Alberto Manguel, İstanbul'da İlyada ve Odysseia'yı söyleşide anlattı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
+9 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

YKY'den çıkan kitabının imza gününde okurlarıyla buluşan Alberto Manguel, İstanbul'da Kutlukhan Kutlu moderatörlüğünde düzenlenen söyleşiye katıldı. Manguel, İlyada ve Odysseia'nın her dönemde farklı okunduğunu, bugün mültecilere dair kaygıları yansıttığını söyledi.

Yazar, çevirmen ve edebiyat araştırmacısı Alberto Manguel, Yapı Kredi Yayınları (YKY) tarafından yayımlanan "Homeros'un İlyada ve Odysseia'sı-Bir Biyografi" kitabının imza gününde okurlarıyla bir araya geldi.

Eserini okurları için imzalayan yazar, etkinliğinin ardından Yapı Kredi Kültür Sanat Loca'da, çevirmen ve sinema yazarı Kutlukhan Kutlu'nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Alberto Manguel İlyada ve Odysseia'yı Anlatıyor" başlıklı söyleşiye katıldı.

Manguel, etkinlik öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'ye daha önce defalarca geldiğini hatırlatarak, " İstanbul'a ilk gelişimi oğlum 14-15 yaşlarındayken onunla birlikte yapmıştım. Aslında ailemin bir parçası da Türk sayılır. Çünkü yeğenim bir Türk kadınla evlendi. Dolayısıyla Ankara'da da akrabalarım var." dedi.

Kitapları birer karakter gibi ele alıp biyografilerini yazma fikrinin bir yayıncının önerisiyle ortaya çıktığını paylayan Manguel, yayıncının kendisinden iki büyük kitabın biyografisini yazmasını istemesi üzerine İlyada ve Odysseia'yı seçtiğini anlattı.

Ünlü yazar, klasikleşmiş eserlerin kuşaktan kuşağa okundukça zenginleştiğine işaret ederek, her neslin okumaya yeni bir katman eklediğini ve okuyucunun esere bir tür ölümsüzlük kazandırdığını söyledi.

"Her hayat bir yolculuk ile bir savaştan ibarettir"

Fransız yazar Raymond Queneau'nun "Her kitap ya Odysseia ya da İlyada'dır" sözüne atıfta bulunan Manguel, şunları kaydetti:

"Kitaplar insan hayatı hakkındadır ve her hayat bir yolculuk ile bir savaştan ibarettir. Dolayısıyla edebiyatta kaleme aldığımız her şey, yaşamı bir yolculuk olarak simgeleyen 'Odysseia' ile bir savaş olarak simgeleyen 'İlyada'nın büyük metaforlarını yansıtır. Okurlar kendilerini yansıttığını hissettikleri kitapları seçer. Okuduğumuz her kitap, eğer bizi etkiliyorsa bir bakıma kendi otobiyografimiz haline gelir. Bu nedenle farklı dönemlerde İlyada ve Odysseia farklı biçimlerde okundu. Homeros'un çağdaşlarının bu şiirleri nasıl okuduğunu veya dinlediğini bilmiyoruz. Ancak sonrasında Roma'da İlyada, galip gelen Yunanların değil, mağlup olan Truvalıların mirasçısı olma fikrinin kaynağı haline geldi. Babası ve oğluyla Truva'dan kaçan Aineias'ın Roma'yı kurmasıyla Roma kendisini bu büyük hikayenin varisi olarak gördü. Tarihteki her dönemin bu destanlara farklı bir yaklaşımı olmuştur. Arap dünyasında da Homeros tamamen Arapçaya çevrilmemiş olsa bile bu hikayelerin yankıları vardı. Binbir Gece Masalları'ndaki Sinbad'ın yolculuklarında Odysseus'un engellerini, savaş kroniklerinde ise İlyada'nın savaşlarını görebiliyoruz."

"İlyada ve Odysseia bize unutmamamız gerekenleri söylüyor"

Bugünün dünyasında bu iki destana farklı sebeplerle ilgi duyulduğunu dile getiren Manguel, "Bugün Christopher Nolan'ın Odysseia üzerine yaptığı yapımın başarısı, mültecilerle dolu bir dünyadaki kaygılarımızı yansıtıyor. Vatanlarını kaybeden, seyahat etmek zorunda kalan ve vardıkları yerlerde kollarını açarak karşılanmak yerine kendilerini yutan Skloplarla karşılaşan insanların yaşadığı çaresizliği görüyoruz." diye konuştu.

Albert Manguel, Ukrayna ve Gazze'den gelen mültecilerin bugün konukseverlik yasaları çerçevesinde değil, bu yasaların ihlal edilerek ve mültecilerin reddedilmesiyle karşılandığını belirtti.

"İlyada"da kazananların dilinden bir yenilginin anlatısının aktarıldığını ifade eden Manguel, "Tarihin kazananlar tarafından yazıldığı söylenir. Ancak Yunanlar için tragedyanın odak noktası kurbanlardır. Çocuğunu kaybeden büyükanne Hekabe'dir, Andromakhe'dir, Truvalı kadınlardır. Bugün yalan haberlerin, açgözlülüğün ve siyasi hırsların sarıp sarmaladığı dünyamızda İlyada ve Odysseia bize ortak insanlığımız hakkında unutmamamız gereken şeyleri söylüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye sınırları içerisinde yer alan Truva'nın, Kolezyum veya Akropolis kadar büyük bir tarihsel değere sahip olduğunun altını çizen Manguel, Türkiye'nin bu mirasa ev sahipliği yapmaktan gurur duyması gerektiğini vurguladı.

Türk okuyucusuyla buluşmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Manguel, bir yazar olarak okurlarından gelen tepkileri dinlemenin büyük bir ayrıcalık olduğunu, Türk okurunun kitaplarında ne bulduğunu anlamaya ve onlarla diyalog kurmaya her zaman açık olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.