Yalan yok, adına sokak hayvanları desek bile, onlara sokakta bile tahammül edemiyoruz.
Bakın, geçtiğimiz hafta 4 Ekim, Dünya Hayvanları Koruma Günü’ydü. Peki bu başlık altında vaziyetimizin özeti ne?
Son yıllarda sokak hayvanlarıyla ilgili çıkarılan yeni yasalar, maalesef ki hayvanlara sokakta bile yaşama hakkı tanımıyor.
En son 2024’te çıkarılan yasa ile sokakta yaşayan sahipsiz köpekleri toplayıp barınaklara taşıdık deniyor ama binlerce hayvanın akıbetine dair ciddi endişeler var.
Buna dair en güncel veriler incelendiğinde: Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 Şubat’ında 452 bin köpeğin toplandığını bildirdi. Bunlardan 58 bininin sahiplendirildiğini, 244 bininin ise barınaklara taşındığını söyledi ama basit bir matematik hesabıyla 150 bin köpeğe ne olduğu belirtilmiyor.
İçişleri Bakanlığı, sokakta yaşayan hayvanların yüzde doksan dokuzunu topladık diyor. Üç il hariç bütün Türkiye’de sokaktan hayvan toplamaya dair çalışmanın tamamlandığını belirtiyorlar.
Çalışmanın devam ettiği üç ile gelince, bunlar; Diyarbakır, İzmir ve İstanbul. Ekim ayının sonuna kadar da geriye kalan üç ilde çalışma tamamlanınca süreç bitmiş olacak.
Aynı bakanlığın bundan iki yıl önce, sokakta sahipsiz köpeklere ilişkin sayı tahmini 4 milyonken, nasıl oluyor da bu yılın Nisan ayında bu sayının 4 milyon değil de 1 milyon 250 bin olduğunu söylüyor.
Evet sahipsiz hayvanlar, sokakta kimi insanlarımıza zarar veriyor. Bilhassa çocuklara saldırılarıyla ilgili haberler toplumun sinir uçlarına dokunuyor ki özellikle bu yasanın çıkarıldığı dönem bu haberler bilinçli olarak sıklıkla işlendi ve öne çıkarıldı.
Humane World for Animals adlı uluslararası bir hayvan koruma kurumunun 7 ay önceki verilerine göre Türkiye, sokak hayvanlarının yaşama koşullarıyla ilgili, Fas, Çin, Pakistan ve Mısır ile beraber en kötü beş ülkeden biriyiz.
Neden? Oysaki inandığımız İslam bize diyor ki onlar Allah’ın insana bir emanetidir.










