Boykot Davasında Dinlenen Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu: "Cumhurbaşkanının da Aynı Şekilde Boykot Çağrıları Bulunuyor, Nasıl Suç Olabilir?"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Geçen yıl yapılan “boykot” çağrılarına yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve 20 isimin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada savunma yapan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu, boykotla ilgili çağrıların suç olduğunu düşünmediğini belirterek "Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir?” diye sordu. Diğer sanıklar da suçlamaları reddederek boykot çağrısının suç olmadığını belirtti. Duruşma ertelendi.

(İSTANBUL) Geçen yıl yapılan "boykot" çağrılarına yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve 20 isimin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada savunma yapan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu, boykotla ilgili çağrıların suç olduğunu düşünmediğini belirterek "Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir?" diye sordu. Diğer sanıklar da suçlamaları reddederek boykot çağrısının suç olmadığını belirtti. Duruşma ertelendi.

2 Nisan 2025'te yapılan "boykot" çağrılarına yönelik soruşturma kapsamında, oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu'nun da arasında bulunduğu 21 isim hakkında, "kişiler arasında ayrımcılık yaparak bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme" ve "basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlamalarıyla 7'şer yıl 6 aya kadar hapis istemiyle açılan davanın ikinci duruşması İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanık sayısının fazla olması nedeniyle 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin duruşma salonunda yapılan duruşma kimlik tespitleriyle başladı.

Üzümoğlu: Cumhurbaşkanının da boykot çağrıları bulunuyor, o zaman bu nasıl suç olabilir?

Avukatlar duruşmanın sağlıklı işleyebilmesi için duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınmasını istedi. Hakim talebi reddetti. Ayrıca avukatlar davadaki tüm sanıklar hakkında derhal beraat kararı verilmesini istedi. "Sunmanıza gerek yok çünkü kabul etmeyeceğim" diyen hakim, talebi tutanağa geçirmeyi reddetti. Avukatların itirazları üzerine talebi tutanağa geçiren hakim, derhal beraat talebini "yasal unsurları oluşmadı" diyerek reddetti.

Duruşmada savunma yapan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu, "Yaşanan ihlallerde ben de tanık ve mağdur oldum. Paylaşımlarımın da suç olduğunu düşünmüyorum. Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları bulunuyor. O zaman bu nasıl suç olabilir?" ifadelerini kullandı. İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan Üzümoğlu, hakimin "'Teşkilat dizisinin setini basalım' şeklinde ifadeleriniz var. 'Basalım' derken kastınız neydi?" sorusunu, "'Basalım'dan kastımız meslektaşımızın yaşadığı mağduriyeti dile getirmektedir. Oradaki ifade daha çok argo bir ifade. Sendikal haklarımız kapsamında dizinin setine gitmeyi düşündük ama bunu gerçekleştirmedik. Amacımız arkadaşımızın yanında olmaktı. Herhangi bir çekimlerin engellenmesi düşüncemiz yoktu. Bu bir paylaşım değildi, gönderilen mesajdı. Fikri ben öne sürdüm ancak kararlar sendika olarak alınır. Faaliyete geçilmedi." diye yanıt verdi.

Yirsutimur, "Nezarethanede tuvalet ve çöp kokularının olduğu bir yerde bekletildim"

Suçlamalara karşı savunma yapan Aslı Yirsutimur, "Gözaltı sürecimde haksız müdahalelere maruz kaldım. Nezarethanede tuvalet ve çöp kokularının olduğu bir yerde bekletildim. Bu süreçte avukatım bana ulaşamadı. Polis aracı içerisinde saatlerce aç bir şekilde bekletildim. İlacımı alamadığım için baygınlık geçirdim" dedi. Yirsutimur şunları söyledi:

"Kendimi ifade edemedim, savunma yapmama izin verilmedi. Savunma hakkım kısıtlanmıştır. Bu madde kapsamına giren bir eylemde bulunmadım. Nefret saikiyle de hareket etmiş değilim. Herhangi bir kişi kurum kuruluş hedef alınarak paylaşım yapmadım. Önemle belirtmek isterim ki boykot paylaşımları milyonlarca kişi tarafından yapıldı. Ayrımcılığın oluşması ve kişilerin ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme gibi bir amacım da olmadı. Yaptığım paylaşımlar alışveriş yapmamaya zorlayan bir faaliyette bulunmamaktadır. AİHM ve AYM kararlarına göre boykotun ifade özgürlüğü kapsamına girdiği yönünde kararlar vardır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da yaptığı boykot çağrıları bulunmaktadır. Bu beyanlar basında ve sosyal medyada yer almıştır. Cumhurbaşkanı da boykot çağrısı yaptığı için bunun bir suç olduğunu düşünmedim. Bu aşamada belirtmek gerekiyor ki yakın zamanda Migros işçileri için boykot eylemi yapılmış ve bu eylem başarıyla sonuçlanmıştır."

