Boris Johnson'ın dedesi Ali Kemal Bey kimdir?

Boris Johnson'ın dedesi Ali Kemal Bey kimdir?

İngiltere başbakanı seçilen Boris Johnson, Osmanlı'da İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ali Kemal Bey'in torunu çıktı. Ali Kemal Bey kimdir?

Boris Johnson'ın dedesi Ali Kemal Bey kimdir?

Osmanlı İmparatorluğu'nda Dahiliye Nazırlığı görevini yürüten Ali Kemal Bey'in torununun oğlu olan Boris Johnson, Muhafazakar Parti'nin genel başkanı ve İngiltere'nin başbakanı seçildi. Ali Kemal kimdir? Ali Kemal biyografisi…

ALİ KEMAL BEY KİMDİR?

Ali Kemal, 1867 tarihinde İstanbul'un Süleymaniye semtinde dünyaya geldi. Asıl adı Ali Rıza olan gazeteci, Ali Kemal ismini Vatan şairi Namık Kemal'i çok sevdiği için aldı. Babası, Çankırı'nın Orta ilçesine bağlı Kalfat beldesinde doğdu, İstanbul'da mumculuk işine girerek mumcular esnafı Kethüdası olan Hacı Ahmed Rıza idi. Ali Kemal, İstanbul'da Mülkiye Mektebi'nde eğitim gördü. Dört yılın ardından buradan ayrılarak Fransızcayı ilerletmek amacıyla 1886'da Paris'e gitti. 87 yılında Fransa'dan Cenevre'ye geçti ve 1888'de İstanbul'a döndü. Yeniden Mülkiye Mektebi'ne başladı ve bir öğrenci derneği kurdu. Kurduğu dernek kapatıldıktan sonra yeniden bir dernek kurma taşebbüsünde bulununca dokuz ay hapis cezası aldı. Hapisten çıktıktan sonra Temmuz 1889'da Halep'e sürgün edildi.

JÖN TÜRKLER İLE II. ABDÜLHAMİT ARASINDA ARABULUCU OLDU

Kemal Bey, Halep'te kaldığı yıllarda Halep İdadisi'nde Türk Dili ve Osmanlı Edebiyatı hocalığı yaptı. 1895'te izinsiz İstanbul'a döndü. Bunun üzerine hakkında tekrar sürgün kararı çıkınca Jön Türkler'in bir çeşit karargahı haline gelen Paris'e 1894 yılında tekrar gitti. Paris'te bulunduğu sırada Jön Türkler ile II. Abdülhamit arasında arabulucu rolünü üstlendi. Mizancı Murat'ın Jön Türk hareketinden ayrılmasından sonra Ali Kemal de bu hareketten ayrıldı. Paris'te bir yandan Siyasal Bilgiler okuyor, bir yandan gazetecilik yapıyor, İstanbul'daki İkdam gazetesine yazılar ve çeviriler gönderiyordu.

BRÜKSEL ELÇİLİĞİNDE KATİPLİK YAPTI

Gazeteci, 1897'de Brüksel Elçiliğinde ikinci kâtipliğe atandı. 1899'da Siyasal Bilgiler diplomasını almasıyla II. Meşrutiyet'in ilanına kadar Mısır'da yaşadı. Kahire'de Mısırlı bir prense ait bir çiftliği idare etti. 1903 yılında Londra'da Winifre Brun adlı bir İngiliz ile evlendi. Bu evliliğinden Selma adında bir kız, Osman adında bir erkek çocuğu dünyaya geldi. Oğlunun doğumunun hemen ardından eşini kaybetti. II. Meşrutiyet'in ilanından bir gün önce İstanbul'a döndü.

