Okan Geçgel Yazıları

Okan Geçgel
Okan Geçgel
Yazarın Profili
04.11.2026 02:12

PARAN KADAR SAĞLIK, PARAN KADAR EĞİTİM!

Haber Detay Image

Bana göre Türkiye’nin çözüm bekleyen en önemli iki meselesi sağlık ve eğitimdir. Çünkü bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli iki unsur, sağlıklı bireyler ve iyi yetişmiş nesillerdir.

Öncelikle hakkını teslim edelim. Türkiye, son yıllarda hem sağlık hem de eğitim alanında önemli mesafeler katetti. Özellikle şehir hastaneleriyle sağlık altyapımız ciddi bir boyut kazandı. Modern hastaneler, gelişen sağlık teknolojileri ve artan hizmet kapasitesinin önemini özellikle Covid-19 salgını döneminde çok daha iyi gördük.

Eğitim alanında da okul sayılarından fiziki imkânlara, öğretmen kadrolarından eğitim altyapısına kadar önemli gelişmeler yaşandı.

Bunları görmezden gelmek doğru olmaz.

Ancak benim anlatmak istediğim mesele başka!

Sağlık sisteminin gelişmesi başka, sağlığın parayla ölçülmesi başka bir meseledir. Eğitim imkânlarının artması başka, nitelikli eğitimin parası olanların ulaşabildiği bir ayrıcalığa dönüşmesi başka bir meseledir.

Benim itirazım tam olarak bu anlayışadır.

Bugün özel hastanelerin varlığına karşı değilim. Ancak vatandaşın daha kaliteli, daha hızlı veya daha kapsamlı sağlık hizmeti alabilmek için özel hastanelere yönelmek zorunda hissetmesini sorguluyorum.

Bir insan hastalandığında cebindeki parayı değil, sağlığına kavuşmayı düşünmelidir. Sağlık hizmetinin niteliği, insanın ekonomik gücüne göre değişmemelidir.

Elbette büyük hastaneler yapmak, sağlık altyapısını güçlendirmek ve modern sağlık hizmetleri sunmak çok önemlidir. Ancak asıl başarı, bu imkânlardan toplumun bütün kesimlerinin adil biçimde yararlanabilmesidir.

Peki ya eğitim?

Aynı sorun eğitim sisteminde de karşımıza çıkıyor.

Bir tarafta çocuğunu özel okula gönderebilen, yabancı dil eğitimi aldırabilen, özel derslerle destekleyebilen aileler; diğer tarafta ise çocuğunun temel eğitim giderlerini karşılamakta zorlanan aileler var.

Elbette her özel okulun daha iyi, her devlet okulunun yetersiz olduğunu söylemek mümkün değil. Devlet okullarımızda fedakârca çalışan öğretmenlerimiz ve çok başarılı eğitim kurumlarımız var.

Ancak temel soru şu: Bir çocuğun iyi eğitim alabilmesi, ailesinin ekonomik gücüne ne kadar bağlı olmalıdır?

Bir çocuğun yeteneği, zekâsı ve geleceği anne babasının gelir düzeyine göre şekillenmemelidir. Eğitim, ekonomik imkânı olanların daha fazla yararlandığı bir ayrıcalık değil, herkesin eşit fırsatlarla ulaşabildiği temel bir hak olmalıdır.

Çünkü bir ülkenin geleceği, çocuklarına sunduğu eğitim imkânlarıyla şekillenir.

PARAN KADAR KONUŞ, PARAN KADAR YAŞA!

Beni asıl düşündüren, hayatın giderek ekonomik gücün belirleyiciliğine teslim edilmesidir.

Paran varsa daha iyi sağlık hizmeti, paran varsa daha fazla eğitim imkânı, paran varsa daha fazla seçenek…

Peki, parası olmayan ne yapacak?

İnsan hayatının en temel iki ihtiyacını, sağlık ve eğitimi, ekonomik gücün belirlediği bir anlayışa teslim edebilir miyiz?

Ben bunu doğru bulmuyorum.

Özel hastaneler de özel okullar da elbette var olabilir. Özel hizmet almak bir tercih olmalıdır. Ancak vatandaşın nitelikli sağlık ve eğitim hizmetine ulaşabilmek için özel kurumlara mecbur hissetmesi, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorundur.

Burada devletin sorumluluğu büyüktür. Sağlıkta kamu hizmetlerinin niteliği artırılmalı, eğitimde devlet okulları güçlendirilmeli ve her vatandaşın ekonomik durumundan bağımsız olarak temel hizmetlere eşit şartlarda ulaşması sağlanmalıdır.

Çünkü sosyal devlet, yalnızca hastane ve okul inşa etmek değil, bu hizmetlerden herkesin adil biçimde yararlanmasını güvence altına almaktır.

SON SÖZÜM ŞUDUR…

Türkiye’nin sağlık ve eğitim alanında yaptığı yatırımları, elde ettiği başarıları ve katettiği mesafeyi elbette kabul ediyoruz. Ancak bu gelişmeler, sağlık ve eğitimin ekonomik güce bağlı bir ayrıcalığa dönüşmesine yönelik eleştirilerimizi ortadan kaldırmaz.

Benim itirazım şehir hastanelerine değil, sağlığın parayla ölçülmesine; okulların gelişmesine değil, eğitimin paranın gücüne teslim edilmesine.

Bir ülkede insanın sağlığı cüzdanındaki paraya, çocuğun geleceği ailesinin ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır.

Unutmayalım ki bir ülkenin gerçek zenginliği, yalnızca ekonomik göstergeleriyle değil, sağlıklı vatandaşları, iyi yetişmiş gençleri ve herkese sunduğu adil fırsatlarla ölçülür.

Sağlık parayla ölçülmemeli, eğitim paranın gücüne teslim edilmemelidir. Çünkü sağlık da eğitim de bir ayrıcalık değil, herkesin hakkıdır.

Kalın sağlıcakla….

Yazarın Yazıları