DSİ Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı Komisyonda

DSİ Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı Komisyonda

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın...

DSİ Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı Komisyonda

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 7 maddesi kabul edildi.

Komisyon, AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu başkanlığında toplandı.

Toplantıda, komisyonda görüşülen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın adı, verilen önergeyle değiştirildi.

Komisyon toplantısında, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı şeklinde adı değiştirilen tasarının 7 maddesi de kabul edildi.

Buna göre, baraj ve gölet su yüzeyleri ile rezervuar alanında azami su kotu ile işletme kotu arasında kalan yerlerde güneş enerji sistemlerinin kurulmasına yönelik DSİ Genel Müdürlüğüne gelen taleplerden uygun görülenleri bedeli karşılığında kiralamak, DSİ'nin görevleri arasına ekleniyor.

DSİ Genel Müdürlüğünün, su tahsisi yapmaya görevli ve yetkili olduğuna dair hüküm açık şekilde kanuna yazılıyor.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda yer alan yetkiler, DSİ Genel Müdürlüğüne veriliyor. Böylece, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile sulama faaliyetlerinin birlikte yürütülmesi ve bu hizmetlerin kamusal faydasının artırılması hedefleniyor.

Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerine ilişkin görev ve yetkilerini yerine getirmek üzere DSİ bünyesinde yeni hizmet birimleri kurulacak; genel müdür yardımcısı sayısı dörtten beşe çıkarılacak.

Genel Müdürlük tarafından gerçekleştirilen arazi toplulaştırması işlemleri için yapılan harcamalar ile baraj, gölet gibi depolama tesislerinin sulama maksadına ilişkin yatırım bedeli ve sulama tesislerinin yatırım bedeli, amortismana tabi olmayacak.

Sulama sahası içerisinde sulama yapan veya yapacak olan gerçek ve tüzel kişiler, sulama tesisinden faydalanma sözleşmesini imzalamak şartıyla tesisin sağladığı hizmetten faydalanma hakkına sahip olacak.

İşletme, bakım ve yönetim sorumluluğu kamu kurum ve kuruluşları dışındaki tüzel kişilere devredilmiş sulama tesislerinde, faydalananların ödeyeceği ücretler ve bunların ödeme süresine ilişkin hususlar devir sözleşmesi ile belirlenecek. Bu ücretlerin tahsilatı, devralan tarafından sağlanacak. Zamanında ödenmeyen ücretlere ilişkin, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takip işlemleri yapılacak.

DSİ Genel Müdürlüğü, yargı harçları dahil her türlü harçtan, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden; görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden damga vergisi ve gelir vergisinden ve paydan; sahip olduğu bina, arsa ve araziden dolayı bina ve arazi vergisinden; görevlerin ifası için gerekli olup ithal edilecek, binek araçları hariç motorlu vasıtalar ile motorlu, motorsuz makine, cihaz, araç-gereç ve bunların yedek parçalarının her türlü vergi ve harçlarından muaf olacak.

Görüşmelerden

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, sulama sahası içerisinde sulama yapan veya yapacak olan gerçek ve tüzel kişilerin, sulama tesisinden faydalanma sözleşmesini imzalamak şartıyla tesisin sağladığı hizmetten faydalanma hakkına sahip olacağına ilişkin düzenlemenin tasarıdan çıkarılmasını istedi.

Komisyon üyesi CHP'li milletvekilleri, işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu kamu kurum ve kuruluşları dışındaki tüzel kişilere devredilmiş sulama tesislerinde, faydalananların ödeyeceği ücretlerin ve bunların ödeme süresine ilişkin hususların devir sözleşmesi ile belirlenmesini öngören düzenlemeye yönelik eleştirilerini sıralayarak, düzenlemenin tasarıdan çıkarılmasını talep etti.

