8 Aylık Hamile Eşi Beste Kızılay'ı Öldürmekten Yargılanan Sanığın Davasında Tanıklar Dinlendi
Malatya’nın Hekimhan ilçesinde 10 Nisan 2025’te 8 aylık hamile eşi Beste Kızılay’ı ruhsatsız silahla öldürdüğü iddiasıyla Ali Can Kızılay’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Beste Kızılay’ın kardeşi Buse Özhan, adliye çıkışında, “Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bir daha hiçbir kadın ve çocuğun ölmesini istemiyoruz. Çocuğun, annesine kavuşamadan ölmesini istemiyoruz” dedi.
Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / Kamera: Erdal AKBUĞA
(MALATYA)- Malatya'nın Hekimhan ilçesinde 10 Nisan 2025'te 8 aylık hamile eşi Beste Kızılay'ı ruhsatsız silahla öldürdüğü iddiasıyla Ali Can Kızılay'ın yargılandığı davanın ikinci duruşması, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Beste Kızılay'ın kardeşi Buse Özhan, adliye çıkışında, "Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bir daha hiçbir kadın ve çocuğun ölmesini istemiyoruz. Çocuğun, annesine kavuşamadan ölmesini istemiyoruz" dedi.
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ali Can Kızılay'ın resmi nikahlı eşi Beste Kızılay'ı "kadına karşı kasten öldürme" suçundan öldürdüğü değerlendirilerek, TCK 82/1-d-f maddeleri kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız tabanca ve evde bulunan yasaklı bıçaklar nedeniyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamalarına da yer verildi. Savcılık, olay sırasında evde bulunan sanığın anne ve babası Dursun ve Gülay Kızılay ile kardeşleri suça sürüklenmiş çocuk (SSÇ) A.K ve F.K. hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan dava açtı.
SSÇ kapsamında duruşma kapalı görüldüğünden, duruşmaya Beste Kızılay'ın annesi Gülay Özhan, babası Ahmet Fuat Özkan, kız kardeşi Buse Özhan, gözlemci sıfatıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı temsilcileri, Gaziantep ve Malatya Barosu temsilcileri, tutuklu sanık Ali Can Kızılay, tutuksuz sanıklardan Dursun ve Gülay Kızılay, SSÇ A.K. ve F.K. ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme heyeti, önceki celsede istenen 112 Acil Çağrı Merkezi ses kaydının dosyaya girdiğini, sanıkların cep telefonu imajlarının ise henüz dosyaya ulaşmadığını bildirdi.
Tanıklar dinlendi
Mahkeme heyeti, tanık olarak çağrılan Burcu Ekinci ve Durmuş Kızılay'ı dinledi.
Tanık Burcu Ekinci, ifadesinde şu bilgileri verdi:
"Dursun Kızılay dayım olur. Aynı binada, bir alt katta oturuyorum. Apartman aile apartmanı. Annemle oturuyorduk, bir ses duydum. Ses bana silah sesi gibi gelmedi. 'Yenge sobanın kapağını düşürdü herhalde' dedim. Yüksek sesler gelmeye başlayınca çıktım, dayımı gördüm. Dayım, 'Beste'nin yanına çabuk çık' dedi. Giriş kapısında yengem vardı, 'çabuk balkona koş' dedi. Gittiğimde Ali Can, Beste'yi kucağına almış, 'Bizi bırakma, çocuğumuzu bırakma' diyordu. O arada elime bir telefon geldi, 112'yi aradım. 112'nin tarif ettiği şekilde nabzını yokladım, masayı çekip yan yatırdım. O sırada yerde, sobanın yanında silah gördüm. Baş kısmından çok kan geliyordu. Bir havlu aldım, Ali Can'a başına bastırmasını söyledim. Daha sonra sağlıkçılar geldi. Onlar çıkınca kapıyı kapattım, küçük çocuğum var, eve gittim. Daha öncesinde kavga ettiklerini duymadım."
