Halkbank'ın Net Karı İlk Yarıda Yüzde 20 Artışla 642 Milyon YTL Oldu
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, İlk Yarı Yıla İlişkin Bilanço Sonuçlarını Açıklamak Üzere Düzenlediği Basın Toplantısında, 2008 Sonunda Tüm Bankacılık Kategorilerinde Sektörün Üzerinde Büyümek İstediklerini, Bu Çerçevede Yüzde 25'lik Kar Artışı Hedeflediklerini Belirtirken, Toplam Şube Sayısını İlk Altı Ayda Açılan 22 Şubeyle 612'e Ulaştırdıklarını ve Yıl Sonuna Kadar da 35 Yeni Şubenin Da...
Halkbank 2008'in ilk yarısında net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttırarak 642 milyon YTL'ye yükseltti. Halkbank'ın toplam aktifleri de aynı dönemde yüzde 14.4'lük artışla 46 milyar YTL'ye ulaştı.
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, ilk yarı yıla ilişkin bilanço sonuçlarını açıklamak üzere düzenlediği basın toplantısında, 2008 sonunda tüm bankacılık kategorilerinde sektörün üzerinde bir büyümek istediklerini, bu çerçevede yüzde 25'lik kar artışı hedeflediklerini belirtirken, toplam şube sayısını ilk altı ayda açılan 22 şubeyle 612'e ulaştırdıklarını ve yıl sonuna kadar da 35 yeni şubenin daha hizmete gireceğini açıkladı.
-KREDİ VERMEK İÇİN MÜŞTERİNİN AYAĞINA GİDİYORUZ-
Halkbank'ın bu yıl 70'inci yılını kutladığını hatırlatan Genel Müdür Aydın, ilk yarıya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"2008'in ilk altı ayında bütün adımlarımızı Bankayı tüm faaliyet alanlarında rekabetçi bir çizgiye taşımak ve 2008 için koyduğumuz hedefleri gerçekleştirmek yönünde attık ve temel bankacılık alanlarında sektörün üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik. Halkbank 2003 öncesinde kredi hacminin düşük olduğu bir bankaydı. Şimdi kredilerimizin toplam aktiflere oranı yüzde 50'yi aştı. Bu çok önemli bir gelişme. Üstelik biz artık kredi vermek için müşterinin ayağına gidiyoruz. Bu Halkbank için büyük bir değişim ve dönüşüm."
Aydın, 2 yılı ödemesiz ve 7 yıl vadeli yatırım kredi ile 1 yılı ödemesiz 4 yıl vadeli işletme kredisi olarak tahsis etmek üzere 750 milyon dolar dış kredi bulduklarını ve şimdiye kadar bu kredinin 500 milyon dolarını reel sektöre kullandırdıklarını açıkladı.
Aydın, bireysel bankacılık ve kredi kartları konusunda Halkbank müşterilerine daha etkin hizmet vermek üzere HSBC Advantage kredi kartı konusunda yaptıkları işbirliğinin çok iyi gittiğini ve Eylül ayında yeni bir kampanya yapacaklarını belirti.
-KREDİLER SEKTÖR ORTALAMASININ ÜZERİNDE ARTTI-
Aydın, bankacılık sektörünün 2008'in ilk altı ayında yüzde 20.2'lik bir kredi büyümesi kaydederken, Halkbank'ta kredi artış oranının yüzde 24.4 olduğunu belirterek bankanın toplam kredi hacminin 22.1 milyar YTL'ye çıktığını söyledi. Aydın, kredi büyümesinde ticari,bireysel ve kooperatif kredilerindeki artışın belirleyici olduğunu, KOBİ kredilerinde de üstlendikleri misyona uygun olarak etkinlerini arttırdıklarını ve bu alanda daha da yoğunlaşacaklarını kaydetti. Aydın bireysel kredilerde 2007 sonuna kıyasla yüzde 21.1.Kobi kredilerini de içeren ticari kredilerde ise yüzde 31, kooperatif kredilerinde ise yüzde 13.1 artış sağlandığını belirtti.
