Hadi bunlara alıştık, yalandan savcıyım, hakimim der ceza kesmeye çalışan polisi tehdit edenleri çok okuduk haberlerde ki bir çoğunun da foyası ortaya çıkıp kuru tehditleri ceza olarak döndü onlara.
Son bir haber var ki Kayseri’de zil zurna sarhoş olan bir şahsın, trafik ışıklarında yeşili beklerken uyuya kalması sonucu, trafik polisince uyandırılınca polisi tehdit etmesiyle ilgili.
Hayır bir de yan tarafında oturan da uyumaz mı? Hadi farz edelim uyudun bari yanındaki uaynmanı beklesin değil mi ama.
Polisi tehdit etmesine gelince. Ne iş yapıyor ne olsa beğenirsiniz? Yalandan savcı, hakim, milletvekiliyim mi dedi? Yok değil. Bakan yakını mı var? Yok, o da yok. Ne o zaman?
Doktor! Evet bir doktor polisi ne biçim de tehdit edebilir? Bak kapıma gelirsin antibiyotiğini yazmam, istirahat vermem. Ameliyatta midende makas unuturum mu der.
Neyse ki 25 bin lira ceza yiyip ehliyetine altı ay konuldu. Altı aya kadar başka polisi tehdit edemez artık. Sadece polisi değil gazeteciyi de tehdit etmiş hayır etiketin de yok ne demeye önüne geleni tehdit eder ki bir doktor.
Kimse demedi mi doktor diplomasının yanına tehdit kozunu vermiyorlar? Belli ki dememiş kimse. Çakarı, yakarıyla trafikte fink atanlar bir yana bir de bunlar çıktı şimdi.
Doktorumuz da tehdide başladı. Sırada kimler var, öğretmenler, mühendisler, avukatlar vs.
Sıkıntı çıkaracak başka kim var? Sıradaki gelsin.
Elbette sağlıkta ve her yerde şiddete karşıyız ama bazen kimi meslek gruplarının özellikle vatandaşa davranış biçimleriyle, şiddete uğramasınlar diye, ciddi denetimlerden geçip davranış biçimlerinden ötürü cezalandırılmaları gerekir.
Doktorun ya da başka bir görevlinin şımarık tavırlarla vatandaşı aşağılayıcı şekilde davranması amirlerince cezalandırılmalı ki vatandaş, doktorun yaptığının yanına kar kalmadığını bilecek ve maalesef şiddetle hakkını sormayacak.
Denetim ve düzen, şiddete böyle mani olabilir.










