Kimsenin yoksullukla derdi kalmadı. Onu çoktandır kanıksadık. Yeter ki aç ve açıkta kalmayalım derdinde millet.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun, kısa adıyla TÜRK-İŞ’in bir ay önce yayınladığı verilerine göre 4 kişilik bir aile 38 bin liranın altında bir gelirle açlık tanımına giriyor.
Yoksulluk mu? Canım ona baksanız beyaz yakalısından, mavi yakalısına yoksuluz zaten. 123 bin 856 lira aylık maaşın üstünde kimin geliri var?
Sendikalar bu rakamlarla bizi mezarın eşiğine kadar götürmüşken resmi veriler ne dese beğenirsiniz. TÜİK doğrudan bir açlık ve yoksulluk sınırı belirlemekten ziyade göreli açlık ve yoksullukla ilgili açıklamalar yapıyor.
Ne anlama geliyor derseniz: Doğrudan bir rakam vermekten ziyade toplumun genel refah ve gelir durumunu baz alıp ortalamanın altı ve üstü olarak bakıyor. Öyle olunca vaziyetin vehametini ölçmek mümkün olmuyor.
Hasılı ortadakini esas alıp şu kadarı ortadakinin altında bu kadarı üstünde deyip geçiştiriyoruz.
Dünya Bankası nasıl hesaplıyor bir de ona baktığımızda: Ülkeleri gelişmişlik durumuna göre sınıflandırıp Türkiye’yi Üst – Orta Gelir Sınıfına alıyor ve diyor ki Satın Alma Gücü Paritesine göre bir kişinin cebine her gün 6,85 girmiyorsa o kişi yoksuldur.
6,85 dolar kaç lira eder? 342 lira. Bunu 30 ile çarptığımızda 10 bin 260 lira eder ki bir de 4 kişilik aile hesabına vurursak o da eder mi 41 bin?
Bu hesaba göre dört kişilik bir ailenin hanesine 40 bin 999 lira girdiğinde doymuyor aç kalıyor, açıkta kalıyor.
Şimdi bu verilerden cesaret alarak başta söyleyeceğimi biraz daha rahat söyleyebilirim.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda "2027 yılında uygulanacak asgari ücretin belirlenmesinde çalışanların geçim şartları dikkate alınarak net asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması, çalışanlara büyükşehirlerde kira ve ulaşım desteği verilmesi görüşündeyiz"
Derken ağzından bal damlıyor diyebilirim. Tabi kimin açlık sınırı orası net değil. Sendikaların mı? TÜİK’in mi? Yoksa Dünya Bankasının mı?