Tanık Durmuş Kızılay ise ifadesinde şunları söyledi:
"Saat 21.30 gibi ayak seslerine dışarı çıktım. Silah sesi duymadım. S. dışarıdan geliyordu, 'Babam arabayı çalıştırmaya çalışıyor, yengem düşmüş' dedi. 'Siz uğraşmayın, ben kendi arabamı çalıştırıp beklerim' dedim. Bekledim, gelmeyince dışarı çıktım. O sırada sağlıkçılar da geldi. Ben önlerinden yukarı çıktım. Ali Can, 'İyi olacaksın' diyordu. Balkonda Burcu ile Ali Can vardı, başka kimse yoktu. Diğerleri salondaydı. Ben silah görmedim. Ali Can'ın silahı olduğunu 3-4 ay önce görmüştüm."
112 ses kaydı dinletildi
Mahkeme heyeti, 112'den gelen ses kaydını dinletti. Ardından sanık avukatlarına söz verdi. Sanık avukatları, dosyadaki eksikliklerin giderilmesinin ardından savunma yapacaklarını beyan etti.
Müşteki avukatıy Mehmet Demir'in tanık olarak dinlenmesini talep etmesi üzerine, mahkeme heyeti talebi kabul ederek dinlemeye geçti.
Tanık Mehmet Demir, ifadesinde şunları söyledi:
"Eşime bir telefon geldi. Arayan, Savaş Doğan'ın kızıydı. 'Sevilay abla, çabuk gel, Beste düşmüş, her yanı kan içinde' dedi. Biz de hızla oraya gittik. Sağlıkçılar binadan Beste'yi sedye ile indiriyorlardı, onlara yardım ettim. Ambulansa binip hastaneye gittik. Ahmet abiyi aradım, 'Beste düşmüş, çabuk hastaneye gel' dedim. Bir şey sorunca 'Bir şey bilmiyorum, sen hastaneye gel' dedim. Sonra sağlıkçıdan tabancayla vurulduğunu öğrendim. Ahmet abiye 'bir şeyi yok' dediğim için vicdanen rahatsız oldum."
Mahkeme heyeti, taraf avukatlarına ekleyecekleri bir husus olup olmadığını sordu. Taraf avukatları ek beyanlarının olmadığını belirtince, mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Ara sonrası mahkeme heyeti, sanıklara ifadelerine ekleyecekleri yeni bir husus olup olmadığını sordu. Sanıklar, önceki ifadelerine ekleyecekleri bir şey olmadığını belirtti.
Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine, sanıkların cep telefonu imajlarının bilirkişiden gelmesinin beklenmesine, imajların gelmesi halinde duruşma tarihi beklenmeden taraf avukatlarına bildirilmesine ve iddia makamına mütalaa için dosyanın tevdi edilmesine karar vererek duruşmayı 6 Nisan 2026 tarihine erteledi.
Beste için adalet çağrısı
Duruşma sonrası adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Beste Kızılay'ın avukatı Gülsüm Eraslan Kalyoncu, "Beste Özhan'ın ikinci duruşması için birlikteydik. Bugün Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku temsilcileri bizlerle. Malatya Barosu yanımızda, siyasi parti temsilcileri burada. Hepimizin ortak bir isteği var: Beste için adalet. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız. Bir sonraki celsede yine hep beraber burada olacağız" dedi.
Beste'nin babası Ahmet Fuat Özhan da kendilerini yalnız bırakmayarak yargılama sürecini takip edenlere teşekkür etti. Özhan, "Suçlular en ağır cezayı almalı. Annenin suçu varsa anne, babanın suçu varsa baba, kardeşlerin suçu varsa kardeşler de cezalandırılsın istiyoruz" dedi.
Beste'nin kız kardeşi Buse Özhan ise "Bu davada yanımızda olan herkese binlerce teşekkür ediyoruz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bir daha hiçbir kadın ve çocuğun ölmesini istemiyoruz. Çocuğun, annesine kavuşamadan ölmesini istemiyoruz. Adalet yerini bulsun" diye konuştu.
Duruşma sonrası adliye önünde yapılan basın açıklamasına CHP Malatya İl ve İlçe Kadın Kolları, Gençlik Kolları ile Malatya Demokratik Kadın Platformu temsilcileri destek verdi.












