SHP Lideri Karayalçın'dan Yargıya Destek, Hükümete Eleştiri

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun Bildiriye Destek Verdi. Yargının, Kendisini İlgilendiren Konularda Görüş Bildirmesinin "Siyasi ve İdeolojik" Olarak Gösterilmesine Sert Çıkan Karayalçın, Bu Konuda Açıklama Yapan Hükümet Yetkililerinin Tavırlarını da Eleştirdi.

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildiriye destek verdi. Yargının, kendisini ilgilendiren konularda görüş bildirmesinin "siyasi ve ideolojik" olarak gösterilmesine sert çıkan Karayalçın, bu konuda açıklama yapan Hükümet yetkililerinin tavırlarını da eleştirdi.

Murat Karayalçın, partisinin Anatolia Gösteri Merkezi'nde yapılan 3'ncü Olağan Kurultayı'nda konuştu ve gündemdeki konuları değerlendirdi. Gelinen süreçte siyaset alanının çözemediği sorunların yargıya taşınarak, çözümün yargıdan beklendiğini ifade eden Karayalçın, bu durumun, "yargı ve yürütme" arasında ciddi çatışmaların ortaya çıkmasına neden olduğunu bildirdi.

-YARGI YÜRÜTME GERGİNLİĞİ-

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 21 Mayıs'ta yayınladığı ve AKP Hükümeti'ne yönelik sert eleştirilerin bulunduğun bildiriyi hatırlatan Karayalçın, bu bildiriye daha sonra Danıştay'ın da destek verdiğini ifade etti. Karayalçın, Yargıtay bildirisinde, "yargı erkine yönelik sürekli ve sistemli saldırılar", "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın haksız yere eleştirilmesi ve toplumun tepkisine muhatap duruma getirilmesi" ve yargı bağımsızlığını daha da geriye götürecek düzenlemeler içeren "yargı reformu" taslağının Türkiye'den önce AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri'ne sunulmasının eleştirildiğine dikkat çekti.

-YARGIYA DESTEK, HÜKÜMETE ELEŞTİRİ-

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisi karşısında Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, "dam üstünde saksağan" şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Karayalçın, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in de söz konusu bildiriyi "siyasi" olarak nitelemesine tepki gösterdi. Devlet Bakanı Çiçek'in, söz konusu bildirinin Anayasa'nın 138'nci maddesine aykırı olduğu iddiasının da gerçekle ilgisinin bulunmadığını söyleyen Karayalçın, şunları söyledi:

"Bu, iddia edildiği gibi gerçekten bir siyasi bir bildiri midir? AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet "Fırat, bunun ideolojik olduğunu iddia ediyor. Acaba, bu bildiri sayın Fırat'ın dediği gibi ideolojik bir nitelik mi taşımaktadır? Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun yargı erkine "sürekli ve sistemli' saldırılar yapıldığına ilişkin gözlemini halkımızla paylaşması, Allah aşkına niye ideolojik olsun. Bunun neresi siyasi? Yargıtay Başkanlar Kurulu bu saptamasını dile getirmeyecek de, bunu kim söyleyecek. Velev ki, siyasi bile olsa sayın Cemil Çiçek, sayın Dengir Fırat, bizim için önemli olan bu iddiaların doğru olup olmadığıdır. Bunu yanıtlamanız gerekmiyor mu?"

-"ONLARA NEDEN SES ÇIKARMIYORSUN"-

Karayalçın, Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in, "Anayasa'nın Yargıtay Başkanlar Kurulu'na böyle bir açıklama yetkisi vermiyor" şeklindeki açıklamalarını da şu sözlerle eleştirdi:

"Cemil Çiçek diyor ki "Anayasa'da böyle bir madde yok, Anayasa'da böyle bir açıklamada bulunabilirsiniz diye bir görev ve yetki yok' diyor. Eski bir bakanım, eski bir Başbakan yardımcısıyım, eski bir milletvekiliyim. Ben bunu ilk kez duyuyorum. Acaba, Anayasamızda Yargıtay'a, Danıştay'a açıklamada bulunma görev ve yetkisi verilmediyse, hükümete böyle bir yetkinin verildiğini gösteren bir madde mi var sayın Çiçek? Türkiye'ye gelenler gidenler, Olli Rehn'ler, Lagendijk'lar, majesteleri ile birlikte gelen Miliband'lar, gelmeyenler, Washington'dakiler, Brüksel'dekiler, AKP için açılmış davaya ilişkin demeç verecekler, eleştiride bulunacaklar, ama yargı yargıyla ilgili bir değerlendirme yapınca bu Anayasa'nın 138'nci maddesinin ihlali olacak. Hadi canım sende. Onlara ses çıkarmayacaksınız. Yargıtay, yargıyla ilgili bir değerlendirme yapınca Anayasa'nın 138'nci maddesini ihlal ediyorsunuz diye ayaklanacaksınız."

-ALLAH ONLARI ISLAH ETSİN-

Karayalçın, konuşmasında isim vermeden CHP ve diğer sol partileri de eleştirdi. Geçmişte CHP ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti'de siyaset yapanlara SHP'ye katılmaları için bir çağrıda bulunduğunu hatırlatan Karayalçın, şöyle konuştu:

"Anlaşılan sevgili arkadaşlarımız yerlerinden memnunlar. Anlaşılan o değerli arkadaşlarımız, bulundukları durumdan yakınmıyorlar. Bir diyeceğim yok. Kendilerini eleştirmiyorum. Huzurlarınızda canları sağolsun diyorum. Yolları açık olsun diyorum. Ama hiç kimseye bu konuşmamın ardından özel bir çağrıda bulunmayacağımı da ifade etmek istiyorum. Aralarında kötü yola düşenler için, "Allah ıslah etsin' diyorum. Bizi sorgu sual edenler olursa onlara da Adanalıların ifadesiyle, SHP Allahı'na kadar gidecektir' diyorum."

-TOPLUMSAL KİMLİKLER ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAYIN-

Karayalçın, toplumsal kimlikler üzerinden siyaset yapılmasını eleştirdi. Siyasi partilere, "toplumsal kimlikler üzerinden siyaset yapmayın" çağrısında bulunan Karayalçın, "İnsanlarımızın inançlarını, etnik kökenlerini bir yana bırakın. Eğer biliyorsanız, eğer beceriyorsanız siyasetteki, toplumsal kimlikleri iki de bir önümüze getirerek değil, siyaseti Türkiye'nin önünde duran dev sorunların çözümüne ilişkin önerinizi ortaya koyarak yapın" dedi. Karayalçın, nasıl tanımlanırsa tanımlansın, Doğu ve Güneydoğu'da yaşananların Türkiye'nin sorunu olduğuna vurgu yaptı. SHP'nin, PKK ile Kürt sorununu bir birinden ayrı tuttuğuna işaret eden Karayalçın, "SHP, birliğimiz için, bütünlüğümüz için, kardeşliğimiz için son derecede önemsediğimiz sorunun çözümü için korkmadan yiğitçe, açık bir biçimde ortaya koymuş olduğu bu tavır, bir süre sonra başkaları tarafında da yarım yamalak da olsa seslendirilmeye başlamıştır. SHP'nin, PKK ile Kürt sorunu arasında duyarlılıkla çizmiş olduğu kalın çizgi, örmüş olduğu duvar bir süre sonra birileri tarafından da teyit edilmeye başlanmıştır" diye konuştu.

-ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL-

Karayalçın, SHP'nin geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. SHP'nin kimsenin telkinine ihtiyacı olmadığını söyleyen Karayalçın, SHP'nin geleceğine dair kimsenin merak içinde olmaması gerektiğini söyledi. Karayalçın şöyle konutu:

"Biz Anadolu aydınlanmasının öncülerini önder kabul etmiş kişileriz. Hacı Bektaş'ı, Celaleddin'i Rumi'yi, Yunus Emre'yi, Hacı Bayram'ı önder kabul etmiş insanlarız. Biz, sosyalist düşünceyi, sosyal demokrat düşünceyi kuramlaştıran Karl Marksı önder kabul etmiş insanlarız. Biz Kurtuluş Savaşı çizgisinden geliyoruz. Bizim önderimiz Atatürk'tür, Mustafa Kemal Atatürk'tür. Başka önderlere, başka düşüncelere ihtiyacımız yok." (ANKA)

(ÇAĞ/ZG)

Kaynak: ANKA