15 Temmuz'un 10. Yılında 'Şehit ve Şahit' Programı Düzenlendi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu: - "Milletin iradesine, devletin bekasına, demokrasimizin kalbine kast edildi. Fakat o karanlık gecede bu millet korkuya teslim olmadı" - İstanbul Valisi Davut Gül: - "Bu ihaneti yapanlar kimi zaman komşumuz, kimi zaman akrabamız, kimi zaman arkadaşımız, kimi zaman en yakınımız ve bunlar bedenen burada olmalarına rağmen, ruhen beyinleri başkalarına satılmış ve adeta bir istihbarat teşkilatı gibi içimize sinmiş insanlardı"

İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü dolayısıyla "Şehit ve Şahit" programı düzenlendi.

15 Temmuz Derneği tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Etkinlikte, 15 Temmuz'u konu alan video gösterimleri yapıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, şehitlerin ve gazilerin fedakarlıklarıyla yoğrulan büyük direnişi anmak için bir arada olduklarını söyledi.

Tarıkdaroğlu, şehitlerin aziz hatırasını yad ederken aynı zamanda milletin o gece gösterdiği vakur duruşa da yeniden şahitliklerini ifade etti.

15 Temmuz gecesi ülkenin semalarında uçakların alçaldığını ve tankların sokağa çıktığını belirten Tarıkdaroğlu, "Milletin iradesine, devletin bekasına, demokrasimizin kalbine kast edildi. Fakat o karanlık gecede bu millet korkuya teslim olmadı. O gece milletimiz kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın bir çağrısıyla meydanlara indi. Ezanına, bayrağına, istiklaline ve istikbaline sahip çıktı. Kimi elinde bayrakla, kimi dilinde dua ile kimi göğsünde imanla tarihin akışını değiştirdi. O gece aziz milletimiz dünyaya şu hakikati bir kez daha haykırdı ve gösterdi, bu topraklarda irade milletindir. Bu ülkede son sözü millet söyler. Bu vatana kasteden hiçbir odak, milletimizi imanını ve cesaretini asla aşamaz." diye konuştu.

15 Temmuz'u anmanın, sadece o karanlık geceden milli iradeye yönelen saldırının mahiyetini kavramaktan ibaret olmadığını ifade eden Tarıkdaroğlu, şöyle devam etti:

"15 Temmuz'u anlamak, milletimizin hangi değerler etrafında kenetlendiğini, hangi ruhla ayağa kalktığını ve hangi bedenlerle bugünlere geldiğini idrak etmektir. Çünkü 15 Temmuz, milletimizin karakterini ortaya koyan tarihi bir dönüm noktasıdır. O gece meydanlara çıkan her bir vatandaşımız hürriyetine sahip çıkan birer şahit oldu. Şehitlerimiz canlarıyla, gazilerimiz bedenleriyle, milletimiz ise direnişiyle bu büyük destanı yazdı. Bugün bizlere düşen görev, bu destanı her zaman yaşatmaktır."

Tarıkdaroğlu, şehitlerimizin bıraktığı mirasın bu ülkenin bağımsızlığı, gazilerin taşıdığı izlerin ise milletin hürriyet mührü olduğunu vurguladı.

Şehit yakını ve gazilerin, milletin hafızasında daima müstesna bir yere sahip olduğuna işaret eden Tarıkdaroğlu, "Her daim yanınızda olmak bizim için milli ve manevi bir vazifedir. Bu inançla şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi her alanda desteklemek, yanlarında olmak için çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz." dedi.

"Tıpkı geçmişte olan darbeler gibi bir ortamın olacağını düşündüler"

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da İletişim Başkanlığı koordinasyonunda bir hafta boyunca çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceğini ifade etti.

10 yıl önce bir ihanet kalkışmasıyla karşı karşıya geldiklerini dile getiren Gül, "Bu ihaneti yapanlar kimi zaman komşumuz, kimi zaman akrabamız, kimi zaman arkadaşımız, kimi zaman en yakınımız ve bunlar bedenen burada olmalarına rağmen, ruhen beyinleri başkalarına satılmış ve adeta bir istihbarat teşkilatı gibi içimize sinmiş insanlardı. Evet bizler şahitlik ettik ama şehitlerimiz de şahitlik etti. Şehitlerimiz hem bedenlerini, canlarını vererek şahitlik ettiler hem de biz şehitlerin ölmediğine inanan bir inançtan geliyoruz. Şu an konuştuklarımıza da şahitlik ediyorlar." ifadelerini kullandı.

Gül, şunları kaydetti:

"Düşünülen şuydu, içimizde olan, bizim silahlarımızı kullanan, bizim tankımızı kullanan, bizim topumuzu kullanan insanlar sokağa çıktığında milletimizin buna itaat edeceğini, yöneticilerimizin hapse atılacağını, kaçabileceklerin kaçacağını ve tıpkı geçmişte olan darbeler gibi bir ortamın olacağını düşündüler. Düşünmedikleri şuydu, Sayın Cumhurbaşkanımızın cesareti, milletimizin feraseti, milletimizin dirayeti daha da önemlisi Allah'ın yardımıyla bu millet bu devleti uçurumun kenarından aldı."

"O gece sokağa çıkmak ancak imandan gelen bir cesaretle gerçekleşebilirdi"

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, 15 Temmuz gecesinin unutulması durumunda her şeyin unutulacağını söyledi.

O gece bizzat milletin varlığına kast edildiğini belirten Ünal, "O gece öyle sahiciydi ki her şey, öyle samimiydi ki her şey. Çünkü sahicilik ve samimiyet, cesaretle olur. O gece sokağa çıkmak ancak imandan gelen bir cesaretle gerçekleşebilirdi. Ben burada bulunan şehit yakınlarımızı varlıklarıyla bize o geceyi hatırlatan ve evlatlarına bu mirası aktararak bunu yaşatan şehit yakınlarımıza ve gazilerimize minnettarlığımızı bir kez daha ifade ediyorum." dedi.

15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç da yurt içi ve yurt dışında şehit yakını ve gazilere ziyaretler gerçekleştirdiklerini, hatim ve çeşitli programlar düzenlediklerini dile getirdi.

Darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde anma programı yaptıklarını belirten Turunç, dünyada iyilik medeniyetini inşa etmek adına üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceklerini, iyilik yolunda emeklilik olmayacağını dile getirdi.

Bazı şehit yakını ve gazilerin de konuşma yaptığı programa, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile şehit yakını ve gaziler de katıldı.

Kaynak: AA / Ferhat Yasak