KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, "Cumhurbaşkanlığı'nda 100 Gün" konulu basın toplantısında konuştu Açıklaması
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 2017'de İsviçre'nin Crans-Montana kentinde düzenlenen konferanstan bugüne Kıbrıs sorunu konusunda anlamlı denilebilecek bir görüşme süreci yaşanmadığını kaydederek, "Hep söylüyoruz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 2017'de İsviçre'nin Crans- Montana kentinde düzenlenen konferanstan bugüne Kıbrıs sorunu konusunda anlamlı denilebilecek bir görüşme süreci yaşanmadığını kaydederek, "Hep söylüyoruz. Bizim nihai hedefimiz Kıbrıs sorununun çözülmesidir." dedi.
Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre Cumhurbaşkanı Erhürman, "Cumhurbaşkanlığı'nda 100 Gün" konulu basın toplantısında, Cumhurbaşkanlığı görevindeki ilk 100 gününde kurulan çalışma birimlerine, yürütülen diplomatik temaslar ile etkinliklere ilişkin konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon'da düzenlenen toplantı, 100 günü özetleyen video gösterimi ile başladı.
İlk olarak Kıbrıs sorununa değinen Erhürman, Cenevre'de üzerinde uzlaşılan Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) konusunun, Cenevre'de ya da New York'ta beş artı bir düzeyinde ele alınmasının anlamlı olmayacağını, bu konular için buraların fazla üst düzey olduğunu kaydetti.
Erhürman, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren aslında vurguladığımız bir noktaydı. Beş artı bir hiçbir şekilde kaçacağımız bir toplantı formatı değil. Hangi toplantı söz konusu olursa katılırız. Ama bize göre doğru olan en azından masaya konulmuş GYÖ'ler konusunda belli sonuçlara Lefkoşa'da ulaştıktan sonra beş artı bire gitmek. Dolayısıyla beş artı birin sonucunda da birtakım olumlu gelişmelerin açıklanmasına fırsat vermektir. Bu pozisyonumuzu koruduk." diye konuştu.
Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde 3 ayda 3 ayrı toplantı yapıldığını ifade eden Erhürman, bu toplantıların ilkinde 4 maddelik metodolojiyi ve 10 maddelik GYÖ paketini masaya yatırdıklarını dile getirdi.
Bu kapsamda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis ile Kayıp Şahıslar Komitesi'ni ziyaret ettiklerini anımsatan Erhürman, hellimin tescili konusunda bir sözleşme imzalanması, Metehan Sınır Kapısı'ndaki kabin sayısının 7'ye çıkarılması, Bostancı ve Derinya kapılarında da seyrüsefer çıkarılması konularını da masaya götürdüklerini anlattı.
Erhürman, bu konularda ocak sonuna kadar sonuç alınacağı taahhüdünü aldıklarını aktararak Metehan kentindeki kabin sayısının 7'ye çıkarıldığını, buradaki yol genişletme çalışmasının devam ettiğini, Bostancı ve Derinya kapılarında seyrüsefer çıkarılmaya henüz başlanmadığını ve hellimle ilgili imzalanması gereken sözleşmenin de henüz imzalanmadığını belirtti.
31 Ocak itibarıyla tamamlanacağı öngörülen bazı noktaların halen halledilmemiş olmasını "olumsuz gelişme" olarak nitelendiren Erhürman, 14 yaş altı (U14) çocukların dostluk maçları yapabilmesi için adım atılması konusunun da önerileri arasında olduğunu söyledi.
Erhürman, "Bu öneriyle ilgili nedense çok tartışma çıktı. Neydi derdimiz? Derdimiz, iki topluma, iki halka mensup çocukların bir spor müsabakasında, dostluk maçında ya da dostluk turnuvasında bir araya gelmesiydi. Bizim bununla herhangi bir siyasi amaç gütmediğimiz de aslında son derece açık. Ama maalesef bu konudaki önerimiz de kabul görmedi." ifadelerini kullandı.
"Nihai hedefimiz Kıbrıs sorununun çözülmesidir"
Erhürman, 2017'de İsviçre'nin Crans- Montana kentinde düzenlenen konferanstan bu yana Kıbrıs sorunu konusunda anlamlı denilebilecek bir görüşme süreci yaşanmadığına dikkati çekerek "Hep söylüyoruz. Bizim nihai hedefimiz Kıbrıs sorununun çözülmesidir." dedi.
Çözüme uygun bir atmosfer yaratmaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Erhürman, bunun gerçekleşmesi ile beş artı bir formatındaki toplantıdan "olumlu bir havayla" kalkılabileceğini anlattı.
