Okan Geçgel Yazıları

Okan Geçgel
Okan Geçgel
Yazarın Profili
24.10.2026 19:22

BİR MADALYADAN FAZLASI… VALİ GÖKMEN ÇİÇEK ANALARIN DUASINDA!

Haber Detay Image

Bazı insanlar vardır, makamlarıyla anılır. Bazı insanlar vardır, yaptıkları hizmetlerle hafızalara kazınır. Bir de öyle insanlar vardır ki yalnızca görev yaptıkları şehrin değil, gönüllerin de kapısını aralar. Onlar için makam, oturulan bir koltuktan ibaret değildir; milletin derdiyle dertlenmenin, gözyaşına ortak olmanın, bir annenin duasında yer bulmanın adıdır.

İşte Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’i anlatırken tam da buradan başlamak gerekiyor.

Yeşilay tarafından kendisine takdim edilen Üstün Hizmet Madalyası elbette kıymetli, elbette anlamlı bir ödül. Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bir insanın yaptığı hizmetlerin karşılığı yalnızca bir madalyayla ölçülebilir mi? Hele ki söz konusu olan, uyuşturucunun pençesine düşmüş evlatlarını kurtarmak için gecesini gündüzüne katan anaların duasında yer alan bir valiyse…

Bence bazı hizmetlerin karşılığı madalyaya sığmaz. Bazı emeklerin değeri protokol salonlarında yapılan törenlerle ölçülmez. Bazı başarıların en büyük nişanı, bir annenin gözyaşlarının dinmesi, bir babanın evladına yeniden umutla bakması, bir gencin hayata tutunmasıdır.

Ve Gökmen Çiçek’in Kayseri’deki hikâyesini değerlendirirken, işte bu insani boyutu gözden kaçırmamak gerekiyor.

Uyuşturucuyla mücadele, sadece operasyon yapmak değildir!

Vali Gökmen Çiçek’in Kayseri’de göreve başladığı günden bu yana özellikle uyuşturucuyla mücadele konusunda gösterdiği gayret, üzerinde durulması gereken önemli bir konu.

Uyuşturucu, yalnızca bir insanın hayatını karartan bir illet değildir. Bir aileyi dağıtan, bir annenin uykularını kaçıran, bir babanın omuzlarını çökerten, bir evin neşesini söndüren toplumsal bir yaradır. Bir annenin evladını uyuşturucunun pençesinden kurtarmak için çırpınışını düşünün. Kapısı çalınacak bir makam, derdini anlatabileceği bir yönetici, kendisini dinleyecek bir insan arar. Çünkü o anne için mesele bir istatistikten, bir haber başlığından veya bir güvenlik raporundan ibaret değildir. Mesele, evladıdır!

İşte devletin şefkatli eli tam da böyle zamanlarda hissedilmelidir.

Kayseri’de uyuşturucuyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar, suç odaklarına karşı yürütülen çalışmalar ve bağımlılıkla mücadele alanındaki girişimler, meselenin farklı boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Elbette bu mücadelede emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın fedakârlığını, sahada görev yapan güvenlik güçlerimizin emeğini de unutmamak gerekir. Uyuşturucu satıcılarına karşı yürütülen kararlı mücadele, toplumun huzuru ve gençlerin geleceği açısından hayati önem taşıyor.

Ancak asıl mesele, yalnızca uyuşturucu satıcısını yakalamakla bitmiyor. O zehrin pençesine düşmüş bir insanı yeniden hayata döndürebilmek de gerekiyor.

Çünkü bir genci uyuşturucudan uzaklaştırmak, bazen bir aileyi yeniden ayağa kaldırmaktır. Bir bağımlıyı rehabilitasyon sürecine kazandırmak, bir annenin yıllardır dinmeyen gözyaşlarını dindirmektir. Bir insanın yeniden hayata tutunmasına vesile olmak, geleceğe yapılabilecek en büyük yatırımlardan biridir.

Vali Gökmen Çiçek’in bağımlılıkla mücadele konusundaki yaklaşımının önemini de burada aramak gerekiyor.

Kayseri’de yalnızca mücadele değil, yeniden hayata dönüş de var!

Türkiye’nin en büyük rehabilitasyon merkezinin Kayseri’de hayata geçirilmesine öncülük edilmesi, bağımlılıkla mücadelede atılan önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu merkezde bağımlılıktan kurtulmak isteyen bireylerin rehabilitasyon süreçlerinden geçirilerek yeniden topluma kazandırılması hedefleniyor.

Bana göre bu meselenin en kıymetli tarafı, insanı kaybedilmiş bir hayat olarak görmemek, ona yeniden ayağa kalkabileceği bir kapı açmaktır.

Çünkü bağımlılık, yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülebilecek bir sorun değildir. Tedavi, rehabilitasyon, aile desteği ve toplumsal dayanışma olmadan kalıcı sonuçlara ulaşmak kolay değildir. İnsanlara yeni bir başlangıç imkânı sunmak, onları yeniden üretken ve sağlıklı bir hayatın parçası hâline getirmek gerekir.

