CHP TBMM Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın "Anayasa'yı Değiştiriverelim, Anayasa Mahkemesi'nin Yetkilerini Kısalım" Diyenlerin Tuzağına Düşmemesi Gerektiğini Belirterek, "Sakın Ha Anayasa Değişikliğine Kalkma, Gereğini Yap, Siyaset Uzun Bir Yol, Durumu Hazmet.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın "Anayasa'yı değiştiriverelim, Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini kısalım" diyenlerin tuzağına düşmemesi gerektiğini belirterek, "Sakın ha Anayasa değişikliğine kalkma, gereğini yap, siyaset uzun bir yol, durumu hazmet. Gün gelir senin de hakkın iade edilir. Yanlışın varsa tespit edilir, yoksa ortaya çıkar. Yargıdan korkmak siyasetçiye yakışmaz. Sakın ha kendine göre hukuk yapmaya kalkma, kendine göre yargı düzeni kurmaya sakın ha kalkma, onun altından kalkamazsın" dedi.
Baykal, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "CHP bize kuyu kazıyor" dediğini belirterek, "Ben senin karşındayım. Ben senin kuyunu falan kazmam, kimsenin kuyusunu kazmam. Bu benim işim değil. Sen kuyu korkusu içine girmişsen, etrafındakilere bak. Senin kuyunu kazıyor olabilecek olanlar senin etrafındakilerdir. Sen onlara bak. Sana 'hadi yürü aslanım arkandayız' diyenlerdir. Bizimki çok açık, biz senin yanlışını söylüyoruz. Seni yanlıştan kurtarmak için uyarıları yaptık" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın "Vesayeti kabul etmeyiz" sözlerini de değerlendiren Baykal, şunları kaydetti:
"Kimsenin Meclis'e vesayet kurmaya hakkı yok, haddi yoktur. Hepimiz Anayasa'nın içinde yetkilerimizi, görevlerimizi biliyoruz. Onun gereğini yapacağız. Vesayet değil de, sen sakın ha yargıya vesayet kurmaya kalkma, Meclis'e vesayet kurmaya kalkma, Anayasa Mahkemesi'ne vesayet kurmaya kalkma. Sen haddini, ölçünü bil, Anayasa içindeki yerini bil, kendi içine sindir, görevini yap." "ALTINDAN KALKAMAZSIN" Başbakan Erdoğan'ın dokunulmazlıkları da bir tuzak gibi algıladığını kaydeden Baykal, "Anlaşılıyor ki, Başbakan dokunulmazlık konusunu düşünmeye başlamıştır. Dokunulmazlık konusu kişisel gündemine gelmiştir. Diyor ki, 'dokunulmazlık bir tuzak'. Benim bunu anlamam mümkün değil. Dünyada hiçbir ciddi demokraside siyasetçilerin imtiyazı yoktur. Suç işleyeceksin, 11 tane dosyan olacak. Savcılar senin ifadeni almak isteyecek, ama 'sen dokunulmazlığım var' diyeceksin ve sonra bunu savunacaksın. Türkiye'nin dokunulmazlığa ihtiyacı olmayan insanlar tarafından yönetileceği günler gelecektir, gelmelidir" diye konuştu. Baykal şunları kaydetti:
"Eğer tuzak ve kuyu anlayışındaysa ona son bir uyarı yapmak isterim. Sakın ha, 'Anayasa'yı değiştiriverelim' diyenlerin tuzağına düşme, sakın ha. Şimdi sana etrafındakiler, 'Elimizdeki gücü kullanalım, mahkemenin yetkilerini kısalım, bunun altında kalmayalım' diyorlar, diyeceklerdir. Bak sana bir ana muhalefet partisi tavsiyesi, CHP'nin vatanseverce yaptığı bir tavsiye; Sakın ha Anayasa değişikliğine kalkma, gereğini yap, siyaset uzun bir yol, durumu hazmet. Gün gelir senin de hakkın iade edilir.
Yanlışın varsa tespit edilir, yoksa ortaya çıkar. Yargıdan korkmak siyasetçiye yakışmaz. Sakın ha kendine göre hukuk yapmaya kalkma, kendine göre yargı düzeni kurmaya sakın ha kalkma, onun altından kalkamazsın. Yoksa hukuk sistemi içinde en istemediğin sonuç ortaya çıksa hiç merak etme, onların hepsi hukuk düzeni içinde aşılır. Ama düzeni bozarsan o zaman altında kalırsın. Sana tavsiyem, sakın ha itibar etme, yapılan yanlışlıklar değerlendirilir, gereği yapılır ve aşılır. Önümüzdeki dönemlerde Türkiye'yi daha çok karıştırmaya yönelik telkinler, o gazetelerin telkinleri, asıl o tuzaktır, sakın ha onlara kendini teslim etme diyorum." (MÜG-CC-CC-Y)









