Lübnan'ın güneyindeki Hristiyanlar, Netanyahu'nun ilhak iddiasını yalanlayarak devlete bağlılık vurgusu yaptı
Lübnan'ın güneyindeki Hristiyan beldelerin temsilcileri, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun bazı Hristiyan köylerin İsrail'e katılmak istediği yönündeki iddialarını yalanlayarak Lübnan devletine ve ulusal kimliklerine bağlı olduklarını açıkladı.
ETHEM EMRE ÖZCAN/STEPHANİE RADY - Lübnan'ın güneyindeki Hristiyan beldelerin temsilcileri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "bazı Hristiyan köylerin İsrail'e katılmak istediği yönündeki" iddialarını reddederek, Lübnan devletine ve ulusal kimliklerine bağlı olduklarını belirtti.
Netanyahu, 5 Temmuz'da Fox New kanalındaki bir programda, Lübnan'ın güneyindeki bazı Hristiyan köylerin, Hizbullah'a karşı "İsrail tarafından ilhak edilmeyi istediğini" öne sürmesi tepkilere neden oldu.
Lübnan'ın güneyindeki sınır hattında bulunan Hristiyan beldelerin belediyeleri, muhtarları ve önde gelen isimleri ortak bir açıklama yayımlayarak, bazı medya organlarında yer alan, bu beldelerin temsilcilerinin İsrailli yetkililerle görüşerek köylerin İsrail'e ilhakını ve İsrail vatandaşlığı talep ettiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri de yaptığı açıklamada, sınır hattındaki beldelerin bu tutumunu destekleyerek, İsrail'in bu söylemlerini "fitne çıkarmayı amaçlayan yalan ve uydurma" olarak nitelendirdi.
Kıleya Belediye Başkanı Hanna Daher, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınır beldelerinin Netanyahu'nun açıklamalarını kınadığını ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bu iddiaların tamamen reddedildiğini söyledi.
Daher, "Sınır köyleri, tüm zorluklara rağmen ulusal kimliklerini ve topraklarını korumak için bulundukları yerleri terk etmedi. Burada Lübnan bayrağının yerine başka bir bayrağın dalgalanması asla mümkün değil." dedi.
Kendileri için tek güvencenin Lübnan ordusu olduğunu vurgulayan Daher, devletin bölgedeki varlığının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Barış içinde yaşamak istiyoruz"
Beldedeki Aziz Georgios Kilisesi Rahibi Antonios Eid Farah da Netanyahu'nun iddialarını reddetti.
Farah, "Netanyahu'nun açıklamaları hiçbir mantığa ve gerekçeye dayanmıyor. Biz bu ülkenin kimliğinin bir parçasıyız. Biz güneyliyiz. Fitneden ve bölünmeden uzak duruyoruz. Ülkenin tüm kesimleriyle barış içinde yaşamak istiyoruz." diye konuştu.
İsrail'in saldırıları nedeniyle bölgenin ağır ekonomik şartlardan geçtiğini belirten Farah, savaşın bir an önce sona ermesini ve silahın yalnızca devletin tekelinde olmasını istediklerini dile getirdi.
"Lübnanlı olarak yaşamaktan mutluyuz"
İbil es-Saki Rum Ortodoks Kilisesi Rahibi Gregoryos Sallum ise Lübnan'ın güneyindeki halkın ülkesine bağlı olduğunu belirterek, "Başka bir devletin çatısı altına girmeyi ya da herhangi bir dış otoriteye boyun eğmeyi kabul etmeyeceğiz." dedi.
Hristiyan köylerinin dışarıdan dayatılacak hiçbir kararı kabul etmeyeceğini vurgulayan Sallum, şunları kaydetti:
"Filistin'e sınır Hristiyan köyler olarak kimseden yardım istemiyoruz. Evlerimiz, topraklarımız ve kiliselerimiz burada. Lübnanlı olarak yaşamaktan mutluyuz. Kimseden yardım istemiyoruz, herhangi bir tarafa katılmayı da istemiyoruz."
"Lübnanlı Hristiyanlar geleceklerinin Lübnan'da olduğuna inanıyor"
Nevraç Derneği Başkanı Fuad Ebu Nadır da Netanyahu'nun açıklamalarını "İsrail'in Lübnan devletine ve ülkenin iç yapısına karşı yürüttüğü psikolojik savaşın bir parçası" olarak nitelendirdi.
Lübnanlı Hristiyanların topraklarına ve Lübnan kimliğine bağlı olduğunun altını çizen Ebu Nadır, "Lübnanlı Hristiyanlar geleceklerinin Lübnan'da olduğuna inanıyor." dedi.
Netanyahu'nun açıklamalarının "kötü niyet taşıdığını" söyleyen Ebu Nadır, İsrail Başbakanı'nın özellikle Hristiyan köylerini hedef almasının dikkat çekici olduğunu kaydetti.
İbil es-Saki beldesinden Yusuf Faris Ceradi de Netanyahu'nun bu tür açıklamalarla Lübnan halkını bölmeyi amaçladığını vurgulayarak, bölgede farklı dini grupların bir arada barış içinde yaşadığını kaydetti.