Erhürman, gerek 4 maddelik metodoloji, gerek 10 maddelik GYÖ paketi, gerekse yeni kapıların açılması önerilerinde temel amaçlarının "sonuç almak" olduğunu vurgulayarak, 4 konu dışında şu ana kadar herhangi bir konuda ilerleme sağlanmadığını da aktardı.
Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların kurulabilecek yapıya başkanlık etmesinin güvencesi
Siyasi eşitlik, dönüşümlü başkanlık konularının güvence altına alınmasının önemine dikkati çeken Erhürman, "Herhangi bir yapı kurulacaksa ve orada siyasi eşitlik olacaksa o yapının iki bileşeni olan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların belli dönemlerle o yapıya başkanlık edebileceğinin güvence altına alınması lazım." diye konuştu.
Erhürman, "Sayın (BM Genel Sekreteri Antonio) Guterres'in de dediği gibi, bu defa farklı olmalıdır. Peki bu defa farklı olacaksa ne olacak fark? Biz de kendi önerilerimizi geliştirdik ve dedik ki bu defa farklı olacaksa en azından metodolojinin baştan belli olması lazım. Kurallar nedir koyalım, usuller nedir koyalım. Ondan sonra esasa geçelim ve içeriği konuşalım. Şimdi geldiğimiz nokta bu." diyerek Kıbrıs Türk tarafının hep masada olacağını belirtti.
"Üç garantör ülkenin de 'evet' diyeceği bir çözüm üretmek durumundasınız"
Crans Montana'daki görüşmelerden bu yana durgunluk dönemi yaşandığını anımsatan Erhürman, yeni dönemde önerdiği hiçbir şeyin "Kıbrıs Türk tarafının 'al'ı, Kıbrıs Rum tarafının 'ver'i olmadığını", bunların güven yaratıcı önlem olarak uygulanması gereken şeyler olduğunu vurguladı.
Erhürman, son toplantıda GKRY Lideri Hristodulidis'in yeni geçiş noktalarını da kapsayan 5 maddelik öneri getirdiğini, bunların da GYÖ'lerle ilişkin olduğunu belirtti.
Hristodulidis'in önerileri arasında New York'tan beri masadaki haritada bulunmayan Erenköy'ün de bulunduğunu aktaran Erhürman, uzlaşma açısından güçlük yaratan bir şeyin ortaya çıktığını ifade etti.
Erhürman, Erenköy konusunun 3. üçlü görüşmede masaya getirilmesine ilişkin "Dolayısıyla bu anlamda arzu ettiğimiz noktada değiliz. Ama şunu da gerçekten gönül rahatlığıyla söylüyorum. Daha üç ay oldu. Bu üç ay içerisinde elbette birtakım anlaşmazlık noktaları öne çıkacaktır. Bu işler yavaş yavaş çözülür. Ben de bu süreçlerin içerisinde çok yer almış biri olarak bunu çok yakından bilirim." ifadelerini kullandı.
GKRY'nin, Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını yürüttüğü ve mayısta genel seçimlerin yapılacağı bir dönemde olunduğunu kaydeden Erhürman, bu dönemde çözümlere ulaşmanın daha fazla zaman alabileceğini söyledi.
Türkiye ile ilişkilere de değinen Erhürman, Kıbrıs sorunuyla ilgili sürecin Türk yetkililerle istişare içinde yürütüldüğünü belirterek, "Bunun böyle olacağını zaten seçimden önce de söylemiştik." dedi.
Erhürman, "Şu gerçeklik ortadadır. Herkes de bunu bilir. Bu ülkede eğer çözümü gerçekten istiyorsanız o zaman şunu bilirsiniz. Bu çözümde evet iki lider var, üç de garantör ülke var. Dolayısıyla üç garantör ülkenin de 'evet' diyeceği bir çözüm üretmek durumundasınız." ifadelerini kullandı.
Diplomatik temaslar
Kendisinin ve KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana'nın dış temaslarına da değinen Erhürman, ABD, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin büyükelçileriyle bir araya geldikleri bilgisini paylaştı.
Bu görüşmelerde Kıbrıs sorunu, GYÖ ve karma evliliklerden doğan çocukların yurttaşlık hakkı gibi konuları görüştüklerini söyleyen Erhürman, karma evliliklerden doğan çocukların yurttaşlık hakkı konusunu bir insan hakkı ihlali olarak değerlendirdiğini vurguladı.
GYÖ'lerin her iki tarafı da mutlu etmesi gerektiğinin altını çizen Erhürman, Lefkoşa'nın yeni bir araçlı geçiş noktasına ihtiyaç duyduğuna işaret etti.