Bir düşünün…

Uyuşturucunun pençesinden kurtulmuş, ailesine yeniden kavuşmuş, hayata yeniden tutunmuş bir genç… O gencin annesinin gözlerindeki mutluluğun karşılığını hangi ödülle ölçebilirsiniz?

Bir zamanlar evladının geleceğinden endişe eden, geceleri uyuyamayan, kapı sesine umutla koşan bir annenin yeniden huzur bulması… İşte gerçek başarı biraz da budur.

Bu nedenle bağımlılıkla mücadelede yürütülen çalışmaların değerini yalnızca kaç operasyon yapıldığıyla değil, kaç insanın yeniden hayata kazandırılabildiğiyle de değerlendirmek gerekiyor.

Gökmen Çiçek neden anaların duasında?

Çünkü vatandaşın derdini uzaktan seyretmekle, o derdin içine girip çözüm aramak arasında büyük bir fark vardır.

Kayseri’de Vali Gökmen Çiçek denildiğinde akla gelen özelliklerden biri de sahada olması, vatandaşla doğrudan temas kurması ve insanların sorunlarını yerinde dinlemeye önem vermesidir.

Makam odasında oturup kendisine ulaşan dosyaları imzalamak elbette devlet yönetiminin bir parçasıdır. Ancak yöneticilik, gerektiğinde o makamdan çıkmayı, vatandaşın bulunduğu yere gitmeyi, derdi olan insanın gözünün içine bakarak onu dinlemeyi de gerektirir.

Vatandaşın talebini dinlemek başka, o talebi ciddiye alıp peşine düşmek başkadır. Bir insanın derdini dinleyip ardından unutmak kolaydır. Asıl mesele, o talebi takip etmek, ilgili kurumlarla görüşmek, çözüm için çaba göstermek ve mümkün olan en iyi sonucu almaya çalışmaktır.

Vali Gökmen Çiçek’in vatandaşlarla kurduğu ilişkide öne çıkan yönlerden biri de bu anlayıştır. Vatandaştan gelen taleplerin titizlikle ele alınması, sorunların takip edilmesi ve çözüme kavuşturulması için çaba gösterilmesi, kamu yönetiminde güven duygusunu besleyen önemli unsurlardır.

Çünkü vatandaş, devletin kapısını çaldığında yalnızca bir işlem yaptırmak istemez. Aynı zamanda duyulmak, anlaşılmak ve yalnız olmadığını hissetmek ister.

Bazen bir telefon, bazen bir ziyaret, bazen de bir sorunun çözülmesi için gösterilen samimi gayret, insanın hafızasında yıllarca yer eder.

Bir valinin başarısı yalnızca katıldığı toplantılarla, açılışlarla, imzaladığı protokollerle ölçülemez. Onun başarısı, vatandaşın kendisine ne kadar yakın hissettiğinde, sorunlarının çözümü için ne kadar çaba gösterildiğinde ve devletin şefkatini ne ölçüde hissedebildiğinde de saklıdır.

İşte bu yüzden sahada olan, vatandaşını dinleyen, taleplerin peşini bırakmayan bir yönetici, yalnızca görevini yerine getirmiş olmaz; gönüllerde de yer edinir.

Bir annenin duası, binlerce alkıştan daha kıymetlidir!

Şimdi gelin, meseleyi bir de annelerin gözünden düşünelim.

Evladı yanlış yollara sapmış, uyuşturucuyla tanışmış bir anne için hayatın ne kadar ağırlaştığını tahmin etmek zor değil. O annenin tek isteği vardır: Evladının kurtulması, yeniden kendisine dönmesi, sağlıklı bir hayat kurması…

Böyle bir annenin derdine kulak veren, çözüm için mücadele eden, bağımlılıkla mücadeleyi devletin ve toplumun ortak sorumluluğu olarak gören bir anlayış, elbette takdiri hak eder.

Anaların duası, siyasetin de bürokrasinin de ötesinde bir anlam taşır. Çünkü anne duası, karşılık beklemeden edilen bir duadır. İçinde evlat hasreti, umut, şükür ve bazen de yılların biriktirdiği gözyaşı vardır.

Bir anne, evladının yeniden hayata tutunduğunu gördüğünde hangi madalyanın verildiğini sormaz. Onun için en büyük ödül, evladının yaşadığını, iyileştiğini ve geleceğe umutla baktığını görmektir.

İşte kamu yöneticilerinin yaptıkları hizmetleri değerlendirirken bu gerçeği unutmamak gerekiyor.

Gökmen Çiçek’in Kayseri’de uyuşturucuyla mücadeleye, bağımlılığın önlenmesine ve rehabilitasyon çalışmalarına verdiği önem, bu açıdan ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü bu mücadele, yalnızca bugünün değil, yarının Kayseri’sini de ilgilendiriyor.

Bugün uyuşturucudan kurtulan bir genç, yarın ailesine, mesleğine ve topluma yeniden kazandırılabilecek bir insandır. Bugün umudu yeşeren bir aile, yarın başka ailelere de umut olabilir.

Böylesi bir mücadelede gösterilen gayretin toplumsal karşılığı, verilen ödüllerin çok daha ötesindedir.

