Mühendis Tek-Sen Ankara'da miting düzenledi, meslek kanunu talebi yinelendi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Mühendis Tek-Sen Ankara'da miting düzenledi, meslek kanunu talebi yinelendi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Anıtpark'ta düzenlenen mitingde kamuda çalışan mühendis, mimar, şehir plancısı ve teknik personelin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi istendi. Mitingde ayrıca Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu'nun çıkarılması ve teknikerler ile teknisyenlere 3600 ek gösterge verilmesi talep edildi.

(ANKARA) - Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası Başkanı Tanju Kandaz, kamuda görev yapan mühendis, mimar ve şehir plancılarının görev, sorumluluk, kariyer ve mali haklarının bütüncül biçimde düzenlenmesi gerektiğini belirterek, "Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu daha fazla bekletilmemeli, mesleğin bütün unsurlarını kapsayan kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmelidir" dedi.

Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu öncülüğünde, konfederasyona bağlı sendikaların katılımıyla Ankara Anıtpark'ta bir miting düzenlendi. Mitingde, kamuda görev yapan mühendis, mimar, şehir plancısı ile teknik hizmetler sınıfı çalışanlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi talep edildi. Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası da mitinge katılarak, üyelerinin yaşadığı ekonomik ve mesleki sorunlara dikkati çekti.

Mitingde, teknik personelin ücretlerinde yaşanan kayıpların giderilmesi, mesleki statünün güçlendirilmesi, Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanununun hayata geçirilmesi, tekniker ve teknisyenlere 3600 Ek Gösterge verilmesi ve emeklilik döneminde gelir kaybını azaltacak düzenlemelerin yapılması talepleri dile getirildi.

Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası Başkanı Tanju Kandaz; kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının görev, yetki, sorumluluk, kariyer basamakları ve mali haklarını bütüncül biçimde düzenleyecek bir meslek kanununa ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

"KAPSAMLI BİR DÜZENLEME HAYATA GEÇİRİLMELİ"

Mühendislik ve mimarlığın ülkenin kalkınması, kamu yatırımları ve teknik altyapısında kritik sorumluluk üstlenen meslekler olduğunu belirten Kandaz, şöyle devam etti:

"Talebimiz yalnızca ücretlerin artırılmasından ibaret değil. Mühendislik ve mimarlık mesleklerinin kamudaki statüsünün, görev ve sorumluluklarının, kariyer yapısının ve buna karşılık gelen mali ve özlük haklarının açık biçimde tanımlanmasını istiyoruz. Bunların kişiden kuruma değişen uygulamalar yerine kanunla güvence altına alınması gerekiyor. TBMM'ye bu konuda sunulmuş ve komisyonda bulunan kanun teklifleri var. Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu daha fazla bekletilmemeli, mesleğin bütün unsurlarını kapsayan kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmelidir.

Biz ayrıcalık istemiyoruz. Üstlendiğimiz sorumluluğun, sahip olduğumuz mesleki birikimin ve yaptığımız işin karşılığını almak istiyoruz. Kamuda görev yapan mühendis ve mimarların emeğinin ve sorumluluğunun mali ve özlük haklarına da yansımasını bekliyoruz.

Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan tekniker ve teknisyenler için 3600 ek gösterge önemli bir özlük hakkı talebidir. Ek göstergeyi yalnızca çalışanların bugün aldığı aylık üzerinden değerlendirmiyoruz. Bu düzenlemenin emeklilik dönemindeki mali haklar üzerinde de doğrudan etkisi bulunuyor. Dolayısıyla konu, çalışma hayatı ile emekliliği birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşımla çözülmelidir. Teknik Hizmetler Sınıfının hiçbir mensubu yaptığı işin ve üstlendiği sorumluluğun karşılığından mahrum bırakılmamalıdır.

"KAMU ÇALIŞANI EMEKLİ OLDUĞUNDA HAYATINI İNSANCA SÜRDÜREBİLECEK BİR GELİRE SAHİP OLMALI"

Bir kamu çalışanı 25-30 yıl, hatta daha uzun süre devlete hizmet ettikten sonra emekli olduğunda hayatının geri kalanını insanca sürdürebilecek bir gelire sahip olmalıdır. Bugün mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının, teknikerlerin ve teknisyenlerin yalnızca mevcut ücretlerini değil, yarın emekli olduklarında karşılaşacakları şartları da konuşmak zorundayız. Emeklilik, çalışma hayatının sonunda birdenbire ortaya çıkan bir mesele değil, çalışma hayatının başından itibaren güvence altına alınması gereken temel bir sosyal haktır.

Yıllarca kamu hizmeti vermiş bir çalışanın emekliliğinin geçim kaygısıyla başlamasını kabul etmiyoruz. Çalışma dönemindeki emeğin ve sorumluluğun emeklilik haklarına da adil biçimde yansımasını istiyoruz."

"METEOROLOJİ, HAVACILIĞIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR"

Meteoroloji Genel Müdürlüğü personelinin havacılık tazminatına ilişkin taleplerine de değinen Kandaz, tazminat sisteminin personelin görev, sorumluluk ve havacılık emniyetine sağladığı katkı dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

"Meteoroloji, havacılığın ayrılmaz bir parçasıdır. Uçakların güvenli bir şekilde kalkması, uçması ve iniş yapabilmesi için meteorolojik hizmetlerin 7 gün 24 saat kesintisiz ve doğru şekilde verilmesi gerekiyor. MGM personeline havacılık tazminatı ödeniyor ama bu oran oldukça düşük bir orandır. Bizim talebimiz, yapılan ödemenin görev, sorumluluk ve havacılık emniyetine sağladığımız katkıyla daha adil şekilde ilişkilendirilmesidir. Biz aynı havacılık sisteminin içerisinde görev yapan personel arasında hakkaniyetli bir ücret ve tazminat sistemi istiyoruz. Meteoroloji personeli olarak biz havacılığın dışında değiliz. Biz de havacılık emniyetinin bir parçasıyız. Talebimiz ayrıcalık değil; emeğimizin, uzmanlığımızın ve sorumluluğumuzun karşılığını almaktır. Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu olarak da bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz."

Anıtpark'taki mitingin ardından Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası Yönetim Kurulu, temsilcileri ve üyeleri Anıtkabir'i ziyaret etti.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.