Devlet, Kredileri En Düşük Faizi Uygulayan Bankalar Aracılığıyla Kullandırtacak
Halk, Ziraat ve Emlak Bankası Aracılığıyla Kredi Kullandırtan Hazine'nin, En Düşük Faizi Uygulayan Herhangi Bir Banka Aracılığıyla Bu Uygulamayı Yapacak Bankacılık Sistemi Geliştirdiği Öğrenildi.
Halk, Ziraat ve Emlak Bankası aracılığıyla kredi kullandırtan Hazine'nin, en düşük faizi uygulayan herhangi bir banka aracılığıyla bu uygulamayı yapacak bankacılık sistemi geliştirdiği öğrenildi.
Esnaf ve sanatkarın, Halk Bankası'nın özelleştirilmesi süreciyle ilgili tepkilerinin yersiz olduğunu belirten TBMM KİT Komisyonu Üyesi ve AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, "Sanki kredileri bu bankalar kullandırıyor. Krediyi esnaf ve sanatkara, çiftçiye ve konut alanlara veren devlet. Hazine faiz farkını sübvanse ediyor. Biz öyle bir sistem geliştirdik ki, faiz konusunda ihale açıp en düşük faizi uygulayan herhangi bir banka aracılığıyla krediyi kullandırtacağız" dedi. Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Emlak Bankası'nın yeniden yapılandırılması ve hisse satış işlemleri için tanınan ve 2005 yılında sona eren 5 yıllık sürenin, özelleştirme sürecinin devam etmesinden dolayı 10 yıla çıkarılması konusunda TBMM'de kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de onayladığı kanun teklifinin sahibi AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, esnaf ve sanatkarın, "Halkbank özelleşirse krediyi nereden alacağız?" endişelerine açıklık getirdi.
Esnaf, sanatkar ve KOBİ'lere krediyi Halkbank'ın değil, Halkbank aracılığıyla hazinenin verdiğini vurgulayan Ahmet Yeni, 2002'de bankacılık sektörünün battığını, AK Parti iktidarının bu sektörü ayağa kaldırdığını hatırlatarak, "Batmış bir sektörü ayağa kaldırdık, kara geçirdik, insanımızı gecelik yüzde 7500'lük faizlerden kurtardık, devlet memurlarına maaşının ödenemediği 2002'nin o gününde Halk Bankası da maalesef gidiyordu. Bunları unutanlar kamu bankalarının özelleştirilmesine karşı çıkıyor. Sanki esnaf ve sanatkara, KOBİ'lere o kredileri Halk Bankası veriyor. Krediyi faiz farkını sübvanse ederek veren devlet. Yani devlet krediyi bugün nasıl Halk, Ziraat ve Emlak Bankası aracılığıyla sübvanse ederek kullandırıyorsa, özelleştirildiklerinde de devlet kredi kullandırtmak isteyeceği kesim için ihale açacak, en düşük faizi uygulayan banka aracılığıyla yine krediyi kullandırtacak. Bu sistemi kurduk. İhaleyi kazanan A, B, C veya herhangi bir bankadan kredi kullanılabilecek" diye konuştu.
"BANKA BATIRANLAR ORTALIKTA DOLAŞIYOR"
Halk, Ziraat ve Emlak Bankaları'nın özelleştirme kapsamına kendilerinden önce alındığını, bu bankaların yeniden yapılandırılması ve hisse satış işlemleri için tanınan ve 2005'te sona eren 5 yıllık süreyi 10 yıla çıkararak özelleştirme sürecini devam ettirdiklerini kaydeden Ahmet Yeni, "Bizden önce söz konusu bankalardan kullanılan kredilerin yüzde 80-90'ı geri dönmüyordu. Şu anda yüzde 1'i dönmüyor. Biz rakamlarla konuşuyoruz, banka batırıp ortalıkta dolaşan, reklamlar yapan kişiler değiliz. İmar Bankası'ndan bilmem hangi bankaya kadar çalmış bitirmişlerdi. Yavrularımız için tez konusu olacak soygun olaylarını biz yapmadık. Ama onlar ortada geziyor, Türkiye'yi ayağa kaldıranlar eleştirilmeye çalışılıyor, hayretle izliyorum. 22 bankanın batırdığı rakamlar bugün bizim elimizde olsa Türkiye'nin kalkınmasını katlardık" dedi.
Masaya ve kasaya sahip çıktıklarını, parayı ve bilgiyi iyi yönettiklerini, halktan aldıkları vergileri sağa sola çarçur etmediklerini ifade eden Yeni, şöyle devam etti:
"Bugün, Halk Bankası'nın özelleştirilmesine karşı çıkanlar kendi dönemlerinde esnaf ve sanatkara yüzde 59 faizle kredi kullandırıyordu. Biz yüzde 13'le kullandırıyoruz. Ziraat Bankası 350-400 YTL kredi kullandırabilmişti, şimdi 5 milyar YTL'ye çıktı. Dünü unutanlar geleceği göremezler. Türkiye, Dünya Bankası (DB) ve Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) başka yerden kredi alamıyordu. Rakamlar da 500 milyon dolarlar seviyesindeydi. Şimdi, dünyanın bütün kreditör kuruluşları Türkiye'ye kredi vermeye çalışıyor. Biz de 'İyi de düşür bakalım şu faizleri' diyoruz. O noktaya geldik. Türkiye'nin durumu 2002'de maalesef tefecinin eline düşmüş esnaf ve tüccarın durumuna benziyordu. Şimdi öyle mi? Sonuç itibariyle biz olalım, olmayalım, ancak 30 yıllık bankacı ve 4.5 yıllık milletvekili olma tecrübemle diyorum ki; geleceğimizi, çoluk çocuğumuzu, varlığımızı düşünüyorsak, ülkemiz ancak tek başına güçlü bir iktidarla sıçrama yapabilir. Türkiye hep tek başına iktidarlar döneminde kalkınmıştır. En son koalisyon döneminde KİT Komisyonu bile toplanamıyordu. Hangi dosyayı elimize alsak elimizde kaldı. Mahkemede zaman aşımına uğradı. Çalan çalmış gitmiş. Toplanıp bir karar verip sonuç alamamışlar. 2002'de 4-5 sene önceki hesaplarla karşı karşıyaydık. Şimdi 2005-2006'nın hesaplarını konuşuyoruz. Türk Eximbank, maalesef bugüne kadar denetlenmemiş. Bu bankayı benim komisyon başkanlığımda denetleyeceğiz. Koalisyon bu ülkeye sıkıntı çektirmiş. Bizim, ülkemiz için yolumuza güçlü bir şekilde devam etme mecburiyetimiz var. Halk Bankası'nın özelleştirilmesini eleştirenler de neyi eleştirdiğini bilmeli, hayata geçireceğimiz sistemi çözmeli."
(AG-SA-NÇ-NÇ-E)










