'Parlamento, Yepyeni Bir Anayasa Yapabilir'

'Parlamento, Yepyeni Bir Anayasa Yapabilir'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çiçek, Türkiye'de Demokrasinin Kökleştiğini ve Parlamentonun Günün İhtiyaçlarına Cevap Verebilecek Yepyeni Bir Anayasa Yapabileceğini Kaydetti.

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye'de demokrasinin kökleştiğini ve parlamentonun günün ihtiyaçlarına cevap verebilecek yepyeni bir anayasa yapabileceğini kaydetti. Çiçek, "AK Parti, bilim adamlarından gelen taslağı kendisi yönünden bir değerlendirme yapıyor, yaptı. 'Bu taslak bizim taslağımız' diyebileceğimiz bir noktaya henüz gelmedik" dedi.

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunan Bakan Çiçek, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Çiçek, ''sivil anayasa'' çalışmalarının hangi aşamada olduğu, kamuoyunda bu çalışmaların ''gizli'' yürütüldüğü gibi bir algılamanın bulunduğu, bunun nereden kaynaklandığının sorulması üzerine, anayasa değişikliklerinin hükümetlerin değil, parlamentonun işi olduğunu belirtti.

Yaptıkları değerlendirmeye göre, TBMM Genel Kurulu'na inmiş 140 tasarının bulunduğunu, tasarıları bakanların değerlendirerek, hangilerinin öncelikle ele alınması gerektiği konusunda 25 Eylül'e kadar bilgi vereceklerini anlatan Çiçek, bunlardan hangilerinin öncelikli olacaklarının kararlaştırılacağını ifade etti.

Kamuoyunun ve değişik kesimlerin pek çok beklentisi olduğunu ifade eden Çiçek, Türk Ticaret Kanunu'nu örnek vererek, bu kanunun değiştirilmesi halinde 14 başlıkla ilgili önemli mevzuat reformunun gerçekleştirilmiş olacağını vurguladı.

Yürürlükteki anayasanın 71 maddesinin değiştiğini, 175 maddelik anayasanın neredeyse yüzde 40'ının değişmiş olduğunu ifade eden Çiçek, şöyle devam etti:

''Dolayısıyla bu anayasanın bütünlüğü kalmadı. İhtiyaç hasıl oldukça 1, 5, 10 madde değiştirildi. Bu anayasa 1980 öncesi sıkıntıları dikkate alarak güvenlik öncelikli bir anayasa olarak hazırlanmıştır ve bir tepki anayasasıdır. Bunlar benim fikirlerim değil. Zaten bu anayasayı eleştirenler ya da tespitte bulunanlar bunları hep söyledi, söylemeye devam ediyor. Halbuki günümüz dünyasında hem özgürlükleri korumak, daha fazla teminat altına almak hem de güvenliği dikkate almak, yani ya özgürlük ya güvenlik açmazından Türkiye'yi kurtarmak gerekiyor. Bugüne kadar da zaten sivil bir parlamento bir anayasa hazırlığı yapmadı, yapamadı. Her defasında askeri müdahalelerden sonra yapıldı. Düşünüyoruz ve inanıyoruz ki artık Türkiye'de demokrasi yerleşmiş, kökleşmiştir. Parlamentosu da günün ihtiyaçlarına cevap verecek, çağdaş gelişmeleri dikkate alan bir anlayışla yepyeni bir anayasa yapabilir.''

Bunun pek çok kurumun talebi olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Bütün bunları dikkate aldığınızda aslında toplumun çok değişik kesimlerinden yeni bir anayasa yapılması gerektiği açıkça ortadadır. Biz de AK Parti olarak seçimlere girerken bütün bunları dikkate alarak yeni bir anayasa yapılmasını arzu etmiştik. Anayasa yapılması başka bir yasa yapmaktan çok daha zor ve çok daha önemli bir hazırlık isteyen bir konudur'' dedi.