-KOBİ'LERE EĞİTİM VERECEĞİZ 1.7 MİLYON EURO KAYNAK AYIRDIK-
Aydın, Kobi bankacılığı konusunda, "Biz Türkiye'de Kobi bankacılığını70 yıl önce keşfeden ilk bankayız. Bu kesimle ilişkileri sadece kredi vermek olarak da görmüyoruz. Kobi'ler için bir sosyal sorumluluk projesi geliştirdik. Rekabet gücünün arttırılması, sürdürülebilirlik, çevresel kaygılar ve iş güvenliği konusunda bir eğitim programını Kobi'lerin hizmetine sunacağız. Bunun için bir Alman danışmanlık firmasıyla anlaştık. Bu alandaki çalışmalar için 1.7 milyon Euro'luk bir kaynak ayırdık" bilgisini verdi.
-30 İLDE KREDİDE BİRİNCİYİZ-
Halkbank'ın halka açık bankalar arasında kredi hacmine göre yapılan değerlendirmede ilk yarı yılda 30 ilde birinci konumda bulunduğunu ifade eden Genel Müdür Aydın, kredi hacmindeki artışa paralel olarak pazar payında da büyüme kaydedildiğini, pazar payının kredilerde yüzde 6.2'den yüzde 6.9'a, bireysel kredilerde de yüzde 4.5'den yüzde 4.7'ye yükseldiğini söyledi. Aydın sağlıklı bir kredilendirme politikası izlendiğini ve takipteki kredi oranının sürekli düşüş grafiğinde olduğunu,bu oranın 2008 ilk yarısında yüzde 4.4'e kadar gerilediğini belirterek, bankanın faiz gelirlerinde en önemli payın da kredi faiz gelirlerinden kaynakladığını vurguladı. Aydın" Halkbank olarak artık menkul kıymetlere dayalı faiz gelirinden ziyade kredi faiz gelirleri bizim toplam karlılığımız üzerinde daha büyük etki yapar hale geldi" dedi. Aydın, mevduatın krediye dönüşüm oranında da önemli bir iyileşme olduğuna dikkat çekerek, 2007 sonunda yüzde 58.8 olan oranın 30 haziran 2008 itibariyle yüzde 61.4'e yükseldiğini, Halkbank'ın öz sermaye karlılığında da yüzde 31.3'lük oranla halka açık bankalar arasında en yüksek orana sahip bankalardan biri olduğunu kaydetti.
-RESMİ MEVDUATIN PAYI SADECE YÜZDE 7-
Halkbank'ın mevduat gelişimi hakkında da bilgi veren Hüseyin Aydın, resmi mevduatın sanıldığının aksine banka mevduatı içindeki payının düşük olduğunu hatırlatarak, "2008'in ilk altı ayı sonunda toplam mevduatımız bir önceki döneme kıyasla yüzde 28, 2007 sonuna kıyasla da yüzde 19.7 artarak 36.5 milyar YTL'ye çıktı. Bu rakamın içinde resmi mevduatın payı 2.5 milyar YTL yani yüzde 7'lik bir paya sahip" diye konuştu.
-REEL SEKTÖR DE DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM GEÇİRMELİ-
Toplantıda soruları yanıtlayan Halkbank Genel Müdürü, reel sektörün finansman darboğazı çektiğine ilişkin bir soruya yönelik şu değerlendirmede bulundu:
"Bir taraf iyi bir taraf kötü olamaz. Bankalar kredi vermeye devam ediyor. Verilen kredilerin geri dönüşünde de bir sorun yok ve karlılık da artıyor. Reel sektör de kredi kullanmaya devam ediyor. Reel sektörde bir sorun olsa bize ya da başka başkalara da yansır bu. Kredi iştahı devam ediyor ve bir zaaf da hissetmiyoruz. Demek ki her iki taraf için de işler iyi görünüyor. Öyle ki yabancı bankaların veremediği kredileri bizim yerli bankalar verebiliyor. Aslında yüksek enflasyon dönemi sorunlarına alışmış olan reel sektörün de değişim ve dönüşüm dönemi sancıları yaşadığı söylenebilir. İhracattaki büyük artış reel sektörün bu dönüşümü gerçekleştirdiğini gösteriyor. Artık yüksek kar marjlarıyla iş yapmak devri kapandı. Sadece İstanbul için ya da sadece Türkiye için üreterek değil dünya için üreterek iş yapabilirsiniz. Operasyonel giderleri de finansman giderlerini iyi yönetmek durumda herkes."
