"Polonya'yı çok uyardım. Dinlemedi. Gereğini yaptım."
Bu cümle size de tanıdık geldi mi? Eminim birçoğunuz aynı cevapla aynı isme dikkat çeker ve Trump der ama değil yanıldınız.
Bu cümle 1939 yılının 1 Eylül’ün de Adolf Hitler’in 2. Dünya Savaşını başlattığı cümleydi. Ne gariptir ki üzerinden yüzyıla yakın zaman da geçse benzer cümlelerle Trump dünya savaşlarının 3. Sünü başlatmaya çalışıyor.
Tabi eskisi faşist yenisi kapitalist bir temelde hareket ediyor. Birçok temel farkla beraber faşizm daha duygusal ve sözüm ona kutsal ulus devlet inancından beslenirken çok da mantık barındırmaz. Kapitalizm ise kar amacına dayalı ekonomik bir sistemdir. Kar ve zarar hesabı yapar.
1939 yılının Almanya’sına dönersek; 1. Dünya savaşından ağır ekonomik bir fatura ve askeri kısıtlamalar ile çıkan öfkeli Alman halkı o öfkeyi faşizme yoğuracak Hitler’in hayranlığıyla yerinde duramıyor o bedeli onlara ödetenlerden intikam almak istiyordu.
İtalya ve Japonya da benzeri milliyetçi faşist hareketler almış başını gidiyorken Almanlar da aynı rüzgara tutunmaktan geri durmamıştı.
1 Eylül günü Hitler, Nazi ünüformasını çıkarmış Alman Reich’ının yani imparatorluğun yeşil üniformasını giyip, Kroll Opera Binası'nda düzenlenen Reichstag meclisi olağanüstü oturumunda savaşı başlatan konuşmasını yapmıştı.
Hitler, Lebensraum (Yaşam Alanı) politikası kapsamında Almanların, ekonomik, siyasal ve demografik olarak alanını genişletmeye çalışıyor ve ilk olarak bunun için Polonyayı işgal etmekle başlıyordu.
Hitler ve faşizmi 85 milyon insanın hayatına mal olmuş ve en nihayetinde 30 Nisan 1945 yılında siyanür içip kafasına kurşun sıkarak intihar etmişti.
85 milyonun hayatına mal olan o savaşın başladığı 1 Eylül’ü bugün Dünya Barış Günü olarak kutluyoruz.
Ve umuyorum ki tüm dünya savaş tamtamlarına boğulmuşken Terörsüz Türkiye hedefiyle bölgede barışın mimarı oluruz onun içindir ki iki aylık tatil arasının ardından bugün açılan meclisin en temel başlığı Terörsüz Türkiye’dir.










