Ekonomide Siyasilerin Sözlerine Güvenenler Battı - Haberler
Haberi Paylaş

Ekonomide Siyasilerin Sözlerine Güvenenler Battı

Ekonomide Siyasilerin Sözlerine Güvenenler Battı

Yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 30 değer kaybeden Türk parası, hem vatandaşı hem de KOBİ'leri yaktı.

 - Güncelleme:

Taraf Gazetesi yazarı Süleyman Yaşar'ın köşesine taşıdığı yazıya göre, artan döviz fiyatları piyasada yangın başlattı. Vatandaşın cep telefonu, bilgisayar gibi temel İhtiyaç maddesi haline gelen ürünlere ulaşması zorlaştı. Döviz borcu olanlar zora girdi. Türkiye istihdamının yüzde 76'sını sağlayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) pek çoğu, dolarla aldığı ithal girdilere ulaşamadığı için üretimi durdurdu.

HALA KRİZ YOK DİYORLAR AMA...

AK Parti yöneticileri hala Türkiye ekonomisinin çok iyi olduğunu, kriz sinyali almadıklarını söylüyor. "Kriz yok, manipülasyon var" diyen iktidar, manipülasyonu niye önlemiyor. İktidar vatandaşın mağduriyetini gidermek zorunda. Aksi takdirde AK Parti'ye güvenen girişimci batacak.

İşte Süleyman Yaşar'ın o yazısı:

Bildiğiniz gibi Türk parası son bir ayda Amerikan Doları karşısında yüzde 15 oranında değer kaybetti. Böylece yıl başından bugüne Türk parasının Amerikan Doları karşısındaki değer kaybı yüzde 30'a ulaştı. Tabii bu arada Türk parasının euro karşısında da yıl başından bu güne değer kaybı yüzde 28'e kadar yükseldi.

Peki, Türk parasındaki bu hızlı değer kaybının sonuçları vatandaşa nasıl yansıdı?

Şöyle yansıdı; cep telefonlarının, bilgisayarların fiyatları yüzde 30 oranında arttı. Böylece çocuğuna bilgisayar alacak pek çok aile bu alımdan vazgeçti.

CEP TELEFONU VE BİLGİSAYAR TEMEL İHTİYAÇ OLDU ARTIK

Hemen aklınıza bunlar lüks tüketim malları düşüncesi gelebilir. Öyle değil işte. Cep telefonu ve bilgisayar artık temel ihtiyaç malları oldu. Hem öğrenci hem de evdeki bütün gençler için. Ve artan döviz fiyatları nedeniyle temel ihtiyaç mallarını almak artık zorlaştı. Çünkü aile bütçeleri bu fiyat artışını karşılayamıyor.

Bu arada döviz borcu olanlar da zora girdi. Çünkü Türkiye istihdamının yüzde 76'sını sağlayan küçük ve orta ölçekli firmalar yani KOBİ'lerin pek çoğu döviz borçlarını sigorta ettiremiyor. Dolayısıyla artan döviz fiyatı nedeniyle KOBİ'ler vadesi gelen döviz borçlarını ödeme güçlüğüne düştü. Yine pek çok KOBİ üretiminde ithal girdi kullanıyor. Bu ithal girdilerin fiyatlarının artması üretimi durdurdu. Zaten gerileyen kapasite kullanımları ve düşen güven endeksleri bu durumu bize gösteriyor.

AK PARTİ YÖNETİCİLERİNE GÖRE EKONOMİ ÇOK İYİ AMA MANİPÜLASYON VAR

Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…

Anlattık, çünkü vatandaş ve KOBİ'ler Türk parasının hızlı değer kaybı nedeniyle zora düştü. Ama AK Parti'li yöneticiler açıklamalarında Türkiye ekonomisinin çok iyi olduğunu kriz sinyali almadıklarını belirtiyorlar. Şimdi Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin açıklamasına bakalım. Piyasalardaki endişeyi yersiz bulan Zeybekçi "Kriz yok manipülasyon var" diyor. Ardından "işinize bakın, kriz yok ben söylüyorum" diyerek işadamlarına güvence vermeye çalışıyor aklınca.

MANİPÜLASYON VARSA NİYE ÖNLEMİYORSUN?

Peki, madem manipülasyon var, farkında olduğunuz hâlde niye önlemiyorsunuz, diye sormak gerekiyor. Bildiğiniz gibi manipülasyon suç. Anlayacağınız, suç işlenmesine seyirci kalarak vatandaşın fazladan yüzde 30 para ödemesine ve tasarruflarının yüzde 30'unun erimesine neden oluyor bakan.

Yine Başbakan Davutoğlu; doların 3 liraya dayanmasını iktisat yazınında yer almayan bir terimle açıklıyor. Ve "Doların yükselişi refleksif tepki, yapısal ve kalıcı bir tepkiden değil" diyor. Oysa iktisat yazınına göre; vatandaş, kendi ülke parası yerine başka ülkenin parasını tutuyorsa bu davranış kendi ülkesinin yöneticisine güvenmediğini gösterir. Vatandaşın daha iyi yönetilen ülkenin parasını tutmasına da dolarizasyon adı verilir. Dolayısıyla sıkışınca uydurulan refleksif tepki kavramının iktisat yazınında yer almadığını tekrar belirtelim.

DEVLET KUR FARKLARINI KARŞILAMALI

Gelelim şimdi ne yapılması gerektiğine…

Şunlar yapılmalı;

Kur farklarından doğan zararlar için derhal KOBİ'lere Hazine ve diğer kamu kaynaklarından kaynak aktarması yapılmalı.

KOBİ'lere ve vatandaşa gelen hacizler durdurulmalı.

İcra ve avukat masrafları devlet tarafından karşılanmalı.

Borçların ödenmesi borçlunun kabulü koşuluyla zamana yayılmalı.

Vergi ve sosyal güvenlik affı getirilmeli.

Yine devlet KOBİ'lere, ödedikleri dolaylı ve doğrudan yıllık vergi toplamı kadar bir yıl vadeli kredi vermeli.

4.5G İHALESİNDEN GELEN 13 MİLYAR LİRA KUR FARKINDAN ZORA DÜŞEN KOBİ'LERE VERİLMELİ

Kaynak nerede peki, sorusu akla gelebilir. Hemen cevaplayalım dün Başbakan Davutoğlu 4.5G ihalesinden 3,96 milyar euro devletin kasasına girdiğini söyledi. İşte bu kaynak 13 milyar liraya denk geliyor. Ve KOBİ'lerin kur farklarının bir kısmını karşılayabilir.

AK PARTİ'YE GÜVENEN BATACAK MI?

Kısaca Başbakan ve Ekonomi Bakanı vatandaşın mağduriyetini gidermek zorundalar. Aksi takdirde AK Parti'ye güvenip iş yapan girişimci batacak.

Haberler.com - Ekonomi

Süleyman Yaşar Taraf Gazetesi Ak Parti Türkiye Ekonomi Ekonomi Ekonomi Ekonomi Güncel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım

Yorumlar (10)

mesela:

EMEKLİLİĞİMİ ISTEDİM İŞLEMLER 45-50 GÜN SÜRÜYORMUŞ ALACAĞIMI ERİTTİLER.

Hadi oradan feleçaket tellalleri:

Milleti kılkırtmaktan başka birieye yaradığınız yok, bir köşe vermişler elinize bir kalem atıp tutun .

cisem:

Yanlış oy verdim

Tüm 10 yorumu okumak için tıklayın
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title