Yozgatlı Şehidin Eşi Yine Feryat Etti

Yozgatlı Şehidin Eşi Yine Feryat Etti
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Hakkari Çukurca Karayolunda şehit düşen Uzman Çavuş Erhan Ar'ın cesedine ulaşılamaması acı içinde bekleyen Ar Ailesi'nin üzüntüsünü artırdı.

Hakkari Çukurca Karayolunda PKK'lı teröristlerin 17 Ağustos Çarşamba günü askeri konvoya düzenlediği saldırıda şehit düşen Uzman Çavuş Erhan Ar'ın cesedine ulaşıldığını duyuran İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, açıklamasının ardından ceset parçalarının yine Ar'a ait olmadığının belirlenmesi acı içinde bekleyen Ar Ailesi'nin üzüntüsünü artırdı.

Yozgat'ın Yerköy İlçesi'nde yaşayan Uzman Çavuş Erhan Ar'ın eşi Ayşegül Ar, saldırı sonrasında hurda yığını haline gelen askeri araçtan eşinin canlı çıkma ihtimalinin olmadığını belirterek, "Eşimin o araçtan canlı çıkamayacağını biliyorum, parçalarını istiyorum" diye feryad etti.

Ayşegül Ar, İçişleri Bakanı Şahin'in eşine ait ceset parçalarının bulunduğunu söylediğini ardından da bulunmadığı yönünde yapılan açıklamaların kendilerini daha çok yaraladığını belirterek şunları söyledi:

"Bir bulundu, bir bulunmadı, diyerek eşimin şehitliğini de mahfettiler. Benim eşimin iman dolu kalbi, mangal gibi yüreği vardı. Bu devlet, bu vatan, Türkiye için, şehit oldu. İki tane yetim yavru bıraktı. Ben hiçbir şey istemiyorum, ben Cumhurbaşkanı ve Başbakanımdan eşimin bulunmasını istiyorum. Bundan sonra iki çocuğumla yapayalnız kaldım başka hiç kimsem yok. Alnım açık gururluyum, şerefliyim, şehit karısıyım. Sadece içimi dökebileceğim, canım sıkılınca gitip dertleşebileceğim bir mezar taşı istiyorum. Bir parçasını bulsunlar mezar taşı olsun. Gururla çocuklarımı götürüp bu sizin şehit babanız diyebileceğim bir mezar istiyorum. Başka bir şey istemiyorum."

Araştırıldıkça hala şehitlere ait parçaların çıktığına dikkat çeken Ayşegül Ar, "Neden o günün sonuna kadar araştırılmadı, neden parçaları kurda kuşa yem ediyorlar. Sonuna kadar aramıyorlar. Eşimin kaybolma ihtimali yok, ondan şüphelenmiyorum, kayıp değil, araçtan çıkma ihtimali yok, ama parçalarını istiyorum, tüm bedenini de istemiyorum, saçını, tırnağını, ayağını, parmağını ne olursa ne getirirlerse razıyım" diye konuştu.

Eşimin arkadaşlarından başka kimse bilgi vermiyor.

Bir haftadır kapısını kimsenin çalmadığına dikkat çeken Ayşegül Ar, gözyaşları arasında sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimse gelmiyor, kimse ilgilenmiyor, kimse kapımı çalıp da 'eşin aranıyor, çalışmalar devam ediyor' demiyor. Ben eşimin arkadaşlarını arıyorum onlardan bilgi almaya çalışıyorum. Beni kimse bilgilendirmiyor. Benim kolum kanadım kırıldı, yıkıldım bekliyorum. Ne askeri nede devlet yetkilsi benimle görüşmüyor. Kimsesizim. Benim kocam bu vatan için gitti. Hakkari'nin dağlarında Zap'ta benim kocam bu devlet için gitti.

Ben bunu mu hak ediyorum. Kimse kapımı çalıp ta iki çocuğumun başını okşayan yok. Ben devletimden maddi bir şey beklemiyorum, sadece manevi olarak benimle konuşsun. Beni rahatlatsın devlet büyükleri, bugün benim yanımda olmayıp da ne zaman olacak. Bir emniyet müdürü, bir Kaymakam, bir belediye başkanı, bir Vali, bir milletvekili, bir Başbakan, hiçbirisi gelip de şehit karısı, şehit çocuğu diye başsağlığı dilemedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ilk gün kayınbabamın yanına gelip başsağlığı dilemiş, Benim yanıma gelmedi. Dün Yozgat'taydı, Bekir Bozdağ televizyonda görünce hemşehrimiz diye gurur duyuyorduk, 'Başbakan sayılır' diyorduk, kapımı çalmadı."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı