta olmak üzere çeşitli kamplara gönderildi." ifadelerini kullandı.
Ateş, zorunlu göçün yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani sonuçlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'ye gelen göçmenlerin kısa sürede ülke yaşamına önemli katkılar sunduğunu ve göçün iki ülkenin toplumsal yapısında da kalıcı etkiler bıraktığını kaydetti.
Tarihsel hafızanın korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ateş, şunları kaydetti
"Geçmişte yaşanan acılar unutulmamalıdır. Bu acı tecrübenin yeni nesillere aktarılması ve benzer insanlık suçlarının bir daha yaşanmaması amacıyla konferanslar, paneller ve çeşitli akademik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Zorunlu göçün yıl dönümünde, yaşanan acıları unutmadığımızı bir kez daha vurguluyor bu süreçte hayatını kaybeden tüm soydaşlarımızı rahmet ve saygıyla anıyoruz."









