"Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" Paneli... Orkun Özeller: "Biz Müsaade Etmediğimiz Sürece O Bebek Katili Kafasını İmralı'dan Dışarıya Çıkaramaz"
Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı.
(ANKARA) - Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı.
Kızılcagün Platformu tarafından düzenlenen "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" paneli, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu'nda düzenlendi. Panelde emekli Albay Orkun Özeller ve yazar Alican Türk "Açılımın TSK'ya Yansıması ve Sahadaki PKK Gerçekleri" başlığında konuşma yaptı. Özeller'in konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
"Bir süreç başlattılar. Birden bire birisinin aklına geldi bu süreç. Bir aklına geldi diyorum ki hiç kimse 'Bu bir kurul kararıdır, bu bir parti kararıdır, şunlarla istişare edilerek alınmış bir tekliftir' demedi. Birden biri çıktı, terörist başına 'Meclis'e gel' diye çağrı yaptı. Bu hakkı nereden geliyordu? Hemen ilk başta bizim soracağımız soru bu. Bu teklifi yapıyorken kiminle istişare edildi, kiminle konuşuldu ve nereden çıktı. Türk milleti bunun cevabını bilmek zorunda. Biz cevabını dinledik ve olmadığını biliyoruz. Bu başlayan süreçte benim bir asker olarak hemen sancılarım başladı. Nedir bu sancılarım? Tabii ki sahada mücadele ettiğimiz dönemde şehit olan arkadaşlarım var, gazi olan arkadaşlarım var. Onların hakkını savunmak var. Bu kısım ayrı ama karın ağrısı sebebi, süreç, açılım dedikleri söylemleri daha önceden de biz duyduk. Nasıl oluyor biliyor musunuz? Daha 93'ten beri başlayan bir süreçte, terör örgütü 'tek taraflı ateşkes ilan ediyorum' diyor. Başlıyor bir komisyon. O esnada Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bir rehavet dönemi başlıyor. Çünkü terör örgütü artık saldırmıyor. Durmuş. Neden durdu? Artık eylem yapamaz pozisyona geldiği için durdu. Keyfinden durmadı. O pozisyonda, o dönemde Silahlı Kuvvetler ister istemez bir rehavete düştü. 2000'li yıllara geldiğimiz zaman örgüt taktik değiştirdi. 'Bundan sonra küçük birliklerle hareket edeceğim' dedi. 'Bundan sonra el yapımı patlayıcılarla eylem yapacağım' dedi. Bunu yapmaya başladı. Hatta 2005'ten sonra Batı'da turizm yerlerine çeşitli eylemler başladı. Biz o süreçlerde rehavetin bedelini ağır ödedik. Barış süreçleri diye başlayan süreçlerin sonunda çok ciddi zayiatlar vermeye başladık."
"Teröristbaşının muhatap alınmasına karşıyız"
Siyaseti belirleyen, politikaları belirleyen siyasetçilerin koltuklarından dahi kalkmadıkları, onlara hiçbir şey olmadığı gibi hiçbir şekilde bedel bile ödemediklerini görüyorken, sahada sıvasız evlerin çocukları canlarını, kanını akıtıyordu. Dolayısıyla buna karnımın ağrımasının sebebi buydu. Bu sürecin sonunda yine aynı dejavu olacak. Bu endişelerle ben bu söze karşıyım. Bu endişelerle yani bir tarafta şehitlerin kanı, gazinin hakkı; diğer tarafta şu an sahada olup muharebe sahasında görev yapan silah arkadaşlarımın canını koruyabilmek adına, daha fazla şehit olmaması adına ben bu mücadeleyi yapmak zorunda hissettim. Dediler ki 'Bundan sonra şehit olmayacak.' Zaten şehidimiz olmuyordu. Zaten terör örgütü Türkiye'de artık eylem yapamaz pozisyondaydı. Bu nereden çıktı? 'Yok. Biz Bunu Türkiye için değil, Suriye'de tehdit için yapıyoruz. Suriye'deki tehdidi bertaraf edeceğiz' dediler. Kiminle? Teröristbaşı Abdullah Öcalan denen bebek katili ile. Öncelikle son insan o olsa bu işi durduracak, ona minnet etmem. Ona gidip de 'Ya senle bir iş yapalım' demem. Onunla el sıkışmak namertliktir, onursuzluktur, haysiyetsizliktir. Türk'ün kanında böyle bir şey yoktur. O yüzden baştan zaten teröristbaşının muhatap alınmasına karşıyız.
"Bunları hakları kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır"
Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz."










