Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 'Prematüre Sergisi'

Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 'Prematüre Sergisi'

Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 'Prematüre Sergisi' Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan: "Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var" 'Hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm...

Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 'Prematüre Sergisi'
Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan:
"Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var"
'Hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor"

ANKARA - 17 Kasım Dünya Prematüre Günü'ne dikkat çekmek amacıyla Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 'Prematüre Sergisi' düzenlendi. Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, "Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var" dedi.
Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 17 Kasım Dünya Prematüre Günü'ne dikkat çekmek amacıyla 'Prematüre Sergisi' düzenlendi. Sergide prematüre doğan ve bugün sağlıklı şekild yaşaöına devam eden bebeklerin hayata tutunma hikayeleri fotoğraflanarak sergilendi. Türk Neonatoloji Derneği'nin çalışmalarıyla açılan sergide konuşan Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, "Prematüre demek haftasından önce veya 2 bin 500 gramın altında doğan bebek demek. Bu bebekler çok büyük bir destek ve özveriyle, hocasından en alt hemşiresinin desteğiyle, beslenmesiyle birlikte fotoğraflardaki hale gelebiliyorlar. Gazi Üniversitesi olarak yeni doğanda iyi bir merkeziz. Çok da iyi sonuçlar alıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor"
Prematüre doğan bebeklerin takibinin çok iyi yapılması gerektiğine dikkat çeken Demircan, "Azeybaycan'da buna yarımcık deniyor. Yani yarım canlı olan bu bebeklerin ve çocukların nasıl bizden hiçbir fark olmadan geliştiklerini gösteren başarılı tedaviler var. En büyük şey bilim, hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor. Prematüreyi önlemek için gebelik takiplerinin çok iyi olması, beslenmenin çok iyi olması ve doğum öncesi sonrası beslenmelerin en iyi şekilde olmasıyla bebeklerin sağlıklı hale gelmesini temenni ediyoruz" şeklinde konuştu.
"Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var"
Bundan sonraki yıllarda da bu serginin olacağını kaydeden Demircan, şöyle devam etti:
"Bu tip günlere olan farkındalığı artırmak için aktif çalışıyoruz. Ankara'daki ilk sergi olması açısından ayrı bir onu duyuyoruz. Prematüre günümüzün gerçeği. Gebenin iyi takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var. Yeni doğanda 4. basamak yoğun bakım var. Yani en üst noktaya gelinmiş durumda. Bunların artırılması, gerekli olan doktor, yan dal asistanı, özelikle yeni doğan hemşiresi, akademik kadro ve idari personelin verilmesiyle çok büyük başarılar gerçekleştireceğimize, dünyada en gelişmiş ülkelerde yarışacağımıza inanıyorum."
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Bilim Dalı Başkanı ve Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç ise, "Her yıl 17 Kasım Dünya Pematüre Günü olarak ilan ediliyor ve Kasım ayı da prematürelik farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Sergide çok küçük prematüre bebeklerin fotoğrafları var ve o fotoğrafları ellerinde tutan çok güzel çocuklar var. Bu çocukların daha önce nasıl olduğunu gösteren fotoğraflar bunlar. Prematüre bebekken ünitelerde takip edilirken çektirilen fotoğrafları ve şu anda oldukları hal sergileniyor. Bu sergiyi eğer prematüre doğan bir bebek doğru ellerde olursa ve doğru şekilde müdahale edilirse, tamamen yaşıtlarından farklı olmayacak şekilde sağlıklı olabileceğini özellikle göstermek açısından böyle bir sergi düzenledik" açılamasında bulundu.
"Bu bebekler doğru zamanda doğru şekilde yönetilirse, hatta hastaneden çıktıktan sonra da uygun şekilde takip edilirlerse bu bebeklerin yaşıtlarından hiçbir farkları kalmaz"
Sergi için 12 tane bebeği seçtiklerini belirten Koç, bunları hem İstanbul'da hem Ankara'da sergileyerek prematüre doğuma farkındalık oluşturmaya çalıştıklarının altının çizdi. Prematüre doğumun herkesin başına gelebileceğine dikkat çeken Koç, "Prematüre bebek demek 37. gebelik haftasını tamamlamadan doğan bebek demektir. O nedenle de çeşitli sistemlere ve organlara ait problemlerle doğan bu bebekler. Yeni doğan uzmanlarının eline doğarlarsa, yeni doğan alanında eğitimli hemşireler bu bebekleri izlerlerse bunların hem yaşama şansı çok artar hem de ilerde yaşam kaliteleri çok artar. Bu nedenle de aileler doğum yapacakları zaman prematüre bebeğe hizmet verebilecek, o bebeği takip edebilecek hastanelerde doğum yapmaları ve konuyu doktorlarına danışmaları çok önemli. Prematüre doğum yapan aileler üzülmesinler, moralleri bozulmasın. Bu bebekler doğru zamanda doğru şekilde yönetilirse, hatta hastaneden çıktıktan sonra da uygun şekilde takip edilirlerse bu bebeklerin yaşıtlarından hiçbir farkları kalmaz" değerlendirmelerinde bulundu.
"Gazi Üniversitesi Hastanesindeki hemşireler, doktorlar, hocalar bize çok destek oldular"
Prematüre doğum yapan Ayşe Girgin Eşli de, "Bebeğim 25 Haziran'da 24 haftalık 4 günlük 750 gram doğdu. 105 gün kuvöz serüvenimiz oldu 5 Ekim'de taburcu olduk. Ufak tefek sıkıntılarımız var ama onun dışında şu an gayet iyi gidiyoruz. 1,5 aydır evdeyiz. İlk zamanlar birbirimize alışmakta biraz zorlandık çok ayrı kaldığımız için ama şimdi o da mutlu, biz de mutluyuz. Gazi Üniversitesi'ndeki tüm hemşirelerimize, hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bizim için gerçekten çok zorlu bir süreç. prematüre erken doğumda insan ne olduğunu şaşırıyor. Her gün farklı şeyler duyuyorsunuz. Buradaki hemşireler, doktorlar, hocalar bize çok destek oldular. Bebeğimizle çok ilgilendiler. Sağlıkla kucağımıza aldık" dedi.
"Ümitle bekledim ve mutlu sona kavuştuk"
Prematüre bebek sahibi olan ailelere tavsiyede bulunan Eşli, "Ümitlerini kaybetmemelerini tavsiye ediyorum. Onun oradan çıkacağına inanıp, ümitle beklemek iyi sonuç veriyor. Ben her gün kuvöze geldiğim zaman şöyle düşünüyordum; bugün iyi bir şey duyacağım, yarın daha iyi olacak, ondan sonraki gün .ok daha iyi olacak diyordum. Ümitle bekledim ve mutlu sona kavuştuk.

Kaynak: İHA