Londra: Avrupa Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, İsrail ve Lübnan arasında devam eden çatışmalar ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve sebepleri başlıkları öne çıktı.
İngiliz basınında bugün, İsrail ve Lübnan arasında devam eden çatışmalar ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve sebepleri başlıkları öne çıktı.
BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, New York'ta BM Güvenlik Konseyi'nde bir karar metni üzerinde uzlaşma çabaları sürerken Guardian gazetesi hükümetin Lübnan konusunda izlediği politikadan memnun olmayan bir grup İngiliz milletvekilinin, tatil dönemindeki parlamentonun toplanması için bir girişim başlattıklarını yazdı. Gazetenin manşetten verdiği haberde, "Çoğu iktidardaki İşçi Partisi üyesi yaklaşık yüz milletvekili, Lübnan krizini görüşmek üzere parlamentonun acilen toplanmasını isteyecek. Bunun yanı sıra, İngiltere'nin Lübnan'da acil bir ateşkes talep etmesini isteyen milletvekillerinin sayısı da 200'ü buldu. Parlamentonun toplanması çağrısının önümüzdeki 48 saat içinde bir mektupla yapılması bekleniyor. Başbakanlık'taki genel hava, henüz olağanüstü bir oturuma gerek olmadığı şeklinde. Ancak New York'taki görüşmelerde bir uzlaşmaya varılamaması durumunda hükümetin tutumunun değişebileceği belirtiliyor" ifadelerine yer verildi.
Guardian'ın bölgedeki muhabirlerinden Jonathan Steel, İsrail ordusunun, Sur kentindeki operasyonunu, "İsrail Sur'u kuşattı, hareket eden her şeyi, vurmakla tehdit ediyor" başlığıyla duyurdu.
"İsrail savaş uçakları, Sur kentine el ilanları attı ve halkı Litani Nehri'nin güneyinde otomobillerini kullanmamaları uyarısında bulundu. Seyahat yasağı konusunda hiçbir istisnaya izin verilmedi. Buna yardım konvoyları ve ambulanslar da dahil. 'Litani Nehri'nin güneyindeki Lübnanlılar'a' başlığını taşıyan el ilanlarında 'Bunu dikkatli okuyun ve uygulayın. İsrail güvenlik güçleri, sizi kalkan olarak kullanan, sizin evlerinizden İsrail'e roket atan terörist unsurlara karşı operasyonlarını arttıracaktır' deniyor. 'İsrail devleti' imzasını taşıyan el ilanlarında, nehrin güneyindeki tüm araçların vurulacağı söyleniyor"
İsrail ordusunun Sur kentinde uyguladığı abluka Independent gazetesi yazarı Robert Fisk'in de bugünkü yazılarından birisine konu oldu. "İsrail'in insan3 yardım koridoru sözü fos çıktı" diye yazan Fisk yazısında, "İsrail Başbakanı Ehud Olmert iki hafta önce insan3 yardım koridorları oluşturacaklarına söz vermişti. Buna Lübnan'da kimse inanmamıştı. Nitekim İsrail hava kuvvetleri, Litani Nehri üzerindeki son köprüyü de havaya uçurdu. Böylece Beyrut ve Güney Lübnan arasındaki, tüm yardım ulaştırma çalışmaları sona erdi. Yardım kurumlarının 'güvenli geçiş izni' talepleri de reddedildi. İsrail bir güvenlik koridoru oluşturmazsa, bu kurumların çalışması olanaksız. Peki Sayın Olmert'in söz verdiği güvenlik koridorları için baskı uygulanacak mı yoksa Güney Lübnan'daki siviller açlıktan ölene kadar beklenecek mi?" ifadelerine yer verdi.
"LÜBNAN, HİZBULLAH'LA BAŞ EDEMEZ"
Daily Telegraph gazetesinin baş yazısı da Lübnan'ı ancak farklı bir perspektiften değerlendirdi. Gazete, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'nın Güney Lübnan'a 15 bin asker konuşlandırma kararının memnuniyetle karşılanması gerektiğini belirtti ancak "Lübnan Hizbullah'la kendi kendine baş edemez" diye yazdı.
