MHP'li Vural'dan Başbakan'a İsrail Tepkisi: Gök Gürültülü Konuşuyor Ama Yağdığına Şahit Olmadık
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Başbakan Erdoğan'ı İsrail Konusunu İç Politika Malzemesi Yapmakla Suçlayarak, "Başbakan'ın Gök Gürültülü Konuşmalarına Şahit Olduk Ama Yağdığına Şahit Olmadık" Diye Konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Başbakan Erdoğan'ı İsrail konusunu iç politika malzemesi yapmakla suçlayarak "Başbakan'ın gök gürültülü konuşmalarına şahit olduk ama yağdığına şahit olmadık" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Plan Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifiyle, Bağ-Kur emeklilerinin zam hevesinin kursaklarında bırakıldığını, teklifin AKP'nin emeklilerine nasıl "şaşı' baktığını ortaya koyduğunu söyleyen Vural, "Emekliler AKP döneminde üvey evlat muamelesi görmeye, horlanmaya devam etmektedir. Emeklilerin bütün hayalleri yıkılmıştır" dedi. Yine aynı teklifinde yeşil kartlılarla ilgili düzenleme de bulunduğunu ifade eden Vural, yeşil kartlıların il ve ilçe kurullarının insafına bırakıldığını kaydetti. Yeşil kartlıların iktidarca köle gibi kullanılmak istendiğini, seçim yaklaştıkça yeşil kartın siyasi rant için kullanıldığını söyleyen Vural, "İktidarın havuç-sopa yöntemiyle, milleti tehdit ederek sandığa götürme niyeti ortaya çıkmıştır" dedi.
Emniyet Genel Müdürlüğü'ne 20 bin, Milli Eğitime 25 bin kadro ihdas edilmesi konusunda da hükümeti eleştiren Oktay Vural, "Bütçe kanunu çıkarttığımızda devlet ne kadar polis, ne kadar öğretmen ihtiyacı olduğunu bilmiyor muydu? Şimdi polis kadrosu, öğretmen kadrosu ihdas ediyorlar. Bunlar da seçim yatırımı. Milleti yine bonbon şekeri ile istismar etmeye çalışıyorlar. Ama hiçbir şey nihai sonucu değiştirmeyecek" diye konuştu. Dün Çerkezköy'de bakkalların kendisine kapattıkları dükkanlarının anahtarını verdiğini kaydeden Vural, "Millet anahtarlarının Başbakan Erdoğan'a gönderilmesini, kapattıkları dükkanlarının hesabının sorulmasını istiyor" dedi.
-"BAŞBAKAN'IN KONUŞMALARI GÖK GÜRÜLTÜSÜ"-
Başbakan Erdoğan'ın İsrail ve Tevrat üzerinden millete mesaj vermesini eleştiren Vural şöyle konuştu:
"Başbakan'ın gök gürültülü konuşmalarına daha önce de şahit olduk. Gazze'de çocuklar öldürüldüğü zaman da atıp tuttu. Ama bir şey görmedik. Yahudi cesaret madalyalı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu madalyasını iadesine şehadet etmedik. Yine Gazze'ye saldırılardan önce Olmert'le konuştu, saldırılardan sonra yine gök gürültüsü dinledik sayın Başbakan'dan. Ama henüz yağmadı. bir şey yapmadı. Ondan sonra öğrendik ki tatbikat planlamış. Üç tane tatbikatın iptal edildiğini de şimdi öğrendik. Bir taraftan Gazze'ye saldırı konusunda İsrail'i kınıyorsun, "çocukları öldürüyorsun', "Sen öldürmeyi iyi bilirsin' "One Minute' diyorsun ama tatbikat planlıyorsun. Suriye sınırını açmak için İsrail'e vermek için kanun tasarısını acımasızca çıkartmak için uğraştın ama teslim etmedik. Büyükelçimiz küçük düşürüldü yine herhangi bir tepki yok. Maalesef Başbakan atıyor tutuyor ama İsrail'in OECD'ye üye olmasını veto etmiyor. Sayın Başbakan meydanlarda atıp tutuyorsun da Yahudi cesaret madalyası halen uhdende."