Bir madalya yetmez, çünkü ortada insan hayatı var!

Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç tarafından Vali Gökmen Çiçek’e takdim edilen Üstün Hizmet Madalyası, elbette anlamlı bir takdirdir. Yeşilay’a yönelik hizmetlerin ve bağımlılıkla mücadeleye sağlanan katkıların ödüllendirilmesi, bu alanda verilen emeğin görünür olması bakımından kıymetlidir.

Ancak ben bu madalyaya bakarken yalnızca bir ödül törenini görmüyorum. Uyuşturucuyla mücadele eden güvenlik güçlerimizin emeğini, rehabilitasyon merkezlerinde yeniden hayata tutunmaya çalışan insanları, evlatları için dua eden anneleri ve devletin kapısında çözüm bekleyen vatandaşları da düşünüyorum.

Bir valinin asıl zenginliği, makamının büyüklüğünden değil, dokunabildiği hayatların değerinden gelir.

Bir insanın derdini dinlemek, bir ailenin umudunu yeniden yeşertmek, bir gencin geleceğine katkıda bulunmak ve vatandaşın talebini sonuçlandırmak… Bunların her biri, kamu hizmetinin gerçek anlamını ortaya koyar.

Elbette her sorunun bir anda çözülmesi mümkün değildir. Her talebin karşılanması da her zaman mümkün olmayabilir. Ancak vatandaşın sesini duymak, talebini ciddiyetle incelemek, çözüm için gayret göstermek ve süreci takip etmek, iyi yönetimin vazgeçilmez şartlarıdır.

Kayseri’de bu anlayışın güçlenmesi, vatandaşla devlet arasındaki bağın kuvvetlenmesi açısından önemlidir.

İşte tam da bu nedenle Vali Gökmen Çiçek’in hizmetlerini değerlendirirken, verilen madalyanın yanında sahadaki gayreti, vatandaşla kurduğu iletişimi ve bağımlılıkla mücadelede ortaya konulan çabayı da konuşmak gerekiyor.

Vali Gökmen Çiçek bir madalyayı değil, ödülleri hak ediyor!

Benim kanaatim açık: Vali Gökmen Çiçek’e takdim edilen Üstün Hizmet Madalyası anlamlıdır, kıymetlidir. Ancak Kayseri’de özellikle uyuşturucuyla mücadele, bağımlılıkla mücadele çalışmalarına verilen destek, rehabilitasyon yoluyla insanların yeniden topluma kazandırılması ve vatandaşın sorunlarına duyarlı bir yönetim anlayışı açısından ortaya konulan gayret, çok daha geniş bir takdiri hak ediyor.

Çünkü bazı hizmetlerin karşılığı bir plaket, bir madalya ya da bir tören değildir.

Bir gencin kurtuluşu, bir ailenin yeniden huzur bulması, bir annenin gözyaşının dinmesi, bir vatandaşın yıllardır çözülemeyen sorununun çözüme kavuşması… Bunların her biri başlı başına bir ödüldür.

Ve bazen bütün ödüllerden daha büyüğü, gece başını yastığa koyan bir annenin ellerini semaya açarak ettiği duadır.

“Allah devletimize zeval vermesin. Evladımızı kurtarmamıza vesile olanlardan Allah razı olsun…”

İnanın, böyle bir dua, insanın göğsünde taşıdığı madalyadan çok daha ağır, çok daha kıymetli bir nişandır.

Gökmen Çiçek’in Kayseri’deki hizmetlerini değerlendirirken aklımda kalan en güçlü düşünce de budur: Devletin gücü yalnızca kanunlarında, kurumlarında ve imkânlarında değil; vatandaşının derdine ne kadar yaklaştığında, umutsuzluğa düşen insanlara ne kadar el uzattığında da kendisini gösterir.

Bir vali düşünün; sahada olsun, vatandaşını dinlesin, talepleri takip etsin, sorunların çözümü için gayret göstersin. Uyuşturucuyla mücadelede kararlılığı önemsesin, bağımlı bireylerin yeniden hayata kazandırılmasına destek versin ve bütün bunları yaparken insan hayatını merkeze alsın…

Böyle bir anlayışın takdir edilmesi elbette gerekir.

Kaleme aldığımız bu satırlar bir makamı yüceltmek için değil, kamu hizmetinde emeğin, gayretin ve insan hayatına dokunmanın önemini hatırlatmak içindir.

Çünkü bu memlekette iyi yapılan işlerin hakkını teslim etmek de bir sorumluluktur.

Vali Gökmen Çiçek’e Yeşilay tarafından verilen Üstün Hizmet Madalyası hayırlı olsun. Ancak benim gözümde asıl madalya, Kayseri’de huzur bulan bir ailenin mutluluğu, hayata yeniden tutunan bir gencin umudu ve evladının geleceği için dua eden bir annenin yüreğindeki şükürdür.

Ve unutmayalım: Bir yöneticinin alabileceği en büyük ödül, milletin gönlünde yer edinmek ve anaların duasında yaşamaktır.

Kalın sağlıcakla…

Yazarın Yazıları