Avrupa Yazarlar Parlamentosu İstanbul'da Toplandı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

O da Ancak Aramızda Bulunan Yaşar Kemal'e Özgü

O da ancak aramızda bulunan Yaşar Kemal'e özgü. Hem çok satacaksınız hem de çok iyi bir öykücü olacaksınız. Ben edebiyatın sırrının bu olduğu kanısındayım. Bu çalışmaların sonunda elde edilecek bilgiler, bu parlamento toplantısının işlevini, yararını ve neyi başarıp, neyi başaramadığını anlayacağız. İyi sonuçlar bekliyoruz' diye konuştu.

- MURAT BELGE

Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Başkanı Murat Belge de yazarın dürüst olacağına ilişkin kendisiyle bir sözleşme yaparak yazmaya başladığını ve sonsuz eleştiri içinde bir kanal açtığını belirterek, 'Hepimiz yazarız. İnandığımız şeyi, inandığımız gibi söyleriz ama buna inanmayanlar da inandıklarını söyler, eleştirir. Yazarın kendi kendini kontrol etme mekanizmasını bunun dışında düşünemiyorum. Yazarın işi konuşmak. Yazmak, dil ile yapıldığına göre hem yazmak hem konuşmak işimiz' diye konuştu.

Fransız bir yazar tarafından yazılan 'Dünya Edebiyat Cumhuriyeti' kitabına işaret eden Belge, bütün güçlüklere rağmen dünya edebiyatını düşünme eşiğine gelindi. Eğer böyle bir edebiyat cumhuriyeti olacaksa, burada mutlak ve tam bir özgürlük olmalıdır ama aynı zamanda her türlü inancı ve düşünceyi de eleştirme özgürlüğü olmalı ve kendi dışında bir kurum tarafından da bu, sekteye uğratılmamalıdır' dedi.

- ADALET AĞAOĞLU-

Yazar Adalet Ağaoğlu da kendisinin hiçbir zaman feminist ve radikal olmadığını, bu nedenle toplantıya 'kadın yazar' olarak çağrılmasından hoşlanmadığını söyledi.

Irk ayrımı gibi yazarları erkek-kadın olarak cinsiyet ayrımına tabi tutmanın kendisine doğru gelmediğini ifade eden Ağaoğlu, yıllar önce Meksika'da 'Kadın Yazarlar Sempozyumu' yapıldığını, ardından Oslo'da 'Kadın Yazarlar Fuarı' düzenlendiğini ve davet edilmesine rağmen kadınlardan ibaret bir yazar ayrımını doğru bulmadığını, bu nedenle gitmek istemediğini bildirdiğini aktardı. Sonradan bir bildiri sunmasının istendiğini ve kendisinin de 'erkek yazar, kadın yazar, insan yazar' başlıklı bir bildiri sunarak görüşlerini dile getirdiğini ancak kimsenin de bundan hoşnut olmadığını anlattı.

Yazarlar Parlamentosunun İstanbul'da toplanmasının da kendisine çok doğal ve olumlu geldiğini, bir kültür kenti olan ve birçok yazar yetiştiren İstanbul'un, Türkiye'nin her yerinden gelen yazarları da barındırdığını söyledi.

Ağaoğlu, 'Türkiye'nin AB'ye üye olarak kabul edilmesi halinde bile orada bizi anlamaları çok zor olacak' görüşünü dile getirerek, Batı'nın Osmanlı'yı çok iyi bildiğini ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve toplumun o kadar iyi bilinmediğini, anlamalarının da çok zor olduğunu söyledi.

Adalet Ağaoğlu, 'Eğer AB, Türkiye Cumhuriyeti'ni, bütün birikimi, şiiri, öyküsü ve romanıyla tanısa, bizim bazı konuları anlatmamız daha kolay olacak. Toplantıya katılmamızın bir nedeni de bu' dedi.

Dünyanın her yerinden yazarların burada olmasının karşılıklı diyalog sağlayacağını dile getiren Ağaoğlu, toplantının onur konuğu olan ve çıkan tartışmalar nedeniyle gelmekten vazgeçen İngiliz Yazar V.S. Naipaul'un gelmesi halinde kendisine dünyanın bu hızlı değişimi ve 11 Eylül saldırısında ikiz kulelerin yıkılışından sonra başlayan anti-İslamist akımla ilgili ne düşündüğünü ve dünyanın geleceğini nasıl gördüğünü soracağını belirtti.