İkinci üçlü görüşmenin üç saat sürdüğünü ve bunun 45 dakikasında Haspolat Arıtma Tesisi meselesinin tartışıldığını aktaran Erhürman, bu nedenle kendisinin ve Müsteşarı'nın da Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı'yı araması gerektiğini, bunun da Rum basınına "(Dışişleri Bakanı) Hakan Fidan'ı aradığı" şeklinde yansıdığını söyledi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs'taki BM Barış Gücü'nün faaliyetlerine ilişkin raporundan bahseden Erhürman, Guterres'in, burada KKTC tanınmış olacak endişesiyle bazı işbirliği alanlarının önünün tıkandığını ancak bu endişenin yersiz olduğu ve işbirliği alanlarının önünün tıkanmaması gerektiğini ifade ettiğini aktardı.
Erhürman, BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) "Kıbrıslı iki toplum arasındaki sosyoekonomik farkın daha da derinleştiğine" ilişkin tespitine atıfta bulunarak bu tespite göre, söz konusu durumun Ada'da daha fazla uzaklaşmaya yol açma ve çözüme ulaşma ihtimallerini olumsuz etkileme riski taşıdığını aktardı.
Guterres'in, bu durumun ele alınabilmesi için güçlü bir çağrıda bulunduğunu belirten Erhürman, şunları kaydetti:
"Yani bizim sosyoekonomik düzeyimizin daha yukarıya taşınması ve aradaki uzaklaşmanın kapatılması noktasında bizimle temas kurulması çağrısını da yapıyor Sayın Guterres. Bunları da akılda tutmak lazım bu güvenli yaratıcı önlemler meselesi konuşulurken diye düşünüyorum."???????
Cumhurbaşkanlığında "sorunlara çözüm üretebilen bir mekanizma" devrede
Erhürman, Cumhurbaşkanlığının yalnızca Kıbrıs sorunu ile ilgili bir makam olmadığını, "18 çalışma biriminin faal olduğunu" aktardı.
Kamu Yönetimini İzleme ve Yurttaş Şikayetlerini Değerlendirme Biriminin çalışmalarına değinen Erhürman, 100 gün içinde 119 talep veya şikayet geldiğini, 58'inin yapılan girişimlerle sonuçlandığını, 18'inin hukuken yerine getirilemeyecek talepler olduğu için olumsuz sonuçlandığını, 43'ünün ise hala inceleme aşamasında olduğunu anlattı.
Erhürman, bu şekilde Cumhurbaşkanlığında sorunlara çözüm üretebilen bir mekanizmanın devreye girdiğini belirterek, bu çalışma birimlerinin Avrupa ile ilişkiler, mülkiyet, kamu diplomasisi gibi uzun süredir yapılmayan işlerle ilgilenmeyi veya Cumhurbaşkanlığında 5 yıllık görev süresini istikrarlı kullanmayı amaçladığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanlığının 100 günde ayrıca, Doğu Akdeniz Üniversitesi Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) atamasının hukuka uygun yapılması konusunda gerekli girişimde bulunduğunu, uluslararası bir protokolü Anayasa Mahkemesine görüş alınması için gönderdiğini ve Meclisten gelen bir yasayı Meclise geri iade ettiğini de söyledi.
Kıbrıs Türk halkının "yeniden doğuş dönemi"
Erhürman, 5 yıllık görev süresini Kıbrıs Türk halkı açısından bir "yeniden doğuş dönemi" olarak kullanma ve bunu yerine getirme niyetinde olduklarının altını çizerek, bütün çabalarının bu yönde olacağını vurguladı.
Kıbrıs sorunuyla ilgili anlamlı, ciddi, sonuç odaklı çalışmanın aralıksız biçimde sürdürüleceğini, Kıbrıs Türk halkının dünyadaki bilinirliği meselesiyle ilgili ek çaba ortaya konacağını, Kıbrıs Türk halkının kurumsal yapısının, kültürünün, sanatının, kimliğinin gurur konusu olması noktasında yoğun bir çalışma yapılacağını aktaran Erhürman, "Bu memlekette bir şey olmaz. Bizden bir şey olmaz. Biz bunu yapamayız." ifadelerinin lügatlerinde olmadığını dile getirdi.
Erhürman, ülkede gerekli potansiyelin bulunduğunu ifade ederek, şeffaflık amacıyla her 100 günde bir basın toplantısı düzenleyeceğini belirtti.
Bu kapsamda, kamuoyuyla karşılıklı alışverişi korumak ve sürdürmek istediklerini söyleyen Erhürman, Cumhurbaşkanlığı sitesinin İngilizcesinin devreye girdiğini, kısa bir süre içinde Yunancasının da olacağını kaydetti.
Konuşmasının ardından Erhürman, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


















