Bilgi çalan zararlı yazılımlar 8 ayda 97 milyon hesap bilgisi çaldı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Bilgi çalan zararlı yazılımlar 8 ayda 97 milyon hesap bilgisi çaldı
Güncelleme:
+25 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dark Radar analizine göre 2026'nın ilk 8 ayında dünyada 97 milyondan fazla hesap bilgisi çalındı, 2,8 milyondan fazla bilgisayara zararlı yazılım bulaştı. Kurucu Teoman Demirtaş, çerezler de çalındığı için tek başına şifre değiştirmenin yeterli olmadığını söyledi.

Bilgi çalan zararlı yazılımlar (infostealer), 2026'nın ilk 8 ayında dünya genelinde 97 milyondan fazla hesap bilgisini ele geçirdi.

Siber istihbarat girişimi Dark Radar'ın küresel veri havuzuna dayanan analizine göre, çalınan bilgilerin büyük bölümü aylarca fark edilmeden internetin karanlık pazarlarında alınıp satılıyor.

Son dönemde dünya genelinde peş peşe gündeme gelen büyük veri sızıntılarının ortak noktasını, saldırganların herhangi bir sisteme zorla girmiyor olması oluşturuyor. Bu sızıntıların büyük bölümünün arkasında "bilgi çalan zararlı yazılımlar" bulunuyor. Genellikle sahte bir e-posta, korsan bir program ya da zararlı bir bağlantı yoluyla cihaza bulaşan bu yazılımlar, kişinin tarayıcısında kayıtlı tüm şifreleri, çerezleri ve kişisel bilgilerini sessizce toplayıp saldırganlara gönderiyor. Kullanıcının çoğu zaman hiçbir şeyden haberi olmuyor.

Girişimin kendi izleme verilerine göre yalnızca Ocak-Ağustos 2026 döneminde dünya genelinde 97 milyondan fazla hesap bilgisi çalındı ve zararlı yazılım bulaşan bilgisayar sayısı 2,8 milyonu aştı. Buna ek olarak 1,4 milyondan fazla Android cihaz da etkilendi.

Zararlı yazılım tespit edilen cihazların yüzde 94'ünden fazlasında güncel ve etkili bir güvenlik yazılımı bulunmuyordu. En çok şifrenin çalındığı yerler ise e-posta, sosyal medya ve oyun hesapları gibi herkesin günlük olarak kullandığı sıradan hizmetler oldu.

Dark Radar Kurucusu ve Siber Güvenlik Uzmanı Teoman Demirtaş, AA muhabirine, büyük şirket sızıntılarının çoğunun aslında tek bir çalışanın bilgisayarından başladığını söyledi.

Demirtaş, şöyle konuştu:

"Bir çalışanın iş şifresi çalındığında bu artık sadece o kişinin sorunu değildir, şirketin tüm sistemine, müşteri bilgilerine ve mali kayıtlarına açılan bir kapı haline gelir. Saldırganlar artık kapıyı zorlamıyor, çalınan anahtarla davetli gibi içeri giriyorlar. Karşımıza çıkan tablo şaşırtıcı derecede tekrar ediyor. Bir çalışan evdeki bilgisayarına ücretsiz bir program indiriyor. Zararlı yazılım, tarayıcıda kayıtlı ne varsa topluyor. Kişisel e-posta şifresinin yanı sıra kurumun tedarikçi paneline ya da muhasebe yazılımına ait bir giriş bilgisi de aynı pakette yer alıyor. O veri karanlık pazara düştükten haftalar sonra bambaşka bir grup tarafından satın alınıp kullanılıyor. Şirket, olayı çoğu zaman ancak müşteri bilgileri ortaya çıktığında fark ediyor."

Asıl tehlikenin sızıntıların geç fark edilmesi olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Kamuoyuna yansıyan olayların ortak noktası şu: Hiçbiri saldırının yaşandığı gün fark edilmiyor. Bazıları haftalar, bazıları neredeyse 1 yıl sonra ortaya çıkıyor. Yani şifreniz çalındıktan sonra siz farkına bile varmadan aylarca başkalarının elinde dolaşabiliyor. Uluslararası veriler de bunu doğruluyor. IBM'nin 2025 tarihli Cost of a Data Breach raporuna göre bir veri ihlalinin tespit edilip kontrol altına alınması ortalama 241 gün, yani 8 aydan uzun sürüyor." dedi.

Zararlı yazılımlar insanın zafiyetinden yararlanıyor

Demirtaş, zararlı yazılımların çoğunlukla teknik bir açıktan değil, doğrudan kullanıcının kendi davranışından faydalandığını dile getirdi.

İnsanların çoğu zaman ücretsiz ya da korsan bir program ararken, "çok iyi" görünen sahte bir reklama tıklarken veya tanımadığı bir e-posta ekini açarken bu yazılımı kendi elleriyle, farkında olmadan bilgisayarına davet ettiğini anlatan Demirtaş, "Yani kapı zorlanmıyor, siz açıyorsunuz. Özellikle hibrit ve evden çalışmanın yaygınlaşmasıyla ortak kullanılan cihazlar yeni bir risk alanı oluşturmaya başladı. Önemli pozisyondaki bir yönetici evden çalışıyor olabilir. Aynı bilgisayarda, onun haberi bile olmadan, çocuğu oyun oynarken ya da video izlerken bir zararlı yazılımı sisteme bulaştırabiliyor. Sonuçta ele geçen, o yöneticinin şirketine açılan bilgiler oluyor." diye konuştu.

Bu saldırılarda sadece şifre değil, tarayıcıdaki oturum çerezlerinin de çalındığına dikkati çeken Demirtaş, şunları kaydetti:

"Bu durum, iki adımlı doğrulamanın bazı senaryolarda aşılabilmesine yol açabiliyor çünkü saldırgan çalınan çerezle hesaba sanki zaten giriş yapmış gibi erişebiliyor. İnsanlar 'şifremi değiştiririm, biter' diye düşünüyor ama çerezler de çalındığı için tek başına şifre değiştirmek çoğu zaman yeterli olmuyor. İki adımlı doğrulama hala en temel korumalardan biri, mutlaka açık olmalı. Ancak en güçlü savunma bir yazılım değil, farkındalıktır. Ne indirdiğini, neye tıkladığını ve o cihazı kimin kullandığını bilen bilinçli bir kullanıcı, bu tehditlerin önüne geçmekteki en önemli unsurdur."

Kullanıcılara öneriler

Tehdidi bilgiler kullanılmadan önce görmenin mümkün olduğunu vurgulayan Teoman Demirtaş, şu önerilerde bulundu:

"Sızıntı yaşandıktan sonra üzülmenin faydası yok. Önemli olan, çalınan şifreleri karanlık pazarlarda henüz kötüye kullanılmadan tespit edip anında değiştirmek. Bir kurumun ya da kişinin bilgileri bu pazarlara düştüğü anda haberdar olunabiliyor. Aradaki o aylarca süren 'görünmezlik' dönemini ortadan kaldırmak, bugün en etkili korunma yollarından biri.

Kullanıcılara önerilerimizi ise şöyle sıralayabiliriz: Korsan ve 'ücretsiz' yazılım indirmekten kaçının. Gerçek olamayacak kadar cazip reklamlara ve tanımadık e-posta eklerine tıklamayın. İş ve kişisel cihazları ayrı tutun. Cihazınızda güncel bir güvenlik yazılımı bulundurun. Şüpheli bir durumda yalnızca şifrenizi değiştirmekle yetinmeyin, tüm cihazlardan çıkış yaparak açık oturumları da kapatın."

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.