Avukat Serdar Öktem'in hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin sanıkların yargılanmalarına başlandı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleAvukat Serdar Öktem'in trafikte beklediği sırada uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin 16 sanığın ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan 20 yıl 6 aya kadar değişen oranlarda hapis istemiyle yargılanmalarına başlandı.
Avukat Serdar Öktem'in trafikte beklediği sırada uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin 16 sanığın ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıldan 20 yıl 6 aya kadar değişen oranlarda hapis istemiyle yargılanmalarına başlandı.
İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Cezaevi karşısındaki salonlarında yapılan duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
Duruşmada savunması alınan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi.
Mahkeme heyeti, diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarına erteledi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, avukat Öktem'in 6 Ekim 2025'te Şişli Büyükdere Caddesi 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde trafikte beklediği sırada uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatıldığı belirtildi.
İddianamede, eylemi gerçekleştiren 5 şüphelinin silahlı saldırıda kullandıkları çalıntı aracın Arnavutköy'de bulunan ormanlık alanda terk edilmiş halde bulunduğu, şüphelilerin kaçtıklarının tespit edildiği aktarıldı.
Şüphelilerin yaya olarak ormanlık alandan geçerek örgüt mensupları tarafından gönderilen ticari taksiye bindikleri ve araç içerisinde yakalandıkları iddianamede yer alıyor.
İddianamede, terk edilen araç ile şüphelilerin yakalandıkları yer arasında kalan ormanlık bölgede yapılan taramalarda, bir ağacın altında sırt çantası içerisinde eylemde kullanılan 2 uzun namlulu silah, 2 ruhsatsız tabanca, kar maskeleri ve eldivenlerin ele geçirildiği kaydediliyor.
Daltonlar silahlı suç örgütüne yönelik savcılık tarafından gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında 12 Mayıs 2025'te Bakırköy'deki bir otelde çalışan Eren Öztek'in öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüpheli Haydar Koç ve 18 yaşından küçük Selami Çağan Y.'nin ifadelerinde, "Eren Öztek cinayetinden önce cumhuriyet savcısı olarak bildikleri bir şahsa yönelik örgüt yöneticisi Caner Kocar'ın talimatıyla eylem hazırlığında olduklarını ancak eylemi gerçekleştiremediklerini" beyan ettikleri iddianamede anlatılıyor.
İddianamede, şüphelilere eylem yapacakları kişi tarif ettirilerek yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde, hedef kişinin avukat Serdar Öktem olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine Başsavcılık tarafından Öktem hakkında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması için gerekli yazışmaların yapıldığı ifade ediliyor.
Daltonlar suç örgütünün eylem ve faaliyetleri kapsamında 6 Ağustos 2025'te Bağcılar'da, faaliyet gösteren Kardeşler Kıraathanesi'ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı olayında yakalanan şüpheli Ali Karapınar'ın ifadesinde "avukata suikast girişiminde bulunduğunu" söylemesi üzerine yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde bahsettiği kişinin avukat Serdar Öktem olduğunun anlaşıldığı kaydedilen iddianamede, ikinci kez gerekli yazışmalar yapılarak tedbirlerin aldırılmasının istendiği aktarılıyor.
İddianamede, şu ifadelere yer veriliyor:
"Serdar Öktem'in, Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütleri ile husumet içerisinde bulunan Mehmet Sabri Şirin ve Hamuş lakaplı İsmail Atız'ın vekaletli avukatı olması, Serdar Öktem'in Casperlar ve Çirkinler suç örgütüne bilgi aktarımı yaptığı ve bu örgütlerin paralarını akladığına dair iddiaların bulunması, özellikle dosyamız kapsamında tutuklanan Faruk Efe'nin cep telefonunda yapılan incelemede olaya dair konuştuğu üçüncü kişilere olayın sebebi olarak 'Bunun arkasında Casperlar, Çirkinler falan vardı onların avukatıydı.' şeklinde beyanda bulunması dikkate alındığında Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütü elemanlarınca da Serdar Öktem'in bu şekilde tanınması, bu örgütlerce birkaç kez eylem girişimine maruz kalmasına sebep olmuş, son olarak Mehmet Sabri Şirin'in verdiği lokasyon bilgisiyle Casperlar ve Çirkinler suç örgütü üyeleri tarafından öldürüldüğü iddia olunan Daltonlar suç örgütü yöneticilerinden Caner Kocar'ın öldürülmesi de Serdar Öktem'i bu örgütlerin potansiyel hedefi haline getirmiştir."
İddianamede, Daltonlar suç örgütü yöneticileri Murat Küçükyavuz, Alı Gulmalızada, Mustafa Aktürk ve Gündoğmuşlar suç örgütü yöneticisi Furkan Kalıma ile birlikte diğer örgüt mensuplarının yeniden Serdar Öktem'e yönelik eylem hazırlığı yaptıkları, temin ettikleri araçları eylem için hazır beklettikleri belirtiliyor.
Gündoğmuşlar suç örgütüne mensup Sidar Öz ve Semih Aydın ile Alı Gulmalızada tarafından suç örgütüne katılımı sağlanan ve eylemden 10 gün önce Gaziantep'ten İstanbul'a getirilen örgüt mensuplarının Esenyurt'taki hücre evine yerleştirildikleri iddianamede yer alıyor.
İddianamede, her iki suç örgütünü finanse ederek eylemler yaptıran "Siirtli Naci" lakaplı Naci Yılmaz'ın uyuşturucu ticaretinden kaynaklı husumet yaşadığı "Meks" lakaplı Mehmet Sabri Şirin ve "Hamuş" lakaplı İsmail Atız'ın avukatı Serdar Öktem'e yönelik işlenen bu cinayeti azmettirdiği kaydediliyor.
Gündoğmuşlar ve Daltonlar suç örgütlerine mensup karma bir ekip tarafından maktul Serdar Öktem'in tasarlanarak kasten öldürüldüğü iddianamede aktarılıyor.
İddianamede, Naci Yılmaz, Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir, Batın Can Gökdemir'in de aralarında olduğu 9 şüpheli hakkında, "tasarlayarak kasten öldürme", "resmi belgede sahtecilik" ve "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıldan 13 yıla kadar hapis istenmişti.
Şüpheliler Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın, Devran Yıldırım, Erkan Kan, Faruk Efe, Samet Alperen Söğütlü hakkında ise "tasarlayarak kasten öldürme", "resmi belgede sahtecilik", "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma" ve "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıldan 20 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen iddianame değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.













