2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda
Anadolu Ajansı - Haberler | Politika

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in Meclis'ten geçici olarak 2 birleşim çıkarılması cezasına karşı yapılan açıklamalara ilişkin, "Mesele Kürt meselesi değil, ne yaparlarsa yapsınlar zihinlere bu ayrımcılık tohumlarını ekemeyecekler.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in Meclis'ten geçici olarak 2 birleşim çıkarılması cezasına karşı yapılan açıklamalara ilişkin, "Mesele Kürt meselesi değil, ne yaparlarsa yapsınlar zihinlere bu ayrımcılık tohumlarını ekemeyecekler. Bugüne kadar terörü, teröristi yok sayanların bunu Kürt meselesi olarak ortaya koyması yanlıştır." dedi.

HDP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Ai·le ve Sosyal Poli·ti·kalar Bakanlığı, Gümrük ve Ti·caret Bakanlığı, Enerji· ve Tabi·i· Kaynaklar Bakanlığı ile Mi·lli· Savunma Bakanlığının 2018 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, kadınların yüzde 33'ünün çalışma hayatında yer aldığını ancak 26 bin kadının Kanun Hükmünde Kararname'lerle (KHK) ihraç edildiğini savundu.

İlk günden itibaren sokaktaki kadının sesini Meclise taşımaya çalıştıklarını ifade eden Kerestecioğlu, "Hükümet kadınlar için değil, savaş için bütçe ayırıyor. Bazı bakanlıklara önemli oranda bütçe ayrılırken Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ayrılan bütçe merkezi bütçenin yüzde 4'ünü oluşturuyor. 2016 yılı faaliyet raporunda sosyal yardımlara ayrılan miktar 22 milyar 499 milyon tutarında. Sosyal yardımların artmasıyla övünen bir anlayış asla çözüm odaklı bir politika üretemez." diye konuştu.

Kerestecioğlu, hükümetin kendisini kadına yönelik şiddete karşı üretilmesi gereken çözüm politikalarından soyutladığını iddia etti.

Kadına karşı şiddet konusunda zayıf bir irade sergilendiğini öne süren Kerestecioğlu, şunları söyledi:

"Koruma kararına rağmen kadın cinayetleri önlenemiyorsa, devlet şiddete karşı yükümlülüğünü yerine getiremiyor demektir. Şiddetin temelinde kadın erkek eşitsizliği vardır. Ülkede kadınlar iş bulmak, güvenle yaşamak isterken yapay gündemler yaratılarak çözüm, geçiştiriliyor. Kadınlar gelecek kaygısı yaşamak istemiyorlar. Kadınlar sizden iaşe değil, haklarını istiyorlar."

"Günübirlik taktiklerle bu sorunu çözemezsiniz"

HDP Ağrı Milletvekilleri Dirayet Taşdemir, HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in şahsında HDP'ye yönelik bir linç kampanyası gerçekleştirildiğini belirtti.

İnsan hakları literatürü ile alay edildiğini, küçümsendiğini ileri süren Taşdemir, "Baydemir'in dünkü konuşmasında bir ayrımcılık yoktu. Türkiye'de 'batılı' diye bir kimlik bulunmazken, 'doğulu' diye bir kimlik yaratıldı. Dün yaşanan tartışmaların özünde, bir Kürt sorunun var olduğunu orta koymaktadır. Günübirlik taktiklerle bu sorunu çözemezsiniz. Bin yıl önce vardık, bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Meclis kürsüsünde milliyetçilik propagandası yapıldığını ancak buna karşı tek bir söz söylenmediğini savunan Taşdemir, "Yıllarca 'Kürdistan' teriminin yasak olması yüzünden onun yerine 'Anadolu' terimi kullanıldı. Saidi Nursi risalelerindeki 'Kürdistan' kelimesi 'şarkiyat' olarak değiştirildi. Bu kavramlara tahammül edemediğiniz için yıllar boyunca Türkçe öğretmenliği gibi yeni ambalaj kavramlar üretildi." ifadesini kullandı.

"Doğu ve Güneydoğu'yu kapsayan bölgedir Kürdistan"

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da "Kürdistan" kelimesinin Yargıtay içtihatlarında suç olarak görülmediğini belirtti.

Baydemir'in kullandığı sözün suç unsuru taşıyan yönünü merak ettiklerini anlatan Sancar, şöyle konuştu:

"Bugün Doğu ve Güneydoğu'yu kapsayan bölgedir Kürdistan. Bu tür uygulamalara gitmenin hiç kimseye faydası yoktur. Özgürlükleri ve demokratik siyaseti ortadan kaldırırsanız bu ülkede acıyı büyütürsünüz. Özgürlükler ve demokratik siyaset diz kapağındaki kıkırdak doku gibidir. Yaptığınız şey bu kıkırdak dokuyu kurutmaktır. Geçmişle yüzleşmek bir erdemdir. Geçmişi inkar etmeyi açıkça inkar ettiğinizi ilan ederseniz buradan açıkça alkışlayacağım."