Türkiye'de anayasa hukukçusu sayısının az olduğunu da dile getiren Çiçek, 6 akademisyenin özgür iradeleriyle bir Anayasa taslağı hazırladığını söyledi. Çiçek, şöyle konuştu:

''Bu taslağı, netice itibariyle bir partiye hazırladı. Yani AK Parti bilim adamlarından gelen taslağı kendisi yönünden bir değerlendirme yapıyor, yaptı. Ondan sonra bazı maddelerinde bazı tereddütleri var, ya da bu maddelerin neden böyle yazıldığı ile ilgili karşılıklı oturup değerlendirme yapmaları lazım. Ondan sonra bunu kamuoyunun ilgisine, bilgisine, katkısına açacağız diye bunu defalarca ifade ettik. Şimdi hazırlıklar tamamlanmadan eğer bu taslakları kamuoyunun tartışmasına açarsanız korkarım ki faydasız bir tartışma yapmış oluruz. Çünkü 'bu taslak bizim taslağımız' diyebileceğimiz bir noktaya henüz gelmedik. Bir şeyi yarım olarak kamuoyunun tartışmasına açarsanız bundan beklenen fayda hasıl olmaz.''

Parti olarak akademisyenlerden gelen taslağı hemen TBMM'ye göndermeleri halinde ''bu acele niye'' denilebileceğini, eleştirilerin ancak bu durumda haklı olabileceğini vurgulayan Çiçek, şunları kaydetti:

''Halbuki biz diyoruz ki bunu müteaddit defalar açıkladık; eğer böyle bir anayasaya ihtiyaç varsa, buna da herkes katkı sağlayacaksa art niyet aramadan, niyet tartışması yapmadan, işe de çomak sokmadan, bir taslak çıksın orta yere... Siluete ateş etmek yerine taslağın kendisini görmek lazım. Biz diyoruz ki bu noktaya geldikten sonra kamuoyunun bilgisine sunacağız.

Bütün meslek, medya kuruluşlarına, ilim çevrelerine üniversiteler dahil herkese bunu göndereceğiz, internet sitesine koyacağız. Makul bir sürede bu düzenlemelerle ilgili kim ne söyleyecekse, neresini doğru yanlış eksik buluyorsa iyi niyetle bunları aldıktan sonra parti ve bilim kurulu bir araya geleceğiz. Yeteri kadar değerlendirme yaptıktan sonra TBMM'ye göndereceğiz.''

-Gizlilik-

Taslağın, Anayasa Komisyonu'nda görüşüldükten sonra Genel Kurul'a ineceğini belirten Çiçek, şöyle devam etti:

''Dolayısıyla ortada gizlilik diye birşey yok. Belki bazıları konuyu merak ediyor olabilir. Müsaade etsinler, 10-15 gün daha sabretsinler. 10-15 gün sonra, ne varsa bu kamuoyunun ilgisine, bilgisine, katkısına sunulacaktır. Ortada gizlilik yok, gece karanlığında yapılan hiçbir şey yok. Hemencecik bunları hazırlayıp Meclis'e göndermemiz yok. Kamuoyu yeteri kadar bunları tartışacaktır. Sonuçta da ümit ediyorum bu dönem herkesin pozitif katkısıyla bir anayasayı bu Parlamento döneminde gerçekleştirme imkanını bulmuş oluruz.''

Anayasa değişikliğinin halkoyuna da sunulacağını belirten Çiçek, ifade tarzı ne olursa olsun maddeleri herkesin iyi niyetle değerlendirmesini, korku ve vehimler, niyet değerlendirmelerinin işin önüne getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Çiçek, şöyle konuştu:

''Artık şu noktayı koymamız lazım, bunun zamanı geldi; Türkiye demokratik sistemi benimsemiştir. Türkiye 84 yılı aşan bir süreden beri cumhuriyetle idare edilmektedir ve bunun hepimize sağladığı çok önemli kazanımlar vardır. Bunların hepsi korunarak Türkiye'yi daha ileri bir noktaya nasıl getirebiliriz, Türkiye'yi daha iyi idare edilebilen bir ülke haline nasıl getirebiliriz, hak ve özgürlüklerin rahatlıkla konuşulabildiği, kullanılabildiği batı standardında bir demokratik sistemi nasıl kurumsallaştırabiliriz yapılan çalışmaların önünde, arkasında, içinde bu vardır. Hemencecik filan kazanımlar gidiyor, Lozan'ın kazanımları gidiyor... Yani bu türlü vehimlerle korkularla ülke, Türkiye bir yere varmaz. Ne Lozan'ın kazanımlarını bu ülkede kimse birine verebilir, ne Cumhuriyetin kazanımlarından bu ülke vazgeçebilir. Kimse de buna cesaret edemez. Bunları çok net ve altını çizerek söylüyorum. Bir anayasa yapacaksak, anayasa ciddi bir iştir. Herkes böyle bir ciddiyet içinde eleştirilerini ortaya koysun, beraber yapalım bu işi. Bunun onuru da hepimize ait olsun.''

Kaynak: AA