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek ise "2002'de çiftçinin borcu ne kadardı, bugün ne kadar? 2002'de benim köyümde ipotekli tarla yoktu. Parası olan çiftçi tarlasını ipotek etmez. Bugün itibarıyla çiftçinin devlet bankalarına ve özel bankalara borcu ne kadar?" sorularını yöneltti.

Çiftçilerin, kazandıklarıyla, bankadan kullandığı kredinin sadece faizini ödeyebildiğini savunan Şimşek, "Çiftçi, ağustos-eylül ayında ürününü satıyor, krediyi kapatıyor, eşinden dostundan borç buluyor, ondan sonra gidiyor bankadan kredi almak için ricacı oluyor." ifadesini kullandı.

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı da tasarıda yer verilen, "gerçek ve tüzel kişiler" ibaresinin çıkarılmasını istedi. Varlı, "Bu kanunda, bu maddeyi çekerek, üzerinde tekrar bir düzenleme yapalım." diye konuştu.

"Su hudutsuz değil, sınırlı"

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, tarla içi sulamalarda özellikle tarlanın başına kadar sulamayı getirdiklerini ve oradan suyu vereceklerini belirterek, "Su hudutsuz değil, sınırlı. Dolayısıyla belli bir plana göre su verilecek." dedi.

Çiftçilerin, sayaç olmadığı takdirde vahşi sulama yaptığını ve tarlaların tuzlandığını aktaran Eroğlu, tasarıda yer verilen düzenleme ile sulamayı kontrol altına almayı amaçladıklarını, kapalı sulamada sayaç getirildiğini söyledi. Eroğlu, açık sulamada herhangi bir sayacın olmayacağını dile getirdi.

Kapalı sulamada, su kumanda sistemi ile modern bir şekilde bunu yapmak istediklerini de anlatan Eroğlu, "Düzenleme, çiftçinin lehine. Orada sulama yapanların toplamının menfaatine olan bir husustur. Bu, çiftçimizin lehine olan, aynı zamanda tarlanın tuzlanmasını ve çoraklanmasını önlemek için yapılan bir çalışmadır." açıklamasında bulundu.

Sulama barajları ve göletlerde büyük bir hamle yaptıklarını anımsatan Eroğlu, bu alanda alt yapıyı hazırladıklarını vurguladı.

Türkiye'nin her noktasında otomatik meteoroloji ölçüm sistemlerinin bulunduğunu hatırlatan Eroğlu, çok büyük bir bilgi işlem merkezi kurduklarını, bütün Türkiye'nin adeta avuçlarının içinde olduğunu, nerede orman, tarım arazisi vesaire türü alanların bulunduğunu bildiklerini söyledi.

Sayaç düzenlemesinin, tarla içi sulama sistemleri götürülen vatandaşlara dair bir düzenleme olduğunu ifade eden Eroğlu, bu kapsamda çiftçilere eğitim verileceğini de aktardı. Eroğlu, "Burada bütün maksadımız suyun tasarruflu kullanılmasıdır. Amaç suyun israf edilmemesi, lüzumsuz kullanılmamasıdır." dedi.

Eroğlu, vahşi sulamada, suyun yer altına sızmasının ve buharlaşmasının daha fazla olacağına da dikkati çekti.

Bakan Eroğlu, çiftçilere 2018 yılında yapılacak destek ödemeleri miktarının toplam 29 milyar 600 milyon lira olduğunu hatırlattı.

Veysel Eroğlu, devletin yaptığı sulama tesislerinin özelleştirilmesinin söz konusu olmadığını belirterek, yap-işlet-devret modelinin önünü açmak adına bir imkan olması için tasarıda düzenleme yaptıklarını anlattı.

Eroğlu, çiftçilerin, Ziraat Bankası ile Tarım ve Kredi Kooperatiflerinden yıllık kullandığı kredi miktarının 60 milyar lira, kredilerin dönüş oranının ise yüzde 99 olduğunu aktardı.

Komisyon Başkanı Mehmet Babaoğlu, yarın saat 17.00'de toplanmak üzere toplantıyı kapattı.

Kaynak: AA