Selahattin Demirtaş, "İstanbul'da Aday Olsaydınız Ne Yapardınız?" Sorusuna Cevap Verdi

Selahattin Demirtaş, "İstanbul'da Aday Olsaydınız Ne Yapardınız?" Sorusuna Cevap Verdi

Tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "23 Haziran seçiminde başkan adayı olsaydınız ne yapardınız?" sorusuna yanıt verdi.

Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunanaHDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Demirtaş, 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Selahattin Demirtaş, avukatları aracılığıyla gazetecilerin sorularını yanıtladı. Duvar'da yer alan habere göre, yöneltilen sorular ve Demirtaş'ın verdiği cevaplar şu şekilde:

ADAY OLSAYDI VERECEĞİ VAATLER

"23 Haziran seçiminde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olsaydınız, ana sloganınız, sloganlarınız ne, neler olurdu? Nasıl bir İstanbul vaat ederdiniz ki, bu farklılıklar/farklar sadece size oy verenleri değil, size oy vermeyi aklından geçirmeyenlerin bile sandık başında bir an da olsa Demirtaş'ı düşündürtecek kadar gönüllerini çelerdi?"

"Doğrudan demokrasinin hayata geçebilmesi için gerekenleri yapardım. Bütün ilçelerdeki bütün meydanlara ücretsiz ve hızlı wi-fi bağlantısı sağlardım. Özel bir kodla herkesin telefonuna yüklenmiş programlarla, isteyen herkesin belediye meclisinin ve belediye başkanının alacağı tüm kararlar için online oylamaya katılabilmesinin yolunu açardım. Karar alma, öneride bulunma, eleştiri yapma ve denetleme süreçlerinin tamamı tüm İstanbullulara açık hale gelinceye kadar bunu yaygınlaştırırdım. Bu şekilde referanduma tabi tutulmamış hiçbir kararı almaz ve uygulamazdım. Gerçek bir halk demokrasisi inşa etmeden yapılacak her şey az ya da çok aldatmacadır. Demokrasi kültürünü geliştirmeden ne farklılıkları bir arada yaşatabiliriz ne emek ve doğa sömürüsünü engelleyebilir ne de talanı, yolsuzluğu, hırsızlığı önleyebiliriz. Bütün billboardlara koyacağım aynanın üzerine de seçim sloganımızı yazardım: "İstanbul'un yeni belediye başkanı. Lütfen daha yakından bakın"

Selahattin Demirtaş

EKREM İMAMOĞLU YORUMU

"Ekrem İmamoğlu ve CHP'nin İstanbul siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz? İmamoğlu, Türkiye'nin demokratikleşmesi adına bir umut mu? 31 Mart'taki gibi 23 Haziran için de seçmenlere bir çağrı yapacak mısınız?"

"Kutuplaştırma, öfke dili ve gerilimden usanmış topluma daha birleştirici, kucaklayan bir dille seslenmek ve bunu inanarak yapmak önemlidir. Toplum da buna değer veriyor haklı olarak. Ben dışarıdayken de çok defa söylediğim gibi, umudu kişilere bağlamak doğru olmaz. İlkelere ve bu ilkeler etrafında birleşmiş daha geniş mücadele birliklerine ihtiyaç var. Herkesin demokrasi cephesi gibi kolektif yapıların oluşmasına destek vermesi ve böylesi yapıların parçası olarak mücadele etmesi daha elzemdir. Kişiler üzerinden yürüyen mücadeleler, demokrasi kültürünün oluşmasına yeterli ve kalıcı katkı sağlamaz. Sayın İmamoğlu'nun da mevcut pozisyonunu ve haklı halk desteğini kalıcı hale getirebilmesinin yolu budur. 23 Haziran seçimine ilişkin partim HDP tavrını ortaya koyuyor zaten. Benim de bundan farklı bir tutumum olmaz. Gelişmeleri izleyip, neler yapabileceğimizi partimle istişare edeceğim elbette."

Ekrem İmamoğlu

TERÖRİSTBAŞININ AVUKATLARIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMESİ VE İSTANBUL SEÇİMİ

Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesini, hükümetin İstanbul seçimlerinde Kürtlerin oylarını almak için yaptığı bir hamle olarak yorumlanmasına ilişkin konuşan Demirtaş, şunları söyledi:

"Yaşanan bunca acı deneyime rağmen, meselelerin bu kadar basit yaklaşımlarla ele alınmasına üzülüyorum. 200 gündür açlık grevleriyle, ölüm oruçlarıyla, içeride ve dışarıda direnen annelerin kararlı duruşlarıyla yürüyen direniş ruhunu, saygısızca hiçleştirmekten kaçınmak gerekir. İnsanlar, ölüm sınırında ve bu direnişin talebine hiç değilse saygı duymak yerine, bu talebi ve gelişmeleri ucuz pazarlıkların malzemesiymiş gibi sunmak, tek kelimeyle ayıptır. Bu şekilde yazıp çizenlerden, biraz empati yapmalarını rica ediyorum. Cezaevinde (veya dışarıda) 200 gündür açsınız, her an ölebilirsiniz. Ve tam o esnada, talebinize dair olumlu bir gelişme yaşanıyor, siz devamının gelmesini beklerken, birileri çıkıp 'Hayır hayır bu sayılmaz, bu seçim için atılmış bir adımdır' deyip gelişmeyi anlamsız kılmaya çalışıyor. Size de resmen 'Öl' demiş oluyor. Evet ayıptır, biraz vicdan lütfen. Bu soru vesilesiyle, biraz içimi dökmüş oldum."