Salih Mirzabeyoğlu'nun Yeniden Yargılandığı Dava - Haberler
Haberi Paylaş

Salih Mirzabeyoğlu'nun Yeniden Yargılandığı Dava

Salih Mirzabeyoğlu'nun Yeniden Yargılandığı Dava

İBDA/C davasından hükümlüyken yeniden yargılanma talebi kabul edilerek tahliye edilen, kamuoyunda "Salih Mirzabeyoğlu" olarak tanınan Salih İzzet Erdiş ile Saadettin Ustaosmanoğlu'nun yargılanmasına başlandı.

İBDA/C davasından hükümlüyken yeniden yargılanma talebi kabul edilerek tahliye edilen, kamuoyunda "Salih Mirzabeyoğlu" olarak tanınan Salih İzzet Erdiş ile Saadettin Ustaosmanoğlu'nun yargılanmasına başlandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yeniden yargılamanın ilk duruşmasına, hükümlüler Salih Mirzabeyoğlu ve Saadettin Ustaosmanoğlu katılmazken, bu hükümlüleri avukatları temsil etti.

Duruşmaya tanık olarak çağrılan, bir dönem Mirzabeyoğlu'nun yargılandığı eski 6. No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başkanı emekli Hakim Sedat Karagül ile gazeteci Murat Keklikçi de duruşmada hazır bulundu. Aynı mahkemenin Karagül'ün ayrılmasının ardından başkanlığını yapan emekli Hakim Metin Çetinbaş'ın da, beyanından oluşan bir dilekçeyi mahkemeye gönderdiği, tutanağa geçirildi.

Eski DGM Başkanı Karagül'ün tanıklığı

Tanık olarak ifadesine başvurulan emekli Hakim Karagül, basında çıkan, "davalarda baskı gördükleri" yönündeki beyanın kendisine ait olduğunu belirterek, dönemin adalet bakanı (Hikmet Sami Türk) tarafından hakkında açılan ceza davasından beraat kararı aldığını, ancak açılan tazminat davasında ise 8 bin 500 lira para ödemek zorunda kaldığını söyledi.

Mirzabeyoğlu'nun yargılandığı davaya uzun süre baktığını, ancak ne kadar süre baktığını aradan uzun bir zaman geçtiği için hatırlayamadığını aktaran Karagül, "Bu dava ile ilgili bana görev yaptığım süreç içinde herhangi bir baskı olmadı. Ben Susurluk davasına da bakıyordum. Bu davada karar vermek üzereydik. Bana dönemin adalet bakanından direkt talimat gelmedi. Ancak duruşma savcısı aracılığıyla karar vermem yönünde telkinde bulunuldu" dedi.

" Büyük davalarda üzerimizde baskı vardı"

Susurluk davası sanıklarından İbrahim Şahin'in kaza yaptığını ve raporlu olduğu için beyanını alamadıklarını da söyleyen Karagül, şöyle devam etti:

"Ben konuşamadığına ilişkin raporu bekliyordum. Bu sebeple de o zamanki duruşma savcısına, 'nasıl karar vereyim' diye söylemiştim. Sanık Salih Mirzabeyoğlu ilk duruşmaya geldiğinde kimlik tespitinden sonra, 'ben nasıl ifade vereyim, kötü durumdayım' dedi. Kendisine işkence yapıldığını söylüyordu. Büyük davalar bizde olduğu için bu davalarda sanıklar kendilerine işkence yapıldığını söylüyorlardı. Ancak ben şu anda sanıkların duruşmadaki hallerini hatırlamıyorum. Aradan 15 sene geçmiştir. Basına yansıyan şekilde, 'büyük davalar' dediğim davalarda üzerimizde az önce anlattığım şekilde baskı vardı. Ancak bu davayla ilgili olarak özel gelen giden bir yönlendirme olmadı. Biz bu dava dosyasının duruşmalarını normal bir şekilde yapıyorduk. Ben bu davayla ilgili değer mahkeme heyeti ve savcıya yönelik de herhangi bir baskı olduğu yönünde bir şey duymadım. Basına verdiğim demeçler doğrudur. Bu davayı biz normal bir dava olarak gördük. Ben basında İBDA/C davası dahil olmak üzere, 'davalarda baskı gördüğümüz' yönündeki demeci verirken, bunu genel bir tabir olarak kullandım."