-ÖZELLEŞTİRME İÇİN TAKVİM YOK, İSTANBUL' A GELECEĞİZ-
Halkbank'ın özelleştirmesi ve İstanbul'a taşınmasına yönelik sorulara ise Genel Müdür Aydın, "Biz işimize bakıyoruz. Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararına tabiyiz. Onlar ne yönde karar verirse bize uygulamak düşer. Şu anda özelleştirmeyle ilgili bir takvim yok. 2004 yılından beridir İstanbul'lu olmak ve finans merkezinin kalbinde yer almak istediğimizi sürekli söylüyoruz. İstanbul'a taşınma konusunda biz bir anlamda İstanbul'a taşınmış durumdayız. Çünkü toplam çalışanlarımızın 1.300'ü İstanbul'da,900'ü Ankara'da bulunuyor. Bundan böyle Ankara için yeni bir departman kurmayacağız ve yeni eleman almayacağız. Kuracağımız yeni departmanlar ve alacağımız yeni personel İstanbul için olacaktır. Ataşehir'de aldığımız arsayla ilgili proje çalışmasını başlatacağız, ardından da inşaatına geçeceğiz" yanıtını verdi. Genel Müdür Aydın, Türkiye'nin diğer bölgelerine kıyasla zayıf hissettikleri İstanbul, Ankara ve İzmir'de daha güçlü hale gelmeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
-HALKBANK'IN PİYASA DEĞERİ GLOBAL KRİZ ETKİSİYLE BİRAZ DÜŞTÜ-
Halkbank'ın yüzde 25'inin halka açık olduğunu ve halka arz edildiği aşamada talebin 9 katı üzerinde bir yatırım isteği geldiğini, arzdan sonraki dönemde hisse senetlerinin dolar bazında yüzde 70, YTL bazında da yüzde 50 değer kazandığını belirterek, "Global krizin etkisiyle doğal olarak Halkbank'ın da piyasa değerinde kısmi bir değer kaybı oldu.Ancak yine de çıkış değerinin üzerindeyiz. Yüzde 25'lik halka arz edilen bölümün önemli kısmı yabancıların elinde. Biz yabancı yatırımcılarla sürekli görüşüyoruz. Genelde olumlu bir yaklaşım içindeler" değerlendirmesini yaptı.
-SİGORTA ŞİRKETLERİNE ÇOK TALEP VAR-
Halkbank'ın iştiraklariyle ilgili soruları yanıtlayan Aydın, "Bizim şu anda Halk Yatırım'ın yanı sıra Birlik Sigorta ve Birlik Hayat iştiraklerimiz bulunuyor. Sigortacılık alanında bu kuruluşları daha iddialı hale getireceğiz. Yeniden yapılandırma çalışmalarımız sürüyor. Satış konusunda bir politikamız yok, ama ciddi bir talep olduğunu da söyleyeyim. Halk Leasing konusunda ise şu anda hiç kimse çoğunluk hissesine sahip değil. Yüzde 47'si bizde yüzde 47'si Koç Grubu'nda ve yüzde 5'i de Merkez Bankası'nın elinde. Şu aşamada çoğunluk oranını değiştirme yönünde hiç kimse bir talep ya da niyet açıklamış değil. Hayat devam ediyor. Ancak zaman ne gösterir bilinmez" diye konuştu. (ANKA)
(NÇ/YLD/ZG)