Ağaoğlu, 'Dünya bir duvara çarptı, Haçlı seferlerine mi düştük diye düşünüyorum. Bizim bu konuda ısrarla durmamız gerekiyor. Dünyanın geleceği ne olacak?' diye konuştu.

- İNGİLİZ YAZAR HANRİ KUNZRU-

İngiliz yazar Hari Kunzru da teknoloji, bilginin yayılma alanı, iletişim, bilginin içeriğine ulaşma yolları ve terör alanıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kunzru, terörizm çağında yaşamanın dili aşındırdığını ve kötü yönde etkilediğini, sert sorgulama teknikleri, düşmanla savaşma, şehit, haçlı gibi kelimelerin anlamlarının değiştiğini, Avrupa'nın yabancı düşmanlığına yöneldiğini söyledi.

Çok kültürlülüğün yararlı ve beklendiği gibi ilerlemeyen bir ortamı getirdiğini ve kimlik politikasının daha netleştiğini ifade eden Kunzru, 'Çok kültürlülük, muhafazakarlıktan etkilenerek şekil alıyor. Bu eğilimler, düşmanlıklar içinde gerçek farklılıklara yol açıyor, ırk ve din gibi... Sınıflar arasında sessizliğin muhafaza edildiğini görüyoruz' diye konuştu.

Kunzru, kültür savaşında çok çeşitli silah bulunduğunu fakat düşünceyi ve yazmayı polis kontrolüne bırakmanın en önde geleni olduğunu belirterek, 'Salman Rüşdi ve Muhammed karikatürlerindeki tartışmalardan doğru ve fazla ışık çıktığı söylenemez. İfade özgürlüğü, saldırganlıkların eşiğinde olmak durumunda' dedi.

Naipaul'un toplantıya gelmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Kunzru, 'Burada her türlü eğilimi, akımı konuşmak gerekirdi. Bu toplantı da hepsine açık olması gerekirdi. 'Şu çeşit düşünceleri istemiyoruz' gibi bir sesin yükselmesi doğru değil. Kimsenin gücenmesini istemiyorum ama somut bir şekilde konuşmaya daha fazla ağırlık vermek lazım. Hrant Dink ve Orhan Pamuk'u burada açmak gerekiyor. TCK'nın 301. maddesi Türklüğe hakareti cezalandırma eğiliminde. Orhan Pamuk sözde Ermeni soykırımıyla ilgili röportajında bir şeyler söyledi. Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra katilin polis karakolunda Türk bayrağının önünde gülümseyen polislerle fotoğrafları yayımlandı. Hiçbir Avrupalı yazar bu tehdit altında çalışmak istemeyecektir' dedi.

Yazar İskender Pala da genç kuşaklara edebiyattan ne anladıklarını sormaları gerektiğini, gençlerin klasikleri okumak yerine Herry Poter, Yüzüklerin Efendisi gibi kitapları okuyarak filmlerini izlemeyi tercih ettiklerini söyledi.

Hintli yazar Vikram Seth da kendisinin Hintli bir yazar olduğunu ancak İngilizce olarak Amerika'da ve Avrupa'da geçen kitaplar yazdığını belirterek, bu nedenle edebiyatı çok fazla kategorize etmemek gerektiğini söyledi.

- TOPLANTIDA ELE ALINACAK KONULAR-

İstanbul'da üç gün sürecek toplantıda, AB'nin 27 ülkesinin tamamından 100'ü aşkın katılımcı yer aldı. Genel oturumun ardından 'Endüstrileşme, Kitlesellik ve Edebiyat', 'Avrupa Edebiyatının Sınırlarının Yeniden Tanımlanması', 'Dijital Çağda Edebiyat' ve 'Edebiyat Coğrafyaları' başlıklı dört oturum yapılacak. Projenin amacı doğrultusunda 12 oturumun sonunda elde edilecek bilgiler ışığında uluslararası basın ve edebiyat çevrelerine duyurulmak üzere bir 'İstanbul Deklarasyonu' hazırlanacak.

Toplantıya onur konuğu yazar Yaşar Kemal, Tahsin Yücel, Nedim Gürsel, Cevdet Çapan katılırken, davet edilmesine rağmen yazar Orhan Pamuk iştirak etmedi.

(SER-DÜR-ARD) - İSTANBUL

Kaynak: AA