Murat Emir, Kanadoğlu soruşturmasında raporun 7'nci bölümünü örnek gösterdi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, İstanbul Barosu Başkan adayı Korkut Kanadoğlu'ya Baro Genel Kurulu konuşması nedeniyle açılan soruşturmaya tepki gösterdi. Emir, bu sözlerin AK Parti ve MHP dahil tüm partilerin imzaladığı raporun 7'nci bölümüyle paralel olduğunu belirtti.
(ANKARA) - YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, İstanbul Barosu Başkan adayı Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu'na, Baro Genel Kurulu'ndaki konuşması nedeniyle soruşturma açılmasına tepki göstererek, Kanadoğlu'nun ifadeleriyle Komisyon Raporu'nu tüm partilerin imzasıyla kabul edilen 7'nci Bölümü'nün paralellik gösterdiğini dikkati çekti. Emir, "Komisyon tutanaklarında açıkça görülebileceği gibi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uymayan veya şartları oluşmadan kasten tutukluluk kararı veren hakimler bakımından etkili mekanizmalar oluşturulması o toplantılarda defalarca konuşuldu, bütün partilerce söz verildi ve mutabakatla bu rapora yazıldı. Korkut Kanadoğlu'nun söylediğinin, herkesin imzasının bulunduğu bu rapordan ne farkı var" ifadesini kullandı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul Barosu Başkan adayı Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu'na İstanbul Barosu Genel Kurulu'ndaki konuşması nedeniyle soruşturma açılmasına tepki göstererek, şunları kaydetti:
"Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu'na, İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda 'Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçları ve keyfi tutuklama yapan hakimleri izliyoruz, not ediyoruz' dediği için jet hızıyla soruşturma açıldı. Oysa TBMM'de AK Parti ve MHP dahil bütün partilerin imzaladığı Komisyon Raporu'nun 7. Bölümü'nde tam olarak şu yazıyor:
'AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. Kararlara uyumun sağlanması çerçevesinde, idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir. Kanundaki tutuklama şartlarına bağlı kalınarak, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde tutuksuz yargılama esas alınmalıdır.'
Komisyon tutanaklarında açıkça görülebileceği gibi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uymayan veya şartları oluşmadan kasten tutukluluk kararı veren hakimler bakımından etkili mekanizmalar oluşturulması o toplantılarda defalarca konuşuldu, bütün partilerce söz verildi ve mutabakatla bu rapora yazıldı. Korkut Kanadoğlu'nun söylediğinin, herkesin imzasının bulunduğu bu rapordan ne farkı var? Türkiye'de bu alanda ağır bir eksiklik olduğu ve mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği herkesin malumu iken, Meclis'te kendi imzaladığınız ve söz verdiğiniz tespiti dile getiren bir hukukçuya soruşturma açarak kendi imzanızı inkar ediyorsunuz."










