TRT Akademi Söyleşileri'nde "dizi sektörünün geleceği" konuşuldu

TRT Akademi Söyleşileri'nde "dizi sektörünün geleceği" konuşuldu

TRT Akademi Söyleşileri kapsamında düzenlenen panelde, "dizi sektörünün geleceği" konuşuldu.

TRT Akademi Söyleşileri'nde
19.12.2019 20:36 | Son Güncelleme: 19.12.2019 20:55

TRT Akademi Söyleşileri kapsamında düzenlenen panelde, "dizi sektörünün geleceği" konuşuldu.

TRT Akademi Müdürü Ekrem Özdemir'in moderatörlüğünde Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, oyuncu Vildan Atasever, TRT 1 Kanal Koordinatörü Cemil Yavuz, Yapımcı Faruk Turgut ve Onur Güvenatam ile Blu TV İçerik Yöneticisi Şehnaz Uğur konuşmacı olarak yer aldı.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazife Güngör, panelin açılışında, dizilerin üretiminden tüketimine bütün aşamalarında iletişimcilerin yer aldığını belirterek, dizi sektörünün geleceğinin üniversite öğrencilerinin bulunduğu bir ortamda tartışılmasının önemli olduğunu söyledi.

Güngör, dizilerin sosyal hayattaki rolünün gün geçtikçe güçlendiğine vurgu yaparak, "Diziler aracılığıyla verilen bütün mesajlar kültürün dokuları içinde yer alıyor. En kılcal damarlarına kadar siniyor ve kültürümüzün bir parçası oluyor. Dolayısıyla diziler sayesinde her akşam nüfusun çok önemli bir kesiminin ağladığı, güldüğü bir zaman dilimi oluyor. Burada göstereceğimiz her şey çok etkin bir şekilde kültürümüze dahil oluyor." ifadelerini kullandı.

"Televizyonun da kendini yenilemesi gerekiyor"

TRT 1 Kanal Koordinatörü Cemil Yavuz, ekran kültürünün yaşadığı değişim ve dönüşümde televizyonun her zaman yerini koruyacağını düşündüğünü ifade ederek, "Hepimiz çevrim içi platformların içeriklerini izliyoruz, orayı takip ediyoruz ama gündüz kuşağı dediğimiz zaman televizyon işin içine giriyor. Tabii ki televizyonun da kendini yenilemesi gerekiyor." dedi.

Televizyon dizilerinin uzunluğunun çokça eleştirilmesine de değinen Yavuz, şunları kaydetti:

"Türkiye'de televizyonların payına düşen reklam pastasının yüzde 70'i prime time programlarına gidiyor. Ekonomik olarak hesap ettiğinizde şu ortaya çıkıyor; bir dizi eğer 5 kuşak reklam almazsa o dizi maliyetini karşılayamıyor. Bunun bir tanesi gece yarısına diğeri de özet sonrasına kalıyor, 3 kuşak yani 36 dakika reklam verebiliyorsunuz. Dizinin maliyetini kurtarabilmek için en az 3 kuşak reklam vermeniz gerekiyor. Bunun sağlanması içinde dizinin süresi uzuyor."

Yavuz, mevcut şartlarda Türkiye'nin dünyanın 100'den fazla ülkesine dizi ihraç ettiğini hatırlatarak, bu başarının devlet ya da kanallar eliyle değil, yapımcılar, oyuncular ve set çalışanlarının özverisiyle ortaya çıktığını söyledi.

"Televizyon yayıncılığı ağırlıklı olarak dijitale kayacak"

Yapımcı Faruk Turgut ise televizyon ile bağı olan kitlenin dijital platformlarla bağının olmadığına dikkati çekerek, "Televizyon dizilerine olan ilginin gün geçtikçe azaldığının farkındayız. Son dönemde özellikle çok özel dizilere seyirci geliyor. Devamlı olarak ekran karşısında kalmayan bir seyirciyle karşı karşıyayız, bu da televizyonun geleceği açısında bence bir risk. Televizyon yayıncılığının ağırlıklı olarak dijitale kayacağını düşüyorum." şeklinde konuştu.

Turgut, dizilerde seyirci açısında önemli olanın içerikten ne kadar ve nasıl etkilendiği olduğunu aktararak, özellikle gençlerin 3-4 saatini televizyon karşısında geçirerek dizi izleyecek bir kitle olmadığını belirtti.

"Kendi hikayelerinizden ve insanlarınızdan kopmayın"

Oyuncu Vildan Atasever de senaryonun ne anlattığının kendisi için çok önemli olduğuna işaret ederek, "Oyuncu olarak yaptığımız işlerde seyirciyi bir hayal alemine sürüklüyoruz. Hangi aleme sürüklediğimiz çok önemli benim için. Oynadığım karakterin beni izleyecek insanlarda nasıl bir etki bırakacağı, derinliğinin olup olmadığı ve seyirciye ne katacağını çok önemsiyorum." şeklinde konuştu.

Atasever, hikayenin kendisi kadar hikayeyi anlatacak insanın da kıymetli olduğunu belirterek, sektöre ilgi duyan gençlere cesur olmalarını, kendilerine güvenmelerini, farklı ve öncü olmalarının yanı sıra kendi hikayelerinden ve insanlarından kopmamalarını tavsiye etti.

Yapımcı Onur Güvenatam ise Türk izleyicisinin en çok tercih ettiği türün romantik-komedi ve dram olduğunun altını çizerek, kendisinin özellikle dijital platformlarda bunun dışındaki türleri denediğini kaydetti.

Ayrıca, TRT Akademi Müdürü Ekrem Özdemir, TRT Akademi'nin faaliyetini anlatarak, dün hayatını kaybeden yönetmen Tunç Başaran'a da rahmet diledi.

Etkinlik, konuşmacıların katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.

Kaynak: AA

title