"...karara saygı duymuyorum"

HDP Van Milletvekili Adem Gevheri ise vicdan ve adaletin, tüm ideolojilerin üzerinde olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bir milletin tarihini belirleyen değerler tüm değerlerin üzerindedir." dediğini anımsatan Gevheri, konuşmasına şöyle devam etti:

"12 Eylül cunta Anayasa'sı idi. Nitekim bu 12 Eylül cunta Anayasa'sı yüzünden bugün vekiller içeride, vekiller burada söz hakkından mahrum bırakılmakta. Kendi değerlerine ve halkın, milletin ortak değerlerine yaptıkları atıflar, tanımlamalardan dolayı maalesef parayla cezalandırılmaktadırlar. Bu, utanç bir şeydir, utanç duyulacak bir şeydir. Bu Meclise saygı duyuyorum ama alınan bu karara saygı duymuyorum. Maalesef bu karara emeği geçen zihin dünyasına sahip insanları şiddetle burada protesto ediyorum. Bakın, burada Kürtçe konuşmam gerekiyordu ama maalesef bunu da yüzyıllık bir faşizan rejim tarafından yasaklandığı için halkımın yaşadığı ıztırapları, halkıma reva görülen zulümleri en azından Türkçe anlatma adına maalesef bu utancı burada bir tarafa bırakıp karşınıza çıkmaya çalışıyorum. Beni buraya gönderen halk, Kürtler'dir. Bu Kürt'ün bir coğrafyası yok mu, adı Kürdistan değil mi? Biz bunları siyasi bir tartışma yaratmak için kullanmıyoruz. Bu kararı tekrar tekrar protesto ediyorum. Daha önce burada mağduriyeti Merve Kavakçı da yaşadı. Ricamız bu tür değerleri kaşımayın."

Gevheri'nin konuşmasından sonra siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz istedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Gevheri'nin Baydemir hakkında alınan kararları protesto ettiğini belirttiğini, MHP Grubu olarak kendilerinin de Gevheri'yi protesto ettiklerini aktardı.

"Cumhuriyetimizi faşistlikle nitelemek kadar haksız ve vahim bir tanımlama ve itham olamaz." diyen Akçay, "Eğer Cumhuriyetimiz faşist olsaydı kendileri burada, bu yüce Meclisin bir mensubu olamazdı ve bu kürsüde de konuşamazdı. O nedenle Cumhuriyet sayesinde burada bulunduklarını idrak etmelerini diliyor artık bölücülük yapmaktan da vazgeçmesini bekliyoruz. Bu, resmen bu çatı altında kimsenin memleketin altını üstüne getirmeye, bölücü ifadeler kullanmaya da hakkı yoktur." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de CHP'nin, kürsü dokunulmazlığı ve milletvekillerinin kullandıkları ifadelerden dolayı Meclisten çıkarılmasına, para cezasına çarptırılmasına kategorik olarak karşı olduklarını ancak Gevheri'nin açıklamalarında CHP'nin kabul edemeyeceği ifadeler bulunduğuna vurgu yaptı.

Şok edici görüşlere dahi tahammül mecburiyetlerinin bulunduğunu ancak Gevheri'nin Cumhuriyet'e yönelik söylemlerini kınadıklarını bildiren Özel, "Hatip, yüzyıllık faşizan rejim terimiyle, Türk'ün, Kürt'ün birlikte kurtardığı, kurduğu ve o günden bugüne kadar sürmüş olan Cumhuriyet rejimini nitelemesini kesin bir dille kınadığımızı, kabul etmediğimizi ve böyle bir ifadenin ne Meclise ne kendi siyasetlerine ne Türkiye'ye bir katkı sağlayamayacağını da ifade etmek isterim." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise Gevheri'yi kendilerinin de protesto ettiğini bildirdi.

Anayasa ve İçtüzüğün belli olduğunu anlatan İnceöz, "Anayasa'nın ilk dört maddesi ortadayken böyle bir söyleme karşı alınan karar doğruydu. Buradaki dil ayrımcı bir dildi. Mesele Kürt meselesi değil, ne yaparlarsa yapsınlar zihinlere bu ayrımcılık tohumlarını ekemeyecekler. Bugüne kadar terörü, teröristi yok sayanların bunu Kürt meselesi olarak ortaya koyması yanlıştır. Konuşmacının bu çatı altında bu şekilde ayrımcı bir konuşma yapmasını da ayrıca kınadığımı özellikle belirtmek istiyorum. Türkiye'nin her tarafında, 81 ilinde nereye gitsek Türk, Kürt, Laz, Çerkez hepsi beraber, omuz omuza, birlikte millet olma, geçmiş tarihinde nasılsa geleceğe de aynı tasavvurla bakmaktadır." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da toplumların ancak kendi tarihlerini, geçmişlerini ve hatalarını eleştirdikleri zaman ilerlerleyebileceğini vurguladı.

Kerestecioğlu, "Tırnak ete batıyor bugün. Eleştirmek bölücülük değildir. Eleştiri Mecliste yoksa vatandaş arasında zaten yoktur. Eleştiri yapmak için buradayız. İnsan hakları savunucusu olarak her türlü hakkın savunucusu olmak zorundayım." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title