-"O CANLARI NİYE KORUMADIN?"-
Başbakan Erdoğan'ın İsrail konusunu iç politika malzemesi olarak kullandığını kaydeden Vural, "Bir devlet önce o canların gitmesini engeller, o insanların canını korurdu. O canları niye korumadın" diye sordu. Başbakan Erdoğan'ı Türkiye'yi "kartondan devlet" haline getirmekle de suçlayan Vural "Başbakan köksüz devlet değiliz diyor ama Türkiye dış politikada bütün hamlelerinde başarısızlığa uğradı. Caydırıcılığı olmayan sözü dinlenmeyen bir devlet haline dönüştürüldü. Bülent Arınç diyor ki; gemidekiler bilmiyordu, bilselerdi canlarını ortaya koymazlardı. Peki gemidekiler bilmiyor sen biliyor muydun, bilmiyor muydun, sana bu konuda düğününe çağırdığın adamlardan mesaj geldi mi gelmedi mi? Bunların açıklanması gerekir. Elbette İsrail'le devlet olarak her türlü ilişkimizin gözden geçirilmesini istiyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden başbakan bu devletin caydırıcılığını neden kullanmamıştır, bu konuda bilgi sahibi olmuş mudur olmamış mıdır, bütün bu soruların cevaplarının verilmesi gerekmektedir. Öldürmeyi iyi bilirsiniz diyor da o insanları niye koruyamadı; hesabını vermeli" diye konuştu.
-BARZANİ'YE TEPKİ-
Barzani'nin Türkiye ziyaretini de değerlendiren Vural, terörle mücadele konusunda "Başbakan'ın ortaya koyduğu zafiyetin bedelini' herkesin ödediğini söyledi. Barzani'nin ziyaretinde terörle mücadele konusunda hiçbir kararlılığın ortaya konulmadığını ifade eden Vural, "Kılı kıpırdamayan Barzani "Açılım politikası devam ettikçe daha da yaklaşacağımızı umut ediyorum' diyor. Adama sorarlar; senin topraklarında Türk milletini bölmek isteyenler haince saldırılarını planlarken sen elin kolun bağlı duruyorsun, bu nasıl dostluktur diye? Ama bunu soran bir tane yönetici olmadı. Beyefendi kalkmış açılım politikasına devam edilmeli diye tavsiyelerde bulunuyor. Sen önce kendi ülkendeki teröristlerin o ülke topraklarını kullanmasına izin verme. Terörle mücadele adı altında Barzani'nin Türkiye ye getirdiği bir şey yoktur, üstüne üstlük, beyefendi Türkiye'ye teşekkür ediyor. Türkiye'nin desteklediği ya da göz yumduğu hiçbir terörist tarafından Irak' ta kan dökülmemiş. Adam bir de bizi Irak'a terörist gönderen bir ülke konumuna düşüren açıklama yapıyor, kimsenin gıkı çıkmıyor. Bize hesap vermesi gerekenler bizi adeta suçlu duruma düşürüyor. Hem kel hem fodul" diye konuştu.
-"TEVRAT ÜZERİNDEN SİYASİ MESAJLARI İBRETLE İZLİYORUZ"-
Başbakan'ın PKK konusundaki söylemlerinin kime yaradığının görüldüğünü ifade eden Vural, Erdoğan'ı Türkiye'nin kaderini, "Washington'da çizilen Büyük Ortadoğu Projesi'ne göre şekillendirmeye çalışmakla suçladı. Vural Başbakan'ın Habur'daki görüntülere isyan eden şehit anne ve babalarını dava ettiğini kaydetti. Başbakan'dan Türkiye'nin milli meselelerinde de esip gürlemesini beklediklerini ancak Erdoğan'ın "sus pus' olduğunu savunan Vural, "Büyük Ortadoğu Projesi'nin eşbaşkanlığına soyunan Başbakan'ın miting meydanlarında İsrail'e atıp tutmasını ibretle izliyoruz. Siyasi mesajlarını Tevrat üzerinden vermesini ibretle izliyoruz. Herkesi uyarıyorum; bizim medeniyet anlayışımız, manevi değerlerimiz bu içine düştüğümüz duruma cevap verecek niteliktedir" dedi.(ANKA)
(EG/ÖMR)












