İkindiden sonra neden uyunmaz? Kerahat vakti ne zaman? İkindiden sonra uyumak günah mı, hadis var mı?

İkindiden sonra neden uyunmaz? Kerahat vakti ne zaman? İkindiden sonra uyumak günah mı, hadis var mı?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Halk arasında sıklıkla belirtilen konulardan biri olan ikindiden sonra uyunmaması hakkında detaylar araştırılıyor. Vatandaşlar ikindiden sonra neden uyunmaz? Kerahat vakti ne zaman? sorularına yanıt arıyor. Peki, kerahat vakti nedir? İkindiden sonra uyumak günah mı, hadis var mı?

İkindiden sonra neden uyunmaz sorusunun yanıtı merak edilen konular arasında yer alıyor. Bilindiği gibi -gündüz saatlerinde- uykunun üç zamanı var ve üç ayrı hükmü vardır. Bunlara gaylule, feylule ve kaylule adı verilir. Hepsinin farklı bir hükmü vardır. Kerahat vakti ne zaman? İkindiden sonra uyumak günah mı, hadis var mı?

İKİNDİDEN SONRA NEDEN UYUNMAZ?

İkindi namazı vakti girdikten sonra, akşam ezanına 45 dakika kalan sürede kerahat vakti girmektedir. Bu nedenle bu süre içerisinde uyunmasının önerilmediği belirtilir.

Feylule vekti olan bu vakitte uyunmaması gerektiği belirtilir. Bu vakit, ikindi namazından sonra başlar, akşam namazına kadar devam eder. Bu uyku, insanda sersemlik meydana getirir.

HADİS VAR MI?

Mecmauz'zevaid'de halk arasında farklı versiyonları geçen hadisin zayıf olduğu söylenmiştir. (bk. Mecmau'z-zevaid, 5/116). O hadis şöyledir: "İkindiden sonra,uyuyup da aklını kaybeden kimse, yalnız kendini kınasın." (Kenzu'l-Ummal, h. No. 41362)

KERAHAT VAKTİ NEDİR?

Kerâhat Vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir. İslam dinine göre kerahat vakitlerinde namaz kılınması mekruh'tur. Farz ve Nafile bütün namazların kılınmasının mekruh olduğu vakitler üçtür.

KERAHAT VAKİTLERİ NELERDİR?

Kerâhat vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir. İslam dinine göre kerahat vakitlerinde namaz kılınması mekruh'tur.

Farz ve Nafile bütün namazların kılınmasının mekruh olduğu vakitler üçtür:

1. Güneşin doğuşundan itibaren ışınları gözleri kamaştırır hâle gelinceye kadarki sabah vakti, kerahat zamanıdır. Bu vakit, güneşin doğuşundan sonraki takriben 45-50 dakikalık bir zamandır.

2. İkinci kerahat vakti, istiva vakti ile zeval vakti arasıdır. Yani güneşin göğün tam ortasına dikilmesi ânından Batı tarafına doğru açılmaya başladığı âna kadar geçen süredir. Bu da yaklaşık 40 dakikalık bir zamandır.

3. İkindiden sonra, güneşin sarararak göz kamaştırmaz duruma geldiği andan başlayıp güneş batıncaya kadar süren vakit de kerahat vaktidir. Demek oluyor ki ikindi namazını güneş ışınlarının sararmakta olduğu sıralara kadar geciktirmemeli, kerahat vaktine bırakmamalıdır. Buda güneşin batmasından 45 dk. öncedir.

• İkindi namazı kerahat vaktine kadar geciktirilmişse, namaz kazaya bırakılmaz, sünneti terkedilerek sadece farzı kılınır. Hattâ güneş batmadan evvel iftitah tekbiri alınarak ikindinin farzına durulsa, namazda iken güneş batsa, bu bile sahih olur. Namaz kazaya kalmış olmaz, vaktinde edâ edilmiş sayılır. Bu ikindi namazına has bir durumdur.

• Bu üç vaktin kerahat vakti olma hikmeti, ateşperestlerin ibâdet zamanı olmasıdır. Bunun dışında tıbbi açıdan gün doğumu ve gün batımı vücudumuzdaki tüm sistemlerin en verimli seviyede çalıştığı zamandır. Gün ortası ve gün ortasının tam tersi olan saat ise vücudumuzdaki tüm sistemlerin neredeyse durma noktası geldiği yarı ölüm dediğimiz uyku haline sebep olan bir zaman dilimidir.

NAMAZ VAKİTLERİ NE ZAMAN?

