Prof. Dr. Özener: "Afet olursa İstanbul sahipsiz değil"

Prof. Dr. Özener: 'Afet olursa İstanbul sahipsiz değil'
Güncelleme:
+26 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Biruni Üniversitesi’nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde akademik yılın ilk dersini veren İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, İstanbul’un afetlere yönelik hazırlık çalışmalarını anlattı.

Biruni Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde akademik yılın ilk dersini veren İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, İstanbul'un afetlere yönelik hazırlık çalışmalarını anlattı. Afet anında ilimizde ve ilçelerimizde çalışma gruplarının koordinasyonu sağlamak amacıyla görev alacak 19 bin 699 kişinin isim ve görevlerinin önceden belirlendiğini ifade eden Özener, "Bir afet olduğu zaman İstanbul sahipsiz değil" dedi. Özener, İstanbul'un 39 ilçesinin de destek amacıyla 51 il ile eşleştirildiğini belirtti.

Biruni Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, üniversitenin konferans salonunda gerçekleştirildi. Üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin katıldığı programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Ebu Reyhan el-Biruni Belgeseli ile üniversite tanıtım filmi gösterildi. Akademik ve öğrenci başarılarından kesitlerin de yer aldığı programda Rektör Prof. Dr. Adnan Yüksel açılış konuşmasını yaptı. İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise üniversiteye yeni başlayan öğrencilere "Afet Yönetiminde Türkiye'nin Dayanıklılık Stratejileri ve Uygulamaları" başlıklı akademik yılın ilk dersini verdi.

"Eğitim ders dinlemek, sınava girmek ve diploma almak değil"

Yeni öğrencileri selamlayan Rektör Prof. Dr. Adnan Yüksel, üniversite eğitiminin öğrencinin yalnızca mesleki bilgi edinmesini değil, düşünce biçimi ve davranışlarının da değişmesini sağlaması gerektiğini söyledi.

Yüksel, öğrencilere hitaben, "Kendinizi ve dünyayı değiştireceğiniz yere hoş geldiniz. Yeteneklerinizi ortaya çıkararak fark oluşturacağınız üniversitenize hoş geldiniz. Eğitim ; burada ders anlatmak, ders dinlemek, ders çalışmak, sonra sınava girmek ve diploma almak asla değil. Eğitim değişimdir. Dünya nasıl hızlı ve çok çeşitli bir şekilde değişiyorsa biz de değişeceğiz. Kendi özelliklerimizden vazgeçmeden değişen dünyaya adapte olacağız, hızlı olacağız ve çok düşüneceğiz" diye konuştu.

Eğitimin en önemli görevlerinden birinin düşünmeyi öğretmek olduğunu vurgulayan Yüksel, öğrencilerden üniversite yıllarında yalnızca derslere değil, bilimsel üretime de odaklanmalarını istedi.

"Hepimiz değişeceğiz, herkesten çok merak edeceğiz"

Öğrencilerin sahip oldukları yetenekleri ortaya çıkarmalarının önemine dikkat çeken Yüksel, eğitimin alışkanlıkları ve davranışları geliştiren bir süreç olduğunu belirtti.

Yüksel, "Eğitim dediğiniz, yetenekleri ortaya çıkarmaktır. Eğitim dediğiniz şey alışkanlıkları ve davranışları bir noktadan alıp başka bir noktaya getirmektir. Hepimiz değişeceğiz. Herkesten çok çalışacağız ama herkesten çok ne yapacağız? Merak edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin üniversite hayatları boyunca mutlaka proje çalışmalarının içinde yer almaları gerektiğini belirten Yüksel, patent ve özgün fikir geliştirme kültürünün de önem taşıdığını söyledi.

"Hocalarınızın ve asistanların yanından ayrılmayın"

Akademik danışmanlığın öğrencilerin gelişimindeki rolüne değinen Yüksel, öğrencileri akademisyenlerle birlikte araştırma ve proje üretmeye çağırdı.

Yüksel, "Akademik danışmanlık alacaksınız. Hocaların, asistanların yanından hiç ayrılmayacaksınız. 'Hocam bu çalışmanıza katılabilir miyim, bu projeyi beraber yapabilir miyiz, aklıma bu geldi, bunu nasıl değerlendirebiliriz?' diyeceksiniz. Başka türlü vizyonunuz ve düşünceniz gelişmez" dedi.

Öğrencilere zamanı iyi kullanmaları, zorluklar karşısında vazgeçmemeleri ve yaptıkları işe değer katmaları çağrısında bulunan Yüksel, "Merak çalışmanın da önünde. En çok merak edeceğiz. Hayat işini iyi yapanlara kalır" diye konuştu.

"1999 Marmara depremi bir milat olarak kabul edilebilir"

Akademik yılın ilk dersini veren Prof. Dr. Haluk Özener, Türkiye'de afet yönetimi sisteminin geçirdiği dönüşümü anlatarak 1999 Marmara Depremi'nin önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Özener, "1999'da Marmara'da büyük bir deprem oldu. 17 binden fazla vatandaşımızı kaybettik. O tarih bir milat olarak kabul edilebilir. Çünkü ondan sonraki gelişmeler değişmeye başladı" dedi.