Hükümlü Mirzabeyoğlu'na ait dosyadaki fotoğraflar gösterilen tanık Karagül, fotoğrafı görünce, Mirzabeyoğlu'nun yüzünde kızarıklık ve çizikler olduğunu hatırladığını belirterek, "Kendisine işkence yapıldığını, bu haldeyken nasıl savunma yapayım diye' bana söyledi. Biz de buna ilişkin olarak süre vermiştik. Ancak yüzündeki çiziklerle ilgili bir şey sorduğumuzu hatırlamıyorum. Zaten 'işkence yapılıyor' deyince bunu sorma gereği duymadım. Artık biz bu durumu kanıksadık. Benim özelliklerimden dolayı odama benim iznim dışında kimse giremezdi. Birinci ordu komutanlığından gelenleri de odamda ağırlamadım" diye konuştu.

Tanık olarak beyanı alınan gazeteci Murat Keklikçi de, Sedat Karagül ile röportaj yaptığını belirterek, röportajın sadece İBDA/C davasıyla ilgili değil, Susurluk ve Türkbank gibi dönemin önemli birçok davayla ilgili olduğunu ve kendisine ne söylendiyse onu aktardığını ifade etti.

Mirzabeyoğlu'nun yurtdışına çıkış yasağının kaldırılması talebine ret

Duruşmada söz alan Salih Mirzabeyoğlu'nun avukatı Hasan Ölçer, müvekkilinin yurtdışına umre ziyaretine gitmek istediğini belirterek, yurtdışına çıkış yasağının kısa süreliğine de olsa kaldırılmasını talep etti.

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Mirzabeyoğlu'nun yurtdışına çıkış yasağı talebinin bu aşamada reddine hükmederek duruşmayı 7 Ocak 2016'ya erteledi.

Süreç

Dönemin İstanbul 6 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, 2 Nisan 2001'de verdiği kararla Mirzabeyoğlu'nu "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak" suçundan idam cezasına çarptırmıştı.

Aynı dava kapsamında yargılanan Saadettin Ustaosmanoğlu ve Mehmet Fazıl Aslantürk'e de "yasa dışı örgüt üyesi olmak" suçundan 18'er yıl ağır hapis cezası veren mahkeme, "yasa dışı örgüt üyelerine yardım ve yataklık etmekle" suçlanan tutuksuz sanık Hüsnü Göktaş'ın dosyasını ise yasa uyarınca ertelemişti.

Mirzabeyoğlu hakkında verilen idam cezası, 23 Eylül 2002 tarihinde uyarlama yapılarak, müebbet ağır hapis cezasına çevrilmiş, 30 Kasım 2004'te tekrar yapılan uyarlama ile ağırlaştırılmış müebbet ağır hapse dönüştürülmüştü.

Salih Mirzabeyoğlu hakkında 2005 yılında 5237 sayılı yeni TCK'nın yürürlüğe girmesi üzerine 309. ve 311. maddeleri göz önüne alınarak, lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmiş, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasındaki "ağır" kelimesi çıkartılarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilmişti.  Yargıtay 9. Ceza Dairesi de Mirzabeyoğlu, Ustaosmanoğlu ve Aslantürk'e verilen cezayı onamıştı.

Yeniden yargılanma talebi kabul edildi, tahliye oldu

İBDA/C davası kapsamında, "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak" suçundan aldığı idam cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilen ve 16 yıl cezaevinde tutuklu kalan Mirzabeyoğlu'nun avukatı Hasan Ölçer, müvekkilinin özellikle 28 Şubat döneminde yapılmış hukuksuzlukların, "en bariz ve en sembol" ismi olduğu gerekçesiyle, İBDA/C davasının arşiv dosyalarına bakmakla yükümlü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine 27 Haziran 2014'te başvurarak yeniden yargılama talebinde bulunmuştu.

Talebi değerlendiren mahkeme heyeti, 22 Temmuz 2014'tde verdiği kararla, Mirzabeyoğlu'nun yeniden yargılanmasına ilişkin talebini kabule değer görerek, Mirzabeyoğlu'nun tahliyesine hükmetmişti. Heyet, bu hükmünü, "Mirzabeyoğlu'nun tutuklulukta ve infazda geçirdiği süre ile kaldığı bu sürenin uzun olması ve telafisi güç mağduriyetlere yol açma ihtimalini" dikkate alarak vermişti.

AA - Son Dakika Haberleri

Devlet Güvenlik Mahkemesi, Salih İzzet Erdiş, Susurluk, İstanbul, Politika, Güncel, Haber

title