'Kadın Kimliği ile Politikada Yer Alabilmek' Paneli

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

AK Parti Mkyk Üyesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Doç

AK Parti MKYK üyesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Türkiye'de artık kadın bakanlar, milletvekilleri ve grup başkan vekilleri olduğunu belirterek, '2004 seçimlerinde yüzde 4 olan kadın milletvekili oranı, 2007 seçimlerinde yüzde 10'a kadar yükselmiştir' dedi.

Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı işbirliğinde sürdürülen 'İstanbul Kadın-Kadın İstanbul' projesi etkinlikleri çerçevesinde, vakfın Haliç'teki binasında 'Kadın Kimliği ile Politikada Yer Alabilmek' başlıklı panel düzenlendi.

Panelde konuşan Uslu, siyasal seçkin deyince sadece milletvekili veya bakanların akla gelmemesi gerektiğini belirterek, bir mahallenin başkanının bile bir siyasal seçkin olduğunu ifade etti.

Bir kadının, değil milletvekili, mahalle başkanı bile olsa daha üretken, daha seçkin, daha öz güvenli olduğunu anlatan Uslu, kadının bunları yapması için sadece siyasal seçkin statüsüne sahip olmasının yeterli olduğunu bildirdi. Türkiye'de kadınların geldiği duruma dikkati çeken Uslu, şunları kaydetti:

'Maalesef bir hakikat varsa, kadınlar birçok ülkede en büyük azınlığı oluşturur. Bazen sendika toplantılarına konuşmacı olarak katıldığımda görüyorum ki 500 erkek ve bir kadın. Bunu iliklerinizde hissedersiniz. Bana 'Zeynep Bey' diye çok hitap edilmiştir. Bunda bir art niyet yoktur, ama siyasi seçkinler genelde erkek kabul edilir. Bir kadın siyasal seçkinliğin yanı sıra ideal bir eş ve ideal bir anne de olabilir. Artık toplumumuzda da iyi gelişmeler oluyor. Bir söz vardır felsefede, 'Sular geriye akmaz' diye. Artık kadın bakanlar, milletvekilleri, grup başkan vekilleri var. 2004 seçimlerinde yüzde 4 olan kadın milletvekili oranı 2007 seçimlerinde yüzde 10'a kadar yükselmiştir.'

BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da kadın politikacıların omzunda, kadın-erkek eşitsizliğini gidermek açısından büyük bir yük olduğunu kaydederek, kadın-erkek eşitsizliğinin hem toplumsal hem de sosyal anlamda en büyük ayrımcılık olduğunu vurguladı.

Siyasette kadınların dış plana atıldığını savunan Uçar, şöyle devam etti: 'Hep duyuyoruz, 'Kadınlara seçme seçilme hakkı verildi' diye. Halbuki 'Seçme ve seçilme hakkını kadınlar aldı' dememiz gerekiyor. Seçme ve seçilme hakkı bizler için bir lütuf değildir. Siyasetteki varlığımıza gelince, 542 milletvekilinden 48'i kadındır. 2900 belediye başkanından sadece 26 tanesi kadın, bunların ise sadece 2 tanesi il belediye başkanıdır. 852 kaymakamın 15'e yakını kadın, valimiz ise maalesef hiç yok. Bir hareketlenme var olduğunu görüyoruz. Toplumumuzda kadın sözü ve düşüncesi çok yabancılaştırılmış durumdadır. Toplum yeniden kadının varlığıyla yüzleşmelidir. 'Kadın siyaset yapamaz, yapsa da sadece kadın sorunlarını düşünür' anlayışını artık aşmalıyız.' Uçar, zamanla sivrileştirilen ve çok yönlü olan kadın siyasetçiler bulunduğunu, ancak bu kadınların istenilen kadın devrimini gerçekleştiremediğini ifade ederek, artık kadın mücadelesinde birleşilmesi gerektiğini söyledi.

- 'YENİ ÇIKIŞ VE İNANÇ NOKTALARI LAZIM'-

CHP MKYK Üyesi ve eski Kadın Kolları Genel Başkanı Güldal Okuducu da hayatı boyunca kadın mücadelelerinin içinde bulunduğunu belirterek, 2000'li yıllardan önceki Türkiye ile günümüz Türkiye'sinin aynı olmadığını ifade etti. Okuducu, 'Birikimimizi bir sonraki kuşağa, bir sonraki kadınlara aktarmayı başarmalıyız. Kadınlar her konuda içtenlikle konuşmalı ve yeniden düşünmelidir. Bir siyasi partide kadın sayısının nasıl çoğalabileceğini düşünmeliyiz. Kadınların siyasette nasıl etkin hale getirilebileceğini düşünmeliyiz. Bugünkü halimizle olabilecek şey değil bu. Yeni yollar, yeni çıkış ve inanç noktaları, yeni içtenlikler lazım ve dünyayı yeniden tanımlamamız gerekiyor. Bunun için pratikte ve teoride ne kadar kadın varsa bu sürece katılması gerekir' diye konuştu. MHP'nin 2009'daki yerel seçimlerde Beşiktaş belediye başkan adayı olan Cennet Süzer de çok küçük yaşta hayata atıldığını belirterek, siyaset yapma isteğinin en başta ailesi tarafından olumsuz karşılandığını söyledi. Siyasete karşı hep sempati duyduğunu ve kadınların da girişimde bulunması gerektiğini anlatan Süzer, 'Bir Türk kadını olarak, Malatya'da bir köyde bağdaş kurup ayranı içmeyi de bilirim, Paris'te kokteyle de katılırım. Bütün kadınlar da bunu yapabilir' dedi.

(UĞR-TUR-ŞP-STN) - İSTANBUL

Kaynak: AA