Aslan: Boykot yapmak ve boykot çağrısı yapmak suç değildir

Dosyada yargılananlar arasında bulunan sosyal medyada Basel olarak bilinen Bekir Aslan şöyle dedi:

"Boykot yapmak ve boykot çağrısı yapmak suç değildir. İddianamede görüleceği üzere benim alıntıladığım tweetlerden bazıları direkt Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın beyanlarıdır. Arkadaşımızın da belirttiği gibi gözaltında haklarımız gasbedildi, avukatlarımızla görüştürülmedik. Arka kapıdan zorla çıkarıldık. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Arkadaşlarım da aynı beyanlarda bulunacağı için çok uzatmadan beraatimi talep ediyorum."

Suçlamaları reddeden Deniz Bulutsuz "Herhangi bir kişi kurum ya da kuruluşu hedef göstermek gibi bir amacım yoktu. Organize olarak bir suç işlemek gibi bir amacım asla yoktu", psikiyatrist Muhammet Enes Özel, "Paylaşımlarımda herhangi bir din dil ırk grup kişi ve kurum hedef alınmaksızın nefret söylemi içeren ifadeler kullanılmamıştır. Mesleğim gereğince de böyle bir tutumda bulunmam mümkün değil" dedi.

"Boykot çağrısı yapmak suç ise bundan önceki bütün çağrıların da suç kabul edilmesi gerekirdi"

Yargı süreci boyunca maruz kaldıkları hakkında konuşan Sabancı Üniversitesi akademisyeni Seyda Murat Germen, "Şu ana kadar Sabancı Üniversitesi dahil olmak üzere çok sayıda üniversitede çalıştım. Kendim dışımda kimseyi temsil etmiyorum. Kin ve düşmanlığa tahrik etmek bir yana bunun tersi için her zaman mücadele ettim hayatım boyunca. Buna örnek vermem gerekirse başörtülü öğrencilerin kampüslere alınmadığı bir dönemde başörtülü öğrencilerimi sınıfa almıştım. Bunun da not düşülmesini istiyorum. Bu paylaşımlar için ne talimat aldım ne de talimat verdim. Boykot çağrısı yapmak suç ise bundan önceki bütün çağrıların da suç kabul edilmesi gerekirdi. Ben bu ülke için mücadele vermiş bir ailenin çocuğuyum, beraatimi talep ediyorum." sözleriyle savunma yaptı.

Duruşmada savunma yapan yayıncı Zeynep Ocak ise "Davaya konu olan X hesabı şahsıma aittir. Yayınlarımı da bu hesap üzerinden takipçilerimle paylaşıyorum. Türkiye'de sinema sektöründe bulunan onlarca oyuncu ve eleştirmenleri konuk ediyorum. Yaptığım yayınlar da açık kaynaklardan erişilebilir ve izlenebilir yayınlardır. Yakın bir geçmişten örnek vermek gerekirse Siverek ve Maraş'taki olaylar üzerine diziler üzerinden değerlendirmelerim olmuştur. Bütün paylaşımlarımda ortak bir nokta vardır ki o da hukukun uygulanmasıyla ilgilidir. Nefret ve ayrımcılık suçlamalarını hakaret olarak kabul ediyorum" diye konuştu.

Duruşma ertelendi, dinlenmeyen sanıklar dinlenecek

Ara kararını açıklayan mahkeme avukatların tefrik taleplerinin ve kötü muamele iddiaları üzerine polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasının reddine, duruşmaya katılmayan ve mazeret sunmayan sanıklar hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasına, Cem Yiğit Üzümoğlu'nun telefonunun iadesine karar verdi.

Duruşma 17 Haziran saat 10.00'a ertelendi.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.