"BM Güvenlik Konseyi'nin 1559 numaralı kararı, devam eden krizin çözümü için temel olmalıdır. Buna göre, Litani Nehri'nin güneyinde Hizbullah'ın gücü ortadan kaldırılmalı bunun yerine kontrol Beyrut hükümetine geçmelidir. Ancak Lübnanlı politikacılar yıllardır bunu yapmaktan kaçındı. Şimdi ise, İsrail'in saldırıları sayesinde bu gecikmiş adımı atabilirler. Buna rağmen, 1559 sayılı karar uyarınca Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve dağıtılması için bu 15 bin asker de yeterli olmayacaktır. Lübnan ordusu, Suriye ve İran tarafından desteklenen Hizbullah'ın, devlet içinde devlet yaratmasını engelleyemedi."
Daily Telegraph, Fuad Sinyora'nın izlediği siyaseti de eleştirerek, "Halkının acısını dile getiren Sinyora, Hizbullah'ın iki İsrail askerini kaçırmasıyla alevlenen krizde tüm suçu İsrail'e yükledi. Beyrut hükümetinin Hizbullah'la başa çıkabileceğine inanmamak gerekir. İşte bu nedenlerle İsrail, bir uluslararası güç konuşlandırılana kadar Lübnan'dan çekilmemelidir. BM'nin etkisiz gözlem gücü UNIFIL'i takviye etmek yerine görevine son verilmelidir. Yeni güç, Lübnan birliklerinden oluşmalı ancak ateşkesi uygulatacak yabancı birliklerce de desteklenmelidir. Aksi takdirde Lübnan, Golan Tepeleri'ni geri almak isteyen Şam'ın ve İsrail'i yok etmek isteyen Tahran'ın maşası olacaktır" ifadelerine yer verdi.
Times gazetesi İngiliz istihbarat örgütü MI5'ın, bütçesinin rekor seviyedeki bölümünü terörle mücadeleye aktardığını yazdı. Habere göre, Times'a bilgi veren güvenlik kaynakları, son 6 yılda, uluslararası bağlantılı en az 13 terör eylemi planının ortaya çıkarıldığını belirtiyor.
"MI5 Başkanı Eliza Manningham-Buller, terör tehdidiyle başa çıkabilmek için, 200 milyon sterlinlik, (yaklaşık 560 milyon YTL) bütçesinden 16 milyon sterlini daha uluslararası terörle mücadeleye aktardı. Buna göre şu anda MI5'ın bütçesinin rekor seviyede, yüzde 87'lik bölümü terörle mücadele için kullanılıyor."
Guardian, bir yorum yazısıyla, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı ve bunun sebeplerini değerlendiriyor.
"Brent türü ham petrol, dünkü işlemlerde tüm zamanların en yüksek değerine ulaşarak 78 dolar 65 sentten alıcı buldu. Bundan yaklaşık 3 buçuk yıl önce, 11 Şubat 2002'de Brent ham petrolü sadece 19 dolar 60 sentten satılıyordu. Petrolün varilini 20 doların altında bir fiyattan almanın zevkini hayal etmek bile zor şimdi. Petrol fiyatlarında bu haftaki artışın başlıca sebebi İngiliz petrol şirketi BP'nin Alaska'daki petrol sahasını kapatacağını açs7urdu. Böylece Beyrut ve Güney Lübnan arasıklamasıydı. Boru hatlarındaki sızıntı nedeniyle kapatılan Prudhoe Bay sahası, dünya petrolünün sadece yüzde 1'ini oluşturuyor."
Guardian'a göre petrol fiyatlarındaki artışta bir diğer etken ise, nükleer programı nedeniyle BM yaptırımlarıyla karşı karşıya olan İran'ın, batıyı 'petrol silahıyla' tehdit edip vanaları kapatabileceğini açıklaması oldu. Guardian, dünya piyasalarının tüm dalgalanmalarla iyi mücadele ettiğini belirterek, "Fiyat artışı, tüketicilerin ve hükümetlerin küresel ısınmanın etkileri konusunda daha dikkatli düşünmelerini de sağladı. Petrolün varil fiyatına eklenen her bir dolar, yenilenebilir enerjiyi ve alternatif yakıt türlerini daha çekici hle getiriyor. 1990'lı yıllarda, petrolün varili 20 dolar seviyelerindeyken, büyük şirketler hesaplarını tutturabilmek için araştırma ve altyapı çalışmalarında kesintiye gitmişti. İşte şimdi bu cimriliklerinin acısını çekiyorlar" ifadelerine yer verdi.