Namaz Vakitleri. Kur'an'da namazın müminler için vakitleri belirlenmiş bir farîza olduğu ifade edilmiş (en-Nisâ 4/103), bu vakitlere açık şekilde veya işaret yoluyla değinilmiştir (el-Bakara 2/238; Hûd 11/114; el-İsrâ 17/78; Tâhâ 20/130; en-Nûr 24/36; er-Rûm 30/17-18; el-İnsân 76/25). Bununla birlikte namaz vakitleri daha çok Hz. Peygamber'in fiil ve sözleriyle açıklık kazanmıştır. Beş vakit namazın farz kılınmasının ardından Cebrâil Resûl-i Ekrem'e gelerek imamlık yapmış ve birinci gün namazları ilk vakitlerinde, ikinci gün son vakitlerinde kıldırarak başlangıç ve bitiş zamanlarını göstermiştir (Tirmizî, "?alât", 1; Ebû Dâvûd, "?alât", 2). Resûlullah'ın namaz vakitleriyle ilgili açıklamaları hadis kaynaklarında müstakil kitap veya bab başlıkları altında yer almış; genellikle vaktinde kılınan namazın önemi, vakitlerin fazilet, kerâhet, haramlık ve cevaz bakımından değerlendirilmesi gibi hususlar fıkıh kaynaklarında etraflıca işlenmiştir. Farz namazların, bu namazların öncesinde veya sonrasında kılınan sünnet namazların, vitir, teravih ve bayram namazlarının kılınabilmesi için vaktin girmiş olması şarttır. Vakit aynı zamanda namazın vücûb sebebidir. Vaktinden önce kılınan farz namaz sahih değildir, vaktinde yeniden kılınması gerekir. Vaktinden sonraya bırakılan namaz da kazâya kalmış olur. Hz. Peygamber namazı vaktinde kılmanın önemini vurgulamış, "Allah'ın en çok sevdiği amel hangisidir?" sorusuna, "Vaktinde kılınan namazdır" cevabını vermiştir (Buhârî, "Mevâ?itü'?-?alât", 5).

Sabah Namazının Vakti. İkinci fecrin (fecr-i sâdık) ortaya çıkmasından güneşin doğuşuna kadar geçen süredir. Fecr-i sâdık sabaha karşı doğu ufkunda tan yeri boyunca genişleyerek yayılan aydınlıktır. Bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur. Bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir (bk. FECİR). Öğle Namazının Vakti. Güneşin tam tepe noktasına gelip kısa bir süre için gölgelerin kısalıp uzamasının durduğu vakte "vakt-i zevâl", cisimlerin bu vakitte yere düşen gölgesine de "fey'-i zevâl" denir. Öğle namazının vakti zeval vaktinin bitiminden, yani güneşin gökyüzündeki tepe noktasını geçip batıya doğru kaymasından itibaren başlar; sona erme anı hakkında ise iki görüş vardır: Hanefîler'den imâmeyne ve diğer üç mezhebe göre öğlenin vakti, bir cismin gölgesinin -zeval vaktindeki gölgesi hariç- kendisinin bir misline ulaştığı ana kadar devam eder. Bu anda "asr-ı evvel" denilen zaman dilimi başlar. Ebû Hanîfe'ye göre ise öğlenin vakti cisimlerin gölgelerinin fey'-i zevâl dışında kendilerinin iki misline ulaştığı anda son bulur; ardından gelen zamana da "asr-ı sânî" denir. Bu görüş farklılıkları dikkate alınarak öğle namazının asr-ı evvel girmeden önce ve ikindi namazının asr-ı sânî girdikten sonra kılınması tavsiye edilmiştir. Cuma namazının vakti de öğle namazının vakti gibidir. İkindi Namazının Vakti. Fakihlerin çoğunluğuna göre eşyanın gölgesinin bir misline, Ebû Hanîfe'ye göre ise iki misline ulaştığı andan itibaren başlar ve güneşin batışına kadar devam eder. Akşam Namazının Vakti. Güneşin batmasıyla başlar, batı ufkundaki şafağın kaybolmasıyla sona erer. Aralarında imâmeynin de bulunduğu çoğunluğa göre şafak güneş battıktan sonra ufukta meydana gelen kızıllıktır. Ebû Hanîfe'ye göre ise bu kızıllıktan sonra ortaya çıkan beyazlıktır. Yatsı Namazının Vakti. Şafağın kaybolmasından itibaren başlar, ikinci fecrin doğuşuna kadar devam eder.

KERAHAT VAKTİ NAMAZ KILINIR MI?

Kerâhat Vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir. İslam dinine göre kerahat vakitlerinde namaz kılınması mekruh'tur. ... Bu an da yaklaşık olarak öğle namazı vaktinden önceki 10 dakikalık zaman dilimi içerisinde yer aldığından bu zaman dilimi içerisinde namaz kılmak mekruhtur.

Tam namaz kılarken ve namaz bitmeden güneş doğmasıyla kerahat vakti başlar. Hanifilere göre namaz bozulur. Kerahet vakti çıktıktan sonra yeniden kılmak gerekir. Zamanında sabah namazını kılamayan bir kişi, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra öğlen namazı girmeden kılarsa hem sünnetini hemde farzını beraber kaza eder.

İkindi namazı kerahet vaktine kadar geciktirilmişse, namaz kazaya bırakılmaz, sünneti terkedilerek sadece farzı kılınır. Hattâ güneş batmadan evvel iftitah tekbiri alınarak ikindinin farzına durulsa, namazda iken güneş batsa, bu bile sahih olur. Namaz kazaya kalmış olmaz, vaktinde edâ edilmiş sayılır. Bu ikindi namazına has bir durumdur.

Şimal Güdüm
Haberler.com - Güncel