Ümraniyede Bediüzzaman Said Nursî Paneli Düzenlendi

Ümraniyede Bediüzzaman Said Nursî Paneli Düzenlendi

Bediüzzaman Said Nursî, vefatının 56. yılında Ümraniye Belediyesi tarafından düzenlenen panelle anıldı.

Ümraniyede Bediüzzaman Said Nursî Paneli Düzenlendi

Panele katılan konuşmacılar Bediüzzaman'ın, insanlığın ebedi saadeti için mücadele verdiğini belirterek, günümüzde Bediüzzaman Said Nursî gibi değerlere ihtiyaç olduğunu belirttiler.

Bediüzzaman Said Nursî vefatının 56. yılında Ümraniye Belediyesi tarafından Belediye Nikâh Sarayı'nda düzenlenen panelle anıldı. Moderatörlüğünü Araştırmacı-Yazar Mustafa Çalışan'ın yaptığı programda Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İstanbul İlim ve Kültür Vakfı İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faris Kaya ile Araştırmacı-Yazar Av. Safa Mürsel ve İlahiyatçı-Yazar Mehmet Paksu, Bediüzzaman Saidi Nursî'nin örnek hayatı ve verdiği mücadeleyi anlattılar. Program Bediüzzaman Said Nursî'nin hayatını anlatan sinevizyon gösterisi ile devam etti. Panele  Ümraniye Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Özdemir ve Türkân Öztürk'ün yanı sıra,  Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürü Süleyman Gökçimen, Bediüzzaman'ın talebelerinden Mehmet Fırıncı, AK Parti İlçe Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Programda kısa bir konuşma gerçekleştiren Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Özdemir, Bediüzzaman Said Nursî'nin, inandığı gibi yaşayan ve iman davasında yürüyen bir üstat olduğunu söyledi. Mesut Özdemir, "Bu programın hazırlanmasında emeği geçen ve desteklerini esirgemeyen Sayın Belediye Başkanı Hasan Can Beyefendi'ye teşekkür ediyorum ve sizlere kendisinin selamlarını iletiyorum. Öte yandan bugün bu programı anlamlı hale getirecek olan hocalarımıza ve tüm katılımcılarımıza da teşekkür ediyorum" dedi.

Moderatörlüğünü Araştırmacı-Yazar Mustafa Çalışan'ın yaptığı program 15'er dakikalık konuşmalarla başladı. Bediüzzaman'ın 84 yıllık hayatını milleti için feda ettiğini belirten Araştırmacı-Yazar Mustafa Çalışan, "O, İslam'ın hizmetkârıydı." dedi. İnsanlığın ebedi saadetinin Bediüzzaman'ın tek sevdası olduğunun altını çizen Çalışan, kaleme aldığı eserlerin 50'yi aşkın dile çevrildiğini anlattı. Onun kabri bilinmiyor ama risale ve eserleri yurt içinde ve yurt dışında yayılıyor" şeklinde konuştu.  
İnsanlığın büyük bir sınav verdiğini ifade eden Araştırmacı-Yazar Av. Safa Mürsel ise insani değerlerin bilinmediği, insana saygının azaldığı ve insan canının hiçe sayıldığı vahşi bir dönemden geçildiğini kaydederek şunları söyledi: "Günümüzde Bediüzzaman gibi değerlere ihtiyaç var. Üstad'a, 'burada size layık muamele yapılmıyor, Medine veya Mekke'ye gitseniz iyi olmaz mı?' deniyor. O da bunun üzerine, bilakis Mekke ve Medine'de olmaktansa buraya gelmenin tam zamanıdır. Çünkü mücadele burada yapılacak' diye karşılık veriyor. Demek ki, mücadelenin karargâhı Türkiye'dir" dedi ve konuşmasını noktaladı.

Said-i Nursi'ye göre toplumsal barış ve kardeşlik konusunda konuşan İlahiyatçı-Yazar Mehmet Paksu da özellikle 12 Eylül ihtilali öncesi ve sonrasında Said-i Nursi'nin eserlerine karşı tavır alındığını belirtti. Üstad'ın eserlerinde Sünnet'i, günah ve küfürden nasıl uzak kalınacağını, ihlaslı olmayı, Besmele ve samimiyeti anlattığını vurgulayan Paksu, "Emirdağ'da kaldığı günlerde 4 kedi ve 4 fareye bakıyor, onlara yemlerini ayrı ayrı veriyordu. Böylece birbirleriyle kavga etmezlerdi. O, hayvanların sevilmesini ve eziyet yapılmamasını öğütlüyor." dedi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faris Kaya 'Risale-i Nur'un bugün dünyanın her tarafında okunduğunu belirterek, bu hizmet tarzı dünyanın her yerinde takdir ile karşılanıyor. Dünyanın dört bir yanında Bediüzzaman ve Risale-i Nur sempozyumları düzenleniyor. Dünya, Said Nursi'nin eser ve düşüncelerini anlamaya çalışıyor. Ülkemiz insanının Bediüzaman'ı ve Risale-i Nur'ları anlaması ve idrak etmesi gerekiyor" dedi.  

Panale katılan Bediüzzamanın talebelerinden Mehmet Fırıncı Ağabey ise Bedüzzaman ile yaşadığı hatıralardan bahsetti. Fırıncı 'Bediüzzaman kendi şahsiyetini hiçbir zaman öne çıkarmamıştır. Asıl önemli olanın Risale-i Nur olduğunun üzerinde durmuştur. O zamanlar işkencelere maruz kaldık fakat bunların hiç biri ne Üstadımızı ne de bizleri yolumuzdan döndürememiştir" dedi.