YAZILARI VE SÖYLEMLERİ 31 MART OLAYLARINI ALEVLENDİRDİ

İstanbul'da İkdam gazetesinin başyazarlığını üstlenen Ali Kemal, Darülfünun'da Edebiyat Fakültesi'nde siyasi tarih dersleri veriyordu. Osmanlı Ahrar Fırkası'na katılan Kemal'in padişaha karşı tavrı nedeniyle o dönem İttihatçılar tarafından eleştirilmiş ve eleştiri hedefini İttihat ve Terakki Cemiyeti olarak belirlemiş. İkdam gazetesinde cemiyete karşı ağır eleştiriler içeren başyazılar yazmaya başladı. Ali Kemal'in tahrikleri 31 Mart Olayı'nın çıkmasında etkili oldu. Olayların büyümesiyle Ali Kemal yeniden Paris'e gitmek zorunda kaldı. Bu arada Mülkiye'deki görevine son verildi. İttihat ve Teraki Yönetiminin iktidardan uzaklaşmasının ardından 1912 affıyla İstanbul'a geri gelen Ali Kemal İkdam Gazetesi'nde başyazar olarak yazılarına devam etti ancak altı ay sonra hükümet Bâb-ı Âli Baskını ile devrilince Viyana'ya sürüldü. Üç ay sonra İstanbul'a döndü. 14 Kasım 1913'te Peyam Gazetesi'ni yayınlamaya başladı ve başyazarlığını üstlendi. Mülkiyedeki hocalığı da geri veridi.

Mektepler Nazırı Zeki Paşa'nın kızı Sabiha Hanım ile evlendi. Bu evliliğinden Zeki adında bir oğlu dünyaya geldi. Ocak 1913'te İttihat ve Terakki'nin gerçekleştirdiği askeri darbe olan Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra tutuklandı.

İNGİLİZ MUHİPLER CEMİYETİ'NİN KURUCULARI ARASINDA YER ALDI

Ali Kemal, 22 Temmuz 1914'te I. Dünya Savaşı'nın başladığı sıralarda gazetesini kapatmak zorunda kaldı. Siyasetle ilgilenmeyip öğretmenlik ve tüccarlıkla geçinmeye çalıştı. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından sonra 14 Ocak 1919'da yeniden faaliyete geçen Hürriyet ve İtilâf Fırkası'nin genel sekreteri oldu. 4 Mart 1919'da kurulan Birinci Damad Ferit Paşa hükümetinde Maarif Nazırlığı (Eğitim Bakanlığı), bu hükûmetin Mayıs'ta istifasının hemen ardından kurulan ikinci Damat Ferit Paşa hükümetinde ise Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) görevine getirildi. İngiliz Muhipler Cemiyeti'nin kurucularından birisi oldu. Hükümet içinde çıkan bir anlaşmazlık yüzünden 26 Haziran 1919'da bakanlıktan istifa etti. Darülfünun'da ders vermeye devam eden Ali Kemal ve Cenap Şahabettin 3 Eylül 1922'de Meclis-i Vükela kararıyla görevlerinden azledildi.

SUBAYLAR TARAFINDAN LİNÇ EDİLDİ

Kemal Bey, bakanlığı sırasında başyazarlığını Refik Halit ile Yahya Kemal'in üstlendiği Peyam-ı Sabah Gazetesi'nin başyazarlığına döndü. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasının ardından Ankara Hükümeti, İstanbul polisinden Ali Kemal'in tutuklanıp yargılanmak üzere Ankara'ya gönderilmesini istedi. 6 Kasım 1922 yılında bölge kumandanı Nurettin Paşa ile görüştükten sonra dışarı çıkarken kumandanlık karargahı önünde bekleyen "genç subaylar" tarafından linç edilerek öldürüldü. İzmit'te defnedilen Ali Kemal'in mezarı, zaman içerisinde kayboldu. Uzun araştırmalar sonunda 1950'lerde yeri tespit edilebildi.

Dışişleri Bakanlığı'nda AB Genel Müdür Yardımcılığı yapan Selim Kuneralp, Ali Kemal'in torunudur. Selim Kuneralp Stokholm Büyükelçiliği ve Seul Büyükelçiliği'nden sonra Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini yürütmüş, AB Daimi Temsilciliği görevinde bulunduktan sonra Bakanlık müşavirliğine getirilmiştir. Boris Johnson, Ali Kemal'in İngiliz olan ilk eşinden meydana gelen öz torunu Stanley Johnson'ın oğludur.