Erdoğan, Gürcü Gazetecinin İngilizce Sorusunu Çevirmene Gerek Kalmadan Yanıtladı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Dönüşü Atatürk Havalimaın'nda Basın Mensuplarına Temasları ile İlgili Bilgi Verdi. Erdoğan'dan Kısa Bir Süre Önce İstanbul Atatürk Havaalanı'na İnen Gürcistan Başbakanı Mihail Saakaşvili ile Birlikte Gelen Gürcü Gazeteciler de Basın Toplantısını Takip Etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD dönüşü Atatürk Havalimaın'nda basın mensuplarına temasları ile ilgili bilgi verdi. Erdoğan'dan kısa bir süre önce İstanbul Atatürk Havaalanı'na inen Gürcistan Başbakanı Mihail Saakaşvili ile birlikte gelen Gürcü gazeteciler de basın toplantısını takip etti.

Toplantı sırasında bir Gürcü televizyon muhabiri, Başbakan Erdoğan'a soru sordu. İngilizce olarak hızlı bir şekilde soruyu yönelten muhabire Başbakan Erdoğan anında yanıt verdi. Sorunun Türkçe'ye çevrilmesini beklemeden yanıt veren Erdoğan, Türk basın mensuplarını şaşırttı. Erdoğan, cevabın ardından Gürcü gazeteciye "Okey?" dedi.

İki gün süresince yapılan temaslar hakkında bilgi veren Erdoğan, "Medeniyetler ittifakı girişiminin yanı sıra gündemimizdeki diğer konular üzerinde durma fırsatı bulduk. Aslında BM yeni seçilen Genel Sekreteri Ban ki Moon Güney Kore Dışişleri Bakanlığı döneminden tanıyorum. Moon, Türkiye'yi gayet iyi tanıyan, bilen, bölgeyi iyi tanıyan, bilen bir dışişleri bakanı idi. Bu bizler için bir şans. Türkiye'nin öneminin farkında olan ve hassasiyetlerimizi bilen birisinin bu önemli göreve gelmesini tabii ki memnuniyetle karşılıyoruz.

Kendilerine özellikle Kıbrıs ile ilgili düşüncelerimizi aktarma fırsatını bulduk. Son gelişmelerle ilgili bilgiler verdik. Bu sürece yönelik de çözüm çabalarına destek vermesini kendilerinden özellikle rica ettim. Kendilerine ülkemize resmi daveti sözlü ilettim, yazılı daveti de ileteceğim" dedi.

"DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE SÖYLENECEK SÖZ DEĞİL"

Bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarının hatırlatması üzerine Erdoğan, "Herhalde medya olarak bunun cevabını siz vermişsinizdir? Benim vermeme gerek var mı? Demokratik ülkede siyaset oynayan veya siyasete soyunan bir kişinin ağzından çıkacak laf değildir. Önce demokrasiyi insanların kendi içine sindirmesi lazım. Kendi içine sindiremeyenlerin söyleyeceği laftır" yanıtını verdi.

"ŞAHSIMIN ÜZERİNDE YAPILAN SPEKÜLASYONLAR OBJEKTİF BİR BAKIŞIN YANSIMASI DEĞİLDİR"

Amerika'da yaptığı basın toplantısındaki açıklamaların sorulması üzerine Erdoğan, "Biz kamuoyu araştırmalarımızı yapacağız. Halkımızın kanaatleri, parti örgütünün kanaatleri, milletvekillerimizin kanaatleri. Değerlendirmelerimizi yapacağız. Bundan sonra kararımızı veririz. Şahsımın üzerinde yapılan spekülasyonlar objektif bir bakışın yansıması değildir. Bunlar art niyetli çalışmalardır, fakat siyaset risktir. Biz bu riski alarak yola girmiş insanları ve bu oyuna hiç bir zaman da gelmeyeceğiz. Dediğim gibi biz Nisan'dan önce parti olarak herhangibir isim açıklamayacağız. Ama sağolsun diğer siyasi partilerin elinde bu gayet güzel çelik çomak oldu. Oynayıp dursunlar bakalım" dedi.

