Sahra Arslan Yazıları

Sahra Arslan
Sahra Arslan
Yazarın Profili
24.10.2026 17:58

Minare ve kılıfı

Haber Detay Image

Çaldığım iki metre ipti, diyenin hikayesini duydunuz mu bilmiyorum. Zamanın birinde, cezaevindeki mahkumları ziyaret eden bir mülki amir, mahkumların halını hatırını sorar ve haliyle suçlarının ne olduğunu tek tek dinler onlardan.

Ne oldu da mahkum oldun diye sorduğu mahkumlardan biri: Efendim ben hırsızlığımın kurbanıyım ama çaldığım topu topu iki üç metre halattı.

Buna şaşıran mülki amir: Nasıl yani sadece 3 metre halat çaldığın için mi ceza yedin bu kadar? Olmaz öyle şey, emin misin başka suçun olmadığına?

Evet der mahkum. Sadece bir halattı çaldığım ama ucunda da bir inek varmış, fark edemedim.

Uzunca bir süredir malum gündemin akla getirdiği hikayelerden biri olarak durumu güzel özetliyor. Elbette ataların ifadesiyle; minareyi çalan kılıfı hazırlar ama bugüne değin çalanlardan biri kılıfı unutunca olanlar oldu.

Hani şu havuz hikayesinde havuzun kenarında dikilip havuza işeyenin hikayesindeki gibi ta ki biri çıkıp herkesin ayıbı ve günahını ifşa edene kadar.

Onu da bilmiyorsanız: Adamın biri lüks otellerden biri havuzun kenarında havuza doğru işemeye başlayınca. Görevli panik ve sinirler yaklaşıp: Beyefendi ne yapıyorsunuz havuza işemek yasaktır, sizi çıkarmak zorundayım.

Adam kendinden gayet emin ve küstahça: Saçmalama bir tek ben mi yapıyorum? Şu havuzdakiler yapmıyor mu sanıyorsunuz, hepsi yapıyor.

Görevli: Onu bilemem yapsalar bile sizin gibi uluorta apaçık yapmıyorlar, deyip adamı otelden atarlar.

Demem o ki bir suçun işlenişiyle ilgili usul ve biçim, zaman suçun kendinden daha çok önemlidir demesem de suçtan önce geldiğini söyleyebilirim.

Ya da şunu m demeliyiz: Suçu açık bir şekilde işleyenin kabahati, suçun kendi değil de suçu örtük bir şekilde işleyenleri de ifşa etme riski taşıdığı için bu denli tepki çekiyor.

Özetle bundan dolayıdır ki minareyi kılıfı içinde çalanlar, minareyi kılıfsız çalanlara bundandır yüklenip duruyor.

Yazarın Yazıları