Sakarya'da 14 yaşındaki Murat'ın ölümüne ilişkin baba Silsüpür: Olay kaza

Sakarya'da ablasının doğum günü için gittiği evde vurularak ölen 14 yaşındaki Murat İmrağ'ın ölümüyle ilgili tutuklanan Y.D.S.'nin babası Muhammed Silsüpür, olayın kaza olduğunu savundu. Baba, çocuğunun böcek görmekten korkan biri olduğunu ve kasıtlı bir eylem yapamayacağını söyledi. Acılı baba Özkan İmrağ ise olayın kaza süsü verildiğini öne sürüyor.
Sakarya'da ablasının doğum gününü kutlamak için gittiği arkadaşının evinde tabancayla vurularak hayatını kaybeden 14 yaşındaki Murat İmrağ'ın ölümüyle ilgili cezaevine gönderilen Y.D.S.'nin babası Muhammed Silsüpür, hakkındaki iddialara ve sosyal medyadaki tepkilere cevap vererek olayın kaza olduğunu savundu. Baba Silsüpür, "Bir evladımızı toprağa koyduk, diğer tarafta çocuğumuzu cezaevine gönderdik. Benim çocuğum odasında böcek görse 'gelin şu böceği alın' diyen bir çocuk. Böyle bir eylemi gerçekleştirebilecek kapasitede bir çocuk değil" dedi.
Olay, 24 Temmuz Cuma günü gündüz saatlerinde Ahmediye Mahallesi'ndeki müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ablası N. İmrağ'ın (20) doğum gününü kutlamak amacıyla arkadaşları Y.D.S. (16) ve Y.S. (16) isimli kardeşlerin dedelerine ait eve giden 14 yaşındaki Murat İmrağ, evde bulunan ruhsatlı tabancayla başından vurularak hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde Murat İmrağ'ın 60-70 santimetre mesafeden vurulduğu tespit edildi. Acılı baba Özkan İmrağ, olayın kaza süsü verilmeye çalışıldığını öne sürerken, tutuklanan Y.D.S.'nin babası ve çocukların antrenörü olan Muhammed Silsüpür, olayın bir talihsiz bir kaza olduğunu ve çocuğu Y.D.S.'nin böcek görünce bile korktuğunu ifade etti.
"Bir evladımızı toprağa koyduk, diğer tarafta çocuğumuzu cezaevine gönderdik"
Ailecek büyük bir üzüntü içerisinde olduklarını belirten Baba Muhammed Silsüpür, "Benim evimde acı bir olay yaşandı. Ailecek çok üzgünüz. Bizim evimize ateş düştü, biz burada mahşeri yaşadık. Bir evladımızı toprağa koyduk, diğer tarafta çocuğumuzu cezaevine gönderdik. Hakkımızda çıkan asılsız haberlerle ilgili açıklama yapmak istiyorum. Sosyal medya üzerinden; aileme, çocuğuma iftiralar atılmakta. Olayın gerçeğini yansıtmamaktadır. Henüz daha suçu kesinleşmemiş 15 yaşındaki çocuğumun sosyal medyada resimlerini paylaşıyorlar, hedef gösteriyorlar" dedi.
"Cuma Namazı'na gitmeden kasıtlı şekilde nasıl öldürüyor, hangi vicdan kabul edebilir"
Olay günü yaşanan süreci anlatan Muhammed Silsüpür, "Buradaki olayda çocuklar sabah kalktıklarında, kızım ile misafir kızımız alt katta kahvaltı hazırlarken eşim oğlumu arayıp Murat ile beraber mutlaka Cuma Namazı'na gitmesi gerektiğini söylüyor. Abdest alıyorlar. Abdest aldıktan sonra kızım üst kata çıkıyor, 'ekmek alacaksınız, markete gidin' diyor. Onlar da 'tamam abdest aldık, aşağı geliyoruz' diyor. Bu olay kızım aşağı indikten bir iki dakika sonra gerçekleşiyor. Bazı insanlar bu olayın kasıtlı yapıldığını söylüyor. Benim çocuğumun gece sarılıp uyuduğu bir çocuğu sabah kalkıp abdest aldıktan sonra Cuma Namazı'na gitmeden kasıtlı şekilde nasıl öldürüyor? Bunu hangi vicdan kabul edebilir. Evime misafir gelen bir insana böyle bir şey yapmak akıl işi değil" diye konuştu.
"Onlar da benim evladım gibiydiler"
Çocuklar arasında herhangi bir husumet bulunmadığını vurgulayan baba, "Çocukların arasında herhangi bir tartışma yaşanmadı. Sosyal medya üzerinde çocuğumun bu olayı kasıtlı yaptığını yazanlar var. Bizim bu olayı planladığımızı söyleyen kişiler var. Ben bu çocukların antrenörü olarak, bu çocuklarla beraber üzüldüm, beraber sevindim. Onların antrenörü olduğum sürece her akşam saat 22.30'da evlerine ya da evlerine yakın bir yere o çocukları bıraktım. Onlar da benim evladım gibiydiler. Biz bu olayın kaza ile olduğuna inanıyoruz. Benim çocuğumu karşı taraftaki aile de biliyor" şeklinde konuştu.
"Bizim olayları çarpıtan herhangi bir eylemimiz yoktur"
Adli sürecin devam ettiğini belirten Muhammed Silsüpür, "Bu olay anında oğlum çevresindekilere 'ben yapmadım' diyor. Ancak sonra jandarma geldiğinde yazılı ifadesinde olayın bir kaza olduğunu beyan ediyor. Bizim bu olayları çarpıtmak ya da delilleri gizlemek gibi bir gücümüz, çabamız yoktur. Zaten adli makamlar delilleri topladı. Süreç devam edecektir. Bizim olayları çarpıtan herhangi bir eylemimiz yoktur. Çocuğumuz ile alakalı adaletin vereceği karar neyse o karara boynumuz kıldan incedir" ifadelerini kullandı.
"Benim çocuğum odasında böcek görse 'gelin şu böceği alın' diyen bir çocuk"
Sorumsuzluk ve silah iddialarını da cevap veren baba Muhammed Silsüpür, "Eşim karşı aileye evde olmadığımızı bildirdi. Bizi sorumsuz bir aile olarak göstermişler ama ben onların çocuklarına her yerde sahip çıkmışımdır. Benim çocuğumun silah ile haşır neşir olduğunu söylemişler. Benim çocuğumun silah ile hiçbir zaman olayı olmamıştır. Dedesi silahı her zaman saklamıştır. O silahın yerini 10 ya da 20 günde bir değiştiriyor. Hiç kimse benim başıma gelmez demesin. Bu olay herkesin başına gelebilir. Benim başıma geldi. Milyonda bir gerçekleşebilecek olan olay benim başıma geldi. Çok üzgünüz. Benim çocuğum odasında böcek görse 'gelin şu böceği alın' diyen bir çocuk. Böyle bir eylemi gerçekleştirebilecek kapasitede bir çocuk değil. Biz bunun bir kaza olduğuna inanıyoruz. Gerçekten çok üzgünüz. Karşı aile ile olan samimiyetimize dayanarak; onlar da bu olayın gerçekleri yansıtmadığını, bu olayın bir kaza olduğunu biliyordur. Çocuğumun böyle bir şey yapmayacağını da biliyorlardır" dedi.















