Hayallerin de Bir Bütçesi Vardır
Geçen yazımızda kitlesel fonlamayı size anlatmış ve şu cümlede buluşmuştuk:
Bir fikrin ilk sermayesi para değil, güvendir.
Peki insanlar size güvendi, fikrinizi destekledi ve ihtiyacınız olan kaynağı buldunuz.
Şimdi ne olacak?
İşte geçen akşam Defne’nin yeni sorusu bizi tam buraya getirdi.
Defne’nin Sorusu
“Anne, sosyal girişimci olmak istiyorsak neden finansal okuryazarlık öğrenmemiz gerekiyor? Biz finansçı olmayacağız ki…”
Kendi çerçevesinden haklıydı.
Çünkü finansal okuryazarlık denildiğinde çoğumuzun aklına borsa, döviz, faiz ya da yatırım geliyor.
Oysa mesele çok daha basit bir noktadan başlıyor.
Finansal okuryazarlık, elindeki kaynağı tanımak, onu doğru planlamak ve verdiğin kararların sonuçlarını anlayabilmektir.
Ne kadar paran var?
Ne kadar harcıyorsun?
Neye harcıyorsun?
Bir hedefe ulaşmak için ne kadar kaynağa ihtiyacın var?
Bir karar verdiğinde bunun yarın sana maliyeti ne olacak?
İşte finansal okuryazarlık en basit hâliyle budur.
Ve burada hayatınız boyunca işinize yarayacak bir Peter Drucker prensibiyle tanışmanızı istiyorum:
“Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz.”
Bu söz yalnızca para için geçerli değil.
Bir sosyal girişim kurduğunuzu düşünün.
“Çok güzel işler yaptık.” demek yeterli değildir.
Kaç kişiye ulaştınız?
Kaç kişinin hayatında gerçekten bir değişim oluşturdunuz?
Projenin maliyeti neydi?
Aynı projeyi gelecek ay tekrar yapabilecek kaynağınız var mı?
Sayıların amacı hayalleri küçültmek değildir.
Hayalleri gerçekçi hâle getirmektir.
Diyelim ki 100 öğrenciye kitap ulaştırmak istiyorsunuz.
Kitap, paketleme ve ulaştırma gideriniz öğrenci başına 300 lira.
İhtiyacınız olan kaynak 30 bin lira.
İşte ilk finansal hesabınızı yaptınız.
Ama şimdi başka sorular geliyor:
Bu para nereden gelecek?
Bağış mı?
Sponsor mu?
Kitlesel fonlama mı?
Bir ürün ya da hizmetten gelir elde edilebilir mi?
Finansal okuryazarlık işte tam burada devreye girer.
Gelir ve gideri bilmeyi…
İhtiyaç ile isteği ayırmayı…
Bütçe yapmayı…
Tasarrufu…
Riski…
Birikim ile yatırım arasındaki farkı öğretir.
Ama daha da önemlisi, size kendi kararınızı verebilme becerisi kazandırır.
Çünkü her yatırım kazandırmaz.
Her proje başarılı olmaz.
Her “fırsat” gerçekten fırsat değildir.
Finansal okuryazarlık size çok para kazanmayı değil, paranız ve kaynaklarınız hakkında bilinçli karar vermeyi öğretir.
Sosyal girişimcilikte ise bunun çok daha önemli bir anlamı vardır.
Çünkü size verilen kaynak yalnızca para değildir.
Emanettir.
İnsanlar projenize destek verdiyse onlara dönüp:
“Bize güvendiniz. İşte kaynağınızla bunu yaptık.”
diyebilmelisiniz.
Paranın nereye gittiğini bilmelisiniz.
Neden harcadığınızı açıklayabilmelisiniz.
Ortaya çıkan sosyal etkiyi ölçebilmelisiniz.
İşte kitlesel fonlamada kazandığınız güven ile finansal okuryazarlık burada birleşir.
Birinde güveni kazanırsınız.
Diğerinde o güveni hak ettiğinizi gösterirsiniz.
Ama işin bir adım daha ötesi var.
Sürdürülebilirlik.
Bir gün 100 çocuğa kitap vermek çok kıymetlidir.
Peki gelecek yıl?
Sonraki yıl?
Bin çocuğa ulaşmak istediğinizde?
Bir sosyal girişim yalnızca nasıl başlayacağını değil, nasıl devam edeceğini de düşünmek zorundadır.
Bu yüzden gelir modeli önemlidir.
Burada bir diğer önemli nokta ise sosyal girişimcinin parayı amaç olarak değil, sosyal etkinin devamını sağlayacak bir araç olarak görmesidir.
Para konuşmak, yapılan iyiliğin değerini azaltmaz.
Bütçe yapmak sosyal amacı küçültmez.
Tam tersine, sosyal amacı korur.
Defne’yle konuşmamızın sonunda şöyle söyledim:
“Finansal okuryazar olmak, parayı sevmek değildir. Paranın seni yönetmesine izin vermeden, senin onu doğru amaç için yönetebilmen demektir.”
Sevgili gençler…
Hayallerinizin büyük olması çok güzel.
Ama bundan sonra hayalinizin yanına bir soru daha koyun:
“Bunun bütçesi ne?”
Çünkü bir fikri hayal etmek için rakamlara ihtiyacınız yoktur.
Ama onu hayata geçirmek ve yaşatmak için vardır.
İyi bir sosyal girişimci kalbiyle problemi görür.
Aklıyla çözümü geliştirir.
Rakamlarla da o çözümün ayakta kalıp kalamayacağını kontrol eder.
Heybene Bugün Ne Koydun?
Ölçemediğin şeyi yönetemezsin.
Paran da, projen de, oluşturduğun sosyal etki de buna dâhil.
Bugünün Sorusu/Öğretisi
Bir hayalini seç ve üç rakam yaz:
Ne kadar kaynağa ihtiyacım var?
Şu anda ne kadarım var?
Aradaki farkı nasıl kapatabilirim?
Çünkü hayal kurmak başlangıçtır. Hayalini ölçebildiğin gün ise onu gerçekleştirmek için ilk gerçek adımı atmış olursun.










