Kayseri Develi'de iki asırlık kişi 108 ve 115 yaşında olduklarını söylüyor
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleKayseri Develi'de yaşayan Ayşe Güler 108, Cafer Erkılıç ise 115 yaşında olduğunu söylüyor. Doğal beslenen ve çocuklarıyla torunlarının desteğiyle yaşayan iki asırlık kişi, sağlıklarının iyi olduğunu ancak yaşlılığa bağlı ağrılar yaşadıklarını anlatıyor.
Kayseri'nin Develi ilçesinde yaşayan asırlık çınarlar Ayşe Güler ve Cafer Erkılıç, ???????kırsalda huzurlu bir yaşam sürüyor.
İlçe merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki kırsal Yeniköy Mahallesi'nde dünyaya gelen Güler ve köylüsü Erkılıç, ömürlerinde bir asrı geride bıraktılar.
Gençlik yıllarında sürekli çalışan, beslenmelerine dikkat eden ve doğal beslenen asırlık çınarlar, çocukları ve torunlarının desteğiyle yaşamlarını sürdürüyor.
Ayşe Güler, AA muhabirine, zamanın çok hızlı geçtiğini, 108 yılı geride bıraktığını söyledi.
İnsanların zamanın kıymetini bilmesi gerektiğini belirten Güler, "6 çocuğum var. Günlerim geldi, geçti. Ben de bilemiyorum. Ana baba günü görmedim. Ufacıkken öksüz kaldım. 108 yaşındayım. Eşim öleli 40 sene oldu. Bugünlere kadar yedik, içtik. Yokluğu da gördük, varlığı da gördük. İşiyle, gücüyle günler geldi geçti." diye konuştu.
Güler'in gelini Dursun Güler de kayınvalidesinin kendine hep dikkat ettiğini ve iyi beslendiğini ifade etti.
Kayınvalidesine eşiyle birlikte baktıklarını anlatan Güler, "Sütle, yoğurtla, balla kendine çok iyi bakar. Aynı avluda bulunan kendi evinde kalıyor. Yemeğini getiriyoruz, burada yiyor. 6 çocuğu, 22 torunu var. Biz bakıyoruz. Sadece yaşlılıktan dolayı ağrısı, sızısı ve tansiyonu var. Başka hastalığı yok çok şükür." dedi.
"Eskiyi özlüyorum ama çalışamıyorum"
Cafer Erkılıç da ömrünün çalışarak geçtiğini ama yemesine hep dikkat ettiğini söyledi.
Babası tarafından 17 yaş küçük yazdırıldığı için kimlikte yaşının 98 olduğunu ifade eden Erkılıç, şöyle konuştu:
"Şimdi 115 yaşındayım. Beni, kimliğe küçük yazdırdılar. Babam 'Askere geç gitsin' diye böyle yapmış. Rençberlik yaptım, çift sürdüm. Ondan sonra körük açtım, demircilik yaptım. Kazma, balta, nacak, satır yapardım. Eskiyi özlüyorum ama çalışamıyorum. 5 çocuğum oldu. Yememiz, içmemiz iyiydi. Davarımız vardı, yoğurt yer, süt içerdik. Şimdi yine iyiyim. Şimdi böyle kaldık, çalışamıyoruz, buna çok şükür. Dizlerim ağrımasa her yere giderim ama dizlerim ağrıyor."
Erkılıç, askerliğini çavuş olarak yaptığını ve o günleri sürekli hatırladığını sözlerine ekledi.
Erkılıç'ın oğlu Ramazan Erkılıç ise babasının sağlığına dikkat ettiğini ve hep doğal beslendiğini dile getirdi.
Babasının iyi bir hayat sürmesi için ona iyi bakmaya çalıştıklarını belirten Erkılıç, "Babası askere geç gitsin diye, işleri çok olduğundan dolayı küçük yazdırmış. Kimlikte şu anda 1928 doğumlu ama kendisinin ve akranlarının dediğine göre gerçekte 115 yaşında. Babam, önceden çiftçilik yapmış, sonra da 30-40 yıl demircilik yaptı. Sütü, yoğurdu çok yerdi. Dağlara gider, temiz hava alırdı. Kendine iyi bakardı. Sebze yemeğini de çok yerdi. Hiç sigara içmedi. Tabii babamız, biz de ilgilendik, baktık." ifadelerini kullandı.








