Bakan Ersoy Alevi-Bektaşi Buluşmasında Konuştu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Zeytinburnu'nda düzenlenen Yas-ı Muharrem Orucu Buluşması'nda, Kerbela'nın adalet ve insanlık değerleri için mücadeleyi simgelediğini, Muharrem ayının vicdan muhasebesi ve dayanışma zamanı olduğunu vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla "Yas-ı Muharrem Orucu Buluşması", Platform Zeytinburnu'nda düzenlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve İstanbul Valiliği işbirliğiyle gerçekleştirilen program, Zakir Kenan Zede ve Sercan Erkeker'in mersiye okumasıyla başladı.

Akşam ezanının ardından Dede Ali Doğan'ın oruç açma ve Dede Erdal Ahi'nin sofra duası ettiği programda konuşan Bakan Ersoy, "Muharrem ayı, Alevi-Bektaşi inanç ve kültür dünyasında yalnızca bir matem dönemi değil, hakikatin, vicdanın ve insanlık onurunun yeniden hatırlandığı derin bir muhasebe zamanıdır. Bu vesileyle Kerbela'da hak ve hakikat uğruna can veren Hz. Hüseyin Efendimizi ve Kerbela şehitlerini rahmet, saygı ve hürmetle anıyoruz." dedi.

"Hz. Hüseyin, yalnızca bir dönemin değil, bütün çağların mazlumlarının serdarıdır"

Ersoy, Hz. Hüseyin'in makam veya saltanat için değil, adalet ve insanlık değerleri uğruna mücadele ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Kerbela'da yalnızca insanlar susuz bırakılmamış, adalet, merhamet ve insanlık vicdanı da büyük bir sınavdan geçirilmiştir. Muharrem orucu ise Kerbela'nın acısını gönülde hissetmenin, nefsi terbiye etmenin, mazlumun halini anlamanın ve hak yolunda sabrı kuşanmanın manevi ifadesidir. Bu ay, bizlere vicdan muhasebesi yapmayı, paylaşmayı, dayanışmayı ve gönül birliğini güçlendirmeyi hatırlatmaktadır."

Kerbela olayının bugün zulüm hangi çağda ve hangi coğrafyada ortaya çıkarsa çıksın, karşısında durmak gerektiği mesajını verdiğine işaret eden Ersoy, "Filistin, Arakan, Afrika kıtası, Doğu Türkistan ve daha pek çok yerde bir mazlumun feryadı yükseliyorsa, Kerbela'nın sesi ve Hüseyin'in adalet çağrısı orada yankılanmaktadır. Bu nedenle Hz. Hüseyin, yalnızca bir dönemin değil, bütün çağların mazlumlarının serdarıdır." diye konuştu.

Mehmet Nuri Ersoy, Alevi-Bektaşi geleneğinde Kerbela'nın özünün kin değil, birlik, kardeşlik ve adalet anlayışı olduğunun altını çizerek, Hz. Hüseyin'i yalnızca matemle değil, onun insan sevgisini, ahlakını ve hakka bağlılığını yaşatarak anmak gerektiğini ifade etti.

Kerbela şehitlerini rahmetle anan Ersoy, muharrem ayının insanlığa barış, kardeşlik ve gönül birliği getirmesini temenni etti.

"Kimseyi değiştirmeden, dönüştürmeden, her kesimi olduğu gibi kabul ediyoruz"

İstanbul Valisi Davut Gül, bu topraklarda farklılıkların zenginlik olarak görüldüğünü belirterek, "Çok kültürlü bir toplumuz. Kimseyi değiştirmeden, dönüştürmeden, her kesimi olduğu gibi kabul ediyoruz. Sadece milletimizi, devletimizi bir bilip, tartışmadan yaşıyoruz. İnşallah hep birlikte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daha da güçlendirerek, saflarımızı daha da sıkılaştırarak bu bütünlüğümüz sonsuza kadar devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy da katılımcıları selamlayarak, "Bu matemi en iyi ifade eden cümle, 'Her yer Aşura, her yer Kerbela'dır. Bu vesileyle bütün Kerbela şehitlerini hürmetle, rahmetle anıyorum." dedi.

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin ise Muharrem ayının ve Kerbela'nın yalnızca tarihte yaşanmış bir acı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bunun insanlığın vicdanına bırakılmış önemli bir emanet olduğunu söyledi.

Hz. Hüseyin'in 72 yol arkadaşıyla birlikte adalet, merhamet ve hak uğruna mücadele ettiğini aktaran Ersin, Kerbela'nın inanç dünyasında zulme karşı durmanın, haktan ve hakikatten ayrılmamanın simgesi olarak yer aldığını kaydetti.

Kaynak: AA / Aişe Hümeyra Akgün