Türkiye'de daha önce üç farklı kurum tarafından yürütülen afet yönetimi çalışmalarının 2009 yılında AFAD çatısı altında birleştirildiğini belirten Özener, afet yönetimi anlayışının da zaman içinde değiştiğini ifade etti.

Özener, "Daha önceden kriz yönetimi yaklaşımı vardı, şimdi risk yönetimine dönüştü. Krizden riske geçiş oldu. Zararı azaltma yerine risk azaltmaya ve dirençliliği artırmaya yöneldik" diye konuştu.

Afet yönetiminin yalnızca olay sonrasındaki müdahaleden oluşmadığını vurgulayan Özener, "Öncelikle risk ve zararları azaltmadan bahsediyoruz, sonra hazırlık geliyor. Bir afet oluyor, afetten sonra müdahale ve müdahaleden sonra iyileştirme çalışmaları oluyor" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin en büyük afet riski deprem"

Türkiye'nin afet riskleri arasında depremlerin önemli yer tuttuğunu belirten Özener, Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ve Ege Bölgesi'ndeki tektonik hareketliliğe dikkati çekti.

Türkiye'de 5,5'in üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip 500'e yakın diri fay bulunduğunu ifade eden Özener, deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde yalnızca haritalardaki renklerin yeterli olmadığını, zemin koşullarının da mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Anadolu'nun sürekli hareket halinde olduğunu belirten Özener, GPS ölçümlerine göre Anadolu'nun yılda ortalama 20-25 milimetre güneybatı yönünde hareket ettiğini, Ege Bölgesi'nde bu hareketin bazı alanlarda 35 milimetreye ulaşabildiğini aktardı.

"Marmara'da büyük depremler oldu ve olacak"

Marmara Bölgesi'nin tarihsel deprem geçmişine dikkati çeken Özener, bölgede gelecekte de büyük depremlerin yaşanabileceğini söyledi.

Özener, "Tarih boyunca Marmara'da büyük depremler oldu ve olacak. Deprem tehlikesi yok diyen bazı bilim insanları var. İnşallah onların söylediği olur ama bilim ve akıl Marmara'da deprem olacağını doğruluyor" ifadelerini kullandı.

Afet meydana gelmeden önce riskleri azaltmanın önemine işaret eden Özener, İl Risk Azaltma Planlarının bu anlayışla hazırlandığını belirtti.

"1 liralık yatırım 10 liralık kazanca dönüşebiliyor"

Afet öncesinde gerçekleştirilen yatırımların afet sonrasındaki kayıpları önemli ölçüde azaltabileceğini söyleyen Özener, İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde bu etkinin daha da yüksek olduğunu belirtti.

Özener, "Bir afet öncesi yapılacak 1 liralık yatırım, size afetten sonra 10 liralık kazanç olarak karşınıza geliyor. Eğer siz bu yatırımları Marmara Bölgesi'ne, İstanbul'a yapıyorsanız ekonomi, sanayi, ihracat ve istihdamın yoğunluğu nedeniyle belki 20-25 kat geri alıyorsunuz" dedi.

İstanbul İl Risk Azaltma Planı'nın sürekli güncellenen dinamik bir yapı olduğunu belirten Özener, 2022 yılında 454 olan eylem sayısının 2026 itibarıyla yaklaşık 1.985'e yükseldiğini aktardı.

"Bir afet olduğu zaman İstanbul sahipsiz değil"

İstanbul'un afet anındaki organizasyonuna ilişkin bilgi veren Özener, kentte görev yapacak personelin önceden tanımlandığını belirtti.

Özener, "Bir afet olursa afet anında çalışma grupları arasında koordinasyonu sağlayacak 19 bin 699 kişinin isimleri belli, görevleri belli. Bir afet olduğu zaman İstanbul sahipsiz değil" dedi.

İstanbul'un 39 ilçesinin afet durumunda destek sağlamak üzere 51 il ile eşleştirildiğini belirten Özener, söz konusu illerin İstanbul'daki ilçelerin afet planlarını önceden incelediklerini ve gerektiğinde devreye girecek şekilde hazırlık yaptıklarını söyledi.

Afet sonrasında kullanılacak acil ve geçici barınma alanlarının da önceden planlandığını ifade eden Özener, kapalı pazar, stadyum, halı saha gibi alanların acil barınma alanı, okul bahçeleri, spor salonları, camilerin ise ihtiyaç halinde geçici barınma merkezi olarak kullanılabilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü aktardı.

Özener, İstanbul İRAP çalışmalarına ev sahipliği yaptığı için Biruni Üniversitesi'ne AFAD ve İstanbul adına teşekkür ederek, afetlere dirençli şehirlerin oluşturulmasının bütün kurumların ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini kaydetti.

Programa; Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel'in yanı sıra rektör yardımcıları, fakülte dekanları, akademisyenler ve idari kadro katıldı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.