"GÜRCİSTAN'A YAPTIĞIMIZ YARDIMI SÜRDÜRECEĞİZ"

Bir Gürcü gazetecinini İngilizce sorusuna Erdoğan, tercümeye gerek kalmadan yanıt verdi. Erdoğan soruya, "Bizim kendisiyle görüşmemiz yarın. İlgili bakanımız da bulunacak. Sıkıntıyı biliyorum. Sıkıntıyı bildiğim için de kendileriyle bunu değerlendireceğiz, görüşeceğiz. Şu ana kadar Gürcistan'a yamış olduğumuz yardımı bundan sonra devam ettirmenin gayreti içersinde olacağız. Bizim de bu noktada sıkıntılarımız var. Bildiğiniz gibi doğalgaz tükemiti sürekli artan bir ülkeyiz. Yapabileceğimiz yardım neyse onu yapma gayreti içinde olacağız. Bakanlarımız da biraraya geldi. Görüşmeler sonucunda nihai kararı vereceğiz" şeklinde yanıt verdi.

"EKİM AYINDA AK PARTİ'NİN OY ORANI YÜZDE 30"

Türkiye'de oy dağılımı ile ilgili son araştırmalara değinen Erdoğan, şunları söyledi: "Partinizin son durumu ile ilgili bir araştırma oldu mu şeklindeki soruya, köprünün altından bayağı sular aktı. Kararsız oylar şekillenmeye başladı. Ekim ayı kamuoyu araştırmasında kararsızlar dağılmadan yüzde 30'u yakalayan AK Parti var. Ana muhalefet oy kaybında. iki partili bir meclis görünüyor, kararsızlar dağılmadan. Şuanda kalan süreci inanıyorum ki partimiz çok daha iyi değerlendirecektir. Çünkü iktidarımızın yaptıklarını anlatma sürecine giriyoruz. Nitekim son bütçe müzakerelerinde muhalefeti dinleyince böyle bir muhalefetle çok şanslı olduğumuzu gördük. Çünkü bizim yaptıklarımıza yönelik söyledikleri hiçbir şey yok. Ne yapıldığını Türkiye'de hiç farkında değiller ve yapılanları da görmemezlikten gelmek suretiyle halkımızı acaba nasıl bilgilendiririz bunun gayreti içindeler. Ama halkımız Türkiye'de yapılanları gayet iyi görüyor. Yatırımları gayet iyi yerinde görüyor. Ben iddialı olarak da hep bir ifade kullanıyorum, diyorum ki; "Bundan 4 sene önce asgari ücretle temel gıda maddelerinde ne alıyordunuz? Bugün askeri ücretle temel gıda maddelerinde ne alıyorsunuz? Bunun mukayesesini yapın ve bu mukayesede o gün aldığınızı bu gün alamıyorsanız katiyen bizi desteklemeyin. Ama daha fazlasını alıyorsanız bu yola beraber devam edeceğiz. Biz de görüyoruz ki asgari yüzde 40 ile yüzde 100'ü aşan bir oranda bir artış var. Bunlar marketin dilidir. Bana getirilen sadece bilgi notları değildir. Çünkü onlarla çalışmam, bizzat markete girerim. Oradan alırım bilgileri."

"BUNLAR SADECE SANAL SİYASET, POLİTİK İFADELERDİR. SİNE-İ MİLLETİN ŞUANDAKİ ÖZÜ PARLAMENTODUR"

Bir gazetecinin muhalefetin sine-i millete dönme ile ilgili sözlerini hatırlatması üzerine Erdoğan, "Sine-i millet ifadesini kullananlara 'hadi dön' deyin dönemezler. Bunlar sadece sanal siyaset, politik ifadelerdir. Sine-i milletin şuandaki özü parlamentodur. Bu parlamento bu müracaatları kabul etmediği sürece zaten dönemezsiniz. Buna rağmen siz oturumlara katılmaya bilirsiniz bu ayrı mesele. Katılmayışınız demek sine-i millete dönmek demek değildir. Şu anda parlamentoda güçlü bir iktidar kanadı var. Bunlar her türlü kararı almaya yeterlidir, sadece anayasa değişikliği hariç. Rahatlıkla oturumlar açılabilir, yasalar çıkartılabilir. Ama ana muhalefet, muhalefet böyel bir yolu deneyebilirler. Bize düşen de hayırlı olsun demektir" yanıtını verdi.

"SAYIN BAHÇELİ'NİN KENDİ DÜNYASINDAKİ GERGİNLİK, TÜRKİYE'DE ÖYLE BİR ŞEY YOK. BİZ GAYET İYİ GİDİYORUZ"

Erdoğan, "Bana gerginliği söyler misiniz? Nedir bu gerginlik? Sayın Bahçeli'nin kendi dünyasındaki gerginlik, Türkiye'de öyle bir şey yok. Biz gayet iyi gidiyoruz. Piyasalara bakın ne var? Dünyaya bakın Türkiye'ye nasıl bakıyor. Piyasala bakın neredeyiz. Biz göreve geldiğimizde İstanbul'da piyasalarda 10 binlerdeydik. Şu anda 48 bine vuran bir piyasa var. Bu ara 38 bindeyiz. Ama 48 bini yakaladı bizim dönemimizde. Bu ne odemektir? Heran bu 48'i tekrar yakalayabilir, bu yapı bu piyasada var. Şu anda bu tür yaklaşım tarzları bu ülkenin piyasalarının rahatlamasına, kalkınmasına hazmedemeyenlerin yaklaşımıdır. 3,5 yıl gibi anca sürdürebildiler koalisyon iktidarlarını. Şimdi bu süre aşıldı. İlk defa Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 5. yılını yaşayan bir iktidar var. Bu tabii hazmedemeyenler için önemli bir süreç. Biz diyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti inşallah hayatında, siyasi yaşamında anayasının amir hükmü gereği, anayasal olmayan hiçbir şeyi yapmıyoruz ki. Anayasal olanı yapıyoruz. Dolayısıyla anayasal olmayan bir adımı atmak isteyenlerdir, bu ülkede gerilimi isteyenler. Yoksa işler gayet güzel gidiyor. Bir sıkıntı yok bir yerde. Bu kararı verecek olan da iktidardır. Bu koalisyon iktidarı olabilir. Bizden önce erken seçim kararını koalisyon iktidarı vardı, o verdi. Şimdi biz varız, biz vereceğiz, muhalefet buna katılır veya katılmaz o ayrı bir mesele. Biz şuanda Türkiye'nin gidişinden memnunuz. Sivil toplum örgütlerinin sürekli talebi bu, istiyorlar ki zamanında yapılsın, sakın böyle bir süreç başlamasın. Küresel sermayenin girişinde dikkat ettiği konular bunlar, hususlar bunlar. Ben medya gruplarından özellikle bunu bekliyorum, istiyorum ve medya grubunun da zaten şuanda benden özel görüşmelerde ricaları şudur; 'Biz erken seçimden yana değiliz.' Kendileri de bunu söylüyor. Bu dönemde bire 5, bire 10 sermayelerimiz katladı diyorlar. Nasıl oluyor da şimdi böyle erken seçim telaşına onlar da girsinler. Bunu değerlendirecek yer iktidardır. İktidar bu kararını vermiştir. Bu aynı zamanda Anayasının amir hükmü gereğidir. Biz anayasanın gereğini yapıyoruz. Türkiye böyle bir yanlışın içersine girecek olursa bu gelecek için isabetli değildir. İstikrar burada yatmaktadır, güven burada yatmaktadır. Eğer istikrarı ve güveni bu tür basit polemiklere kurban edersek, ülkemize ve milletimize ihanet etmiş oluruz. Asıl İhanet-i Vataniye budur. Biz bunun içine girmeyiz" şeklinde konuştu.

EK

Kaynak: Demirören